9 Kasım 2019 Cumartesi | By: Squaw

Ne varsa eskilerde var. ~ Squ'nun Klasik Film Dünyası ~


Ne zamandır bloğuma taşımayı istediğim bir içerikti aslında. Daha çok yabancı filmlerden gideceğim çünkü bu konuda dürüst olmak istiyorum. Ben yabancı filmleri daha çok seviyorum. Elbette eski Türk filmlerinden Hababam Sınıfı gibi bir efsaneyi es geçemem ama bu kalitede olanı nadirdir benim için. Neyse, listeye gelirsek iki part yapmaya karar verdiğim. İlk partım 80’lere kadar olup da izlediklerimden aklımda kalmış olan filmlerim. Arada unuttuklarım vardır kesin, ben direkt aklıma gelenleri ekliyorum. Her zamanki gibi benim için yine keyifli bir yolculuk oldu. Umarım sizler de okurken en az benim kadar keyif alırsınız. ;)


~ Sissi (1955 – 1957)  ~



Kostümlerinden oyuncularına kadar her şeyiyle aklımda fazlasıyla yer edinen nadir filmlerinden biri. Birkaç film yapımından oluşan bir seri aslında. Zamanında TRT’de izlemiştim, o dönemki dublaj kalitesini hesaba katarsanız şahane bir dublaj ekibi vardı, filmi bulursanız eğer Türkçe dublaj izlemenizi tavsiye ederim. Sanırım bu tip klasikler arasında benim asım olarak kalacak bir yapım.


Aktiris vefat etmiş, mekanı cennet olsun. Güzelliğinde kaybolduğum bir kadındır kendisi, biblo gibi resmen. Hatta bence yer yüzüne inmiş bir melek ve aktörümüzle kimyası da şahanedir filmde. 


Arşivlenmeyi hak edenlerden biri, hatta tekrar tekrar izlenmeyi. Remake yapılsa keşke.



~ Gone with the Wind (1939)  (Rüzgar Gibi Geçti) ~




Sanırım adını altın harflerle yazdıran ve neredeyse herkesin filmi izlemese bile adını bir kez olsun duyduğu bir yapım. Scarlet de şahane bir kadın ve filmdeki o kostümlerle güzelliğini kat be kat attıran bir tanrıça. Elbette Rutt’u da yabana atamayacağım ama benim için filmde en çok parlayan şey Scarlet idi. Bunun da dublajı şahanedir. <3 o:p="">


Elbette kostümleri de. ♥



~ Phantom of the Opera (1943) (Operadaki Hayalet) ~




En çok film uyarlaması olan yapımlardan biridir aslında. Sahnede sergilenenlerde de. Ben müzikallerini hiç izlemedim tabii ama 1943 yapımı filmini izlemiştim ve çok beğendim. Konuyu az çok herkes biliyordur eminim ama izlemediyseniz filmlerinden birini mutlaka izleyin derim. Gerçi karşılaştırma yapamıyorum çünkü ben sadece 1943 yapımı olanı izlemiştim ve tadı damağımda kalmıştı.


Kim bilir belki bir gün müzikalini de izlemek nasip olur. :3 


~ The Wonderful Wizard of Oz (1939) (Oz Büyücüsü) ~


Oz Büyücüsü’nü de çoğumuz duymuştur eminim. Çizgi filmleri de vardır belki, hatta ben masal kitabını da okumuştum ama filminin yeri ayrıdır. Çok keyif almıştım. İzlemediyseniz kesinlikle izleyin derim. Oyuncular şahane, dönemine göre filmin atmosferi de şahane. ♥ Unutmadan birkaç tane anime uyarlaması da mevcut.



Oyuncular arasındaki bağ çok tatlıydı ve eminimki hepsinin arasındaki kimyadan kaynaklı bir şeydi bu. *.* 


~ Seven Samurai/ Shichinin no samurai (1954) (Yedi Samuray) ~ 





Western modunda The Magnificent Seven isimli bir yapımı da var ve Samurai 7 adında bir anime serisi. Lakin anime serisine sci – fi özelliği sokuşturulduğu için bu tadı alamıyorsunuz. Kısacası adam akıllı bir anime uyarlaması gelmeli. Neyse, filmi diyorduk. En sevdiğim klasiklerden biri. Oyunculuklar şahane, oyuncuların sesleri muhteşem, dönemine göre ise soluksuz izlenenlerden. Benim için çok güzel bir tecrübeydi, keşke daha fazlası olsa.




Bu güzelliğe de bir remake gelmeli. *.* 



~  The Good, The Bad, And The Ugly (1966) (İyi, Kötü ve Çirkin) ~





İşte izlemeyenlerimizin bile adını hiç eksiksiz bildiğine inandığım filmlerden biri daha. Western adı altında sunulanlardan biri haliyle. Bu türleri seviyorsanız ve hala izlemediyseniz kesinlikle izleyin derim, sevmiyorsanız da izlerim. Zira böyle güzel bir yolculuğu es geçmeyin, benden söylemesi. ;) Üç isim de şahanedir. <3 p="">


~ Rebel Without a Cause (1955) (Asi Gençlik) ~ 




Film izlemesek bile orda bir yerlede James Dean’i bilenlerimizin olduğuna eminim. Belki de kendisi filmden daha fazla öne çıkmıştır. James Dean hoşluğunu yabana atmayacağım hiç, hatta şu filmdeki kırmızı montuyla hafızamıza kaşınan Dean güzelliğini aklımdan çıkaramam asla. ♥




~ Some Like it Hot (1959) (Bazıları Sıcak Sever) ~ 



Marilyn Monroe ciddi anlamda bir efsane. Filmleri de öyle. Kendisinin kadınsılığını ayrı severim, oyunculuğunu ayrı. Belki de Monroe güzelliğini bana tanıtan filmdir Some Like it Hot. Hatta Türk uyarlaması da mevcut bu filmin ama pek başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. :/ 



~ The Seven Year Itch (1955) (Yaz Bekarı) ~ 





The Seven Year Itch’in de Türk yapımı mevcut. Şener Şen’in başrollerinde olduğu bir film ve diğer Monroe film uyarlaması aksine baya başarılıydı. Şu meşhur Monroe pozunun doğduğu filmdir Yaz Bekarı. En iyi klasiklerden biri benim için. Kesinlikle ama kesinlikle izleyin derim. 



~ Awaara (1951) ( Avare) ~ 




Bolywood’un ilk örnekleriden diyebiliriz. Hatta meşhur şarkıyısla dillerimize de dolanmıştı. Çok detaylı hatırlamıyorum ama hala aklımda yer edinmiş kareler mevcut. Aslında hazır Bolywood ataktayken bir remake gelse fena mı olur? 



~ The Unforgiven (1960) (Affedilmeyen)  ~ 




Clint Eastwood'un Unforgiven isimli filmle ad yönünden çok karıştırılan bir film ama konuları tamamen farklı. Audrey Hepburn'un başrolünü üstlenmiş olduğu 1960 yapımı bir film. Irkçılığın yaygın olduğu bir dönemde haliyle. Kızılderili bir aileden evlat edinilmiş olan Rachel'in, ailenin sırrının ortaya çıkmasıyla yaşadığı zorluğu işliyor aslında. Tabi olayın ortaya çıkmasından sonra olay kızılderili ve kızılderili olmayanların çatışmasına dönüşüyor çünkü kızılderililer kendilerinden olan kızı geri almak istiyorlar. Aile içinde erkek kardeşlerin öğrenmesiyle bile çatışmalara sebebiyet veren gerçeğe de değiniyordu. 




Audrey Hepburn ise yine çok güzeldi. Her ne kadar onu ''salon kadını'' havası dediğimiz modern rollerde görmeyi sevsem de bir kasaba kızı olarak da güzelliğinden ödün vermemiş doğrusu.


 Audrey Hepburn rol arkadaşı Burt Lancaster ile de çok yakışmış, çok hoş bir kimyaya sahiplerdi. Filmi romantik olarak değerlendirmek istemiyorum ama ikili bu filme yakışmış. ;)



~ The Magnificent Seven (1960) (Yedi Silahşörler) ~ 



Yukarıda bahsettiğim Yedi Samuray filminin ABD uyarlaması. Hatta yılında Denzel Washington, Chris Pratt ve Ethan Hawke'ın başrollerinde olduğu bir uyarlaması var. Onu izlemedim aslında am Yedi Samuray tadında filmler seviyorsanız bu yapımı da tavsiye ederim. Yedi Samuray’ın yerini hiçbiri tutamaz ama ben kovboyları da sevmiştim. 



2016 yapımı olan uyarlamadan da bir esinti bırakalım şuraya. ;) 



~ Planet of the Apes (1968) (Maymunlar Cehennemi) ~ 




Yeni yapımlarının da izledim ama ben bu ilk yapımı heyecanla izlemiştim. Belki de klasik film sevgimdendir. :) Benim için unutulamayacak filmlerden biri. Klasik film izlemeyi seviyorsanız listenizde bulunsun derim. ;)



~ King Kong (1933) ~ 




Bunun da birkaç uyarlaması mevcut ama benim aklımda en çok bu tarihlisi kaldı. Belki de ilk izlediğim olmasının etkisi büyük. :)



~ Hababam Sınıfı (1975) ~ 



Bu muhteşem kadroyu nasıl es geçebiliriz ki? Türk filmlerinden birkaç yapım daha var aslında ama ben sadece buna yer vermek istedim. İzlemekten asla çıkılmayacaklarımdan biri. Tarık Akan'ın etkisi yok canım. :3 


Çok değerli oyuncuları bünyesinde barındıyor. O yönüyle bile çok değerli. 


Evet, bir yolculuğumu daha tamamladım. Her zamanki gibi yine çok keyifliydi. Eklemeyi unuttuğum filmlerim oldu kesin. Neyse, aklıma geldikçe not alıp bir dahaki part için de onlara yer ayırmayı düşündüm. Umarım güzel bir yolculuk olmuştur ve umarım benimle birlikte bu yolculuğu tamamlayanlar olmuştur.