Sadece bir mekanda geçen bir filmden
bu kadar çok zevk alacağım aklıma bile gelmezdi.Tek mekan balıkçı
teknesi olacak olan bir araçla bu kadar muhteşem bir film
yapılabilirdi.Filmde o kadar az diyalog var ki insan böyle diyalogsuz bir
filmde derin düşüncelere dalmıyor değil,izleyeni düşünceye iten ama
düşündürüken de sonu konusunda oldukça da merak ettiren bu film için
mistik havasını solumak gerekli diye düşünüyorum.Bu mistik havaya eşlik
eden o muhteşem müzikse film bittikten sonra bile kulağınızda muhteşem
esintiler bırakabiliyor.
Film boyunca oyunculara ev sahipliği yapacak olan tekne ile okyanusun ortasında kalacağımız 88 dakikada olayların ilginç gidişatına tanıklık edeceğiz.Teknede yaşayan yaşlı bir adam,küçükken bulmuş olduğu genç bir kız ve kıza aşık olacak olan geç bir erkek.Sadece bu üç youncuyu sıkça izleyeceğimiz harika diye nitelendirebileceğim bu filmde olaylar şu şekilde ilerleyecektir; Yıllardır beri geçimini bu tekne ile sağlayan yaşlı adam küçükken bulduğu bu kızı kendisinin eşi yapmak için yetiştirmiştir,gerekli olan sadece kızın 17'sini doldurmasıdır bu nedenle de kızın 17. yaşına girecek olduğu günü sabırsızlıkla beklemektedir.Yaşlı adam bu süre zarfında kızın ailesini bulmak için hiçbir çaba göstermemiş askine kızın yanından ayrılmaması için elinden geleni yapmıştır.
Genç kız,dış dünyadan bihaber şekilde büyümüş,yaşlı adam dışındaki insanları bile tanımamış olabildiğine saf birisidir.Kızın dünyası sadece bu okyanus,okyanusun içindeki evi olarak gördüğü bu eski dökük tekne ve hayatındaki bildiği tek insan da beraber yaşadığı bu ihtiyardır. O kadar saf birisidir ki tekneye balık tutmak için gelen erkeklerin tacizine uğradığını bile kolay kolay çözümleyemiyordur.Bu duruma sadece yaşlı adam müdahale ediyor ve kızı bu tacizcilerden koruyordur.Koruma yönteminde kullandığı silahı da ''OK''lardır.
Balık tutmaya gelen bir genç kıza,diğer erkekler gibi değil de duygusal anlamda yaklaşmaktadır.Yaşlı adam,bu iki gencin aralarındaki etkileşimi farkeder fakat bu sefer ''OK''ları işe yaramayacaktır çünkü kız da bu çoçuğa karşı güçlü duygular beslemeye başlamıştır.
Balık tutmaya gelen bir genç kıza,diğer erkekler gibi değil de duygusal anlamda yaklaşmaktadır.Yaşlı adam,bu iki gencin aralarındaki etkileşimi farkeder fakat bu sefer ''OK''ları işe yaramayacaktır çünkü kız da bu çoçuğa karşı güçlü duygular beslemeye başlamıştır.
Balık tutmaya gelen bir genç kıza,diğer erkekler gibi değil de duygusal anlamda yaklaşmaktadır.Yaşlı adam,bu iki gencin aralarındaki etkileşimi farkeder fakat bu sefer ''OK''ları işe yaramayacaktır çünkü kız da bu çoçuğa karşı güçlü duygular beslemeye başlamıştır.
Kim-ki duk yine yapmış yapacağını ve karşımıza,kendi hünerlerinden hiçbir şey eksiltmemiş harika bir film çıkarmış.Eksiltmekten ziyade kendisine yakışır bir filmle daha gönlümü kazandı ve kendine olan hayranlığımı arttırdı.İlk olarak babam izlerken müziğine kulak verdiğim sonra da babamın konusundan bahsettiğinde ilgimi çeken bu yapımı bir gün tesadüf eseri tv.de karşılaştığım bir dönemde izledim,izlediğimde de içimde garip duyguları tekrar yüzeye çıkaran bir film oldu.Tamamen sonu noktaladığımda insan için fedakarlık nedir ya da bağlılık nedir dahası da bir insan için dürüst olmak nedir diye düşünmeden edemedim....
Düşünmek, anlamak, öğrenmek ama daha da önemlisi vazgeçebilmenin ne demek olduğunu öğreten güzel bir yapım.




0 yorum:
Yorum Gönder