27 Mart 2010 Cumartesi | By: Squaw

Kumar Oynarım Zaman Zaman




Derya,Seda ve Emrah İçin (Umarım en çok Emrah'ın kulağı çınlar :P);
''Arkadaş dediğin nedir ki????'' deyip geçilmemeli asla,öyle bir zaman gelirki aileden daha çok ihtiyaç duyarız,bazısı gelir yanımızda herkesten daha çok destek olur bize.İşte benim hayatımda da böyle insanlar var,''Böyle insanlar'' demek ne kadar da basit gösteriyor olayı aslında değil mi...?

Düşünüldüğünün aksine aslında hiç de basit değil,bugünlere gelirken birçok şeyi atlamış olmak ya da küçük bir an gibi gözükse de beraberken paylaştığın birçok şeyi,üzerinden zaman geçtikçe anımsayarak yüzünde tebessüm oluşturabilmek...

Her şeyden önce ailemden biri belki de ama Deryoş'um vardır benim buna örnek verebileceğim ya da 10 yılı aşkın süredir,birbirimizi kırdığımız bir ana asla tanıklık etmediğim Sedoşum vardır ya da her an en ufak ihtiyacımda tepesine bindiğim Lol'um (Emrah'ımız) vardır.Aslında birçok arkadaşım vardır bahsedebileceğim ama nedense ilk olarak hep en çok zamanımı verdiğim, anılarıma en çok tanıklık eden üç vazgeçilmezimi söylemek geldi içimden.

Şu geçen yaşamım boyunca,bana asla kırılmayan Deryoş'umdan hiçbir şey için vazgeçemem asla,zaman zaman ufak tartışmalarımızın olduğu ama bu tartışmalarımızı yaşadığımız her anın aslında aramızdaki bağı kuvvetlendirdiğine inandığımdan mıdır bilmiyorum ama onunla olan tartışmalarım bile hep bana güzel gelmiştir. Kardeşten öte daha da önemlisi bir ''Abla''dan öte ''En iyi dostum''dur diyebileceğim tanıklarımdan birisidir Deryoş'um.İçine kapanıklığının verdiği sakinlikle beni asla kırmayan,her isteğimi elinden geldiği şekilde bana gerisin geri sunan bir abla örneğidir kendisi.Dertlerimi hiç yaşamamış olsa da en derinden anlayabilen, gülüşüyle daha doğrusu kahkasıyla beni neşelendirmeyi başarabilmiş nadir kişilerden birisidir.

Kahkaha dedim de Sedoş bu noktada devreye giriyor işte.
Lise hayatım boyunca,hatta beraber kalem arkadaşlığına adım atacağımız dönemde,birbirimizin yanından, sadece selam verişle geçerken,birbirimizin hayatına bu kadar derine işleyebileceğimizi asla bilemezdik,tahmin bile edemezdik aslında...


''Merhaba!'' diyen bir kelimeyle başlayıp,''İyi akşamlar!'' dediğimiz bir ayrılışla noktalanan günlerimizle dolu okul hayatımızın,bir anında bir şeylerin bizi dürtmesiyle,birbirimizi çok özel kılacak olan o güzel bağı birbirimize sunmuştuk ve o sunuşun üzerinden yıllar geçtikçe biz bunun üzerine daha birçok şeyi ikram etmiştik birbirimize.Geçen onca yıl içerisinde bir kez bile darılmadığımızı düşününce,ya ben çok iyiyim (:P) ya da Sedoş çok sakin (:P) diye düşünmedim değil.Peki cevabı bulabildim mi; hayır, bulmak gibi bir çabam da olmadı açıkçası.Bizim dostluğumuz irdelenmeye gerek duyulmadan var olan bir bağla oluşmuştu çünkü ve öyle de devam etmekte....

''Ya ben,ya ben???'' diye seslenen birisinin sesini duyar gibi oldum bir an için (:P) Biliyorum,biliyorum her zamanki sabırsızlığı üzerinde olan ve bizim,üçümüzün arasını bozma hevesini güden,bu hevesi de her zaman bünyesinde barındıran Lol'dan başkası olamaz bu,tahminim (daha doğrusu bilgim) doğrultusunda,onun için yazacak bir şey bulamıyorum sanırım,nedense Lol sana gelince konu,tıkandım :D


Öhöm öhöm...
Neyse hadi yazayım birazcık,sen öksüz kalma aramızda :P (sataşmazsam çatlarım zaten xD)

Lol,benim için ilk zamanlarda çevremdeki diğer arkadaşlarım gibi gördüğüm,Sedoş'umun kuzeninden öte bir kimse değildi aslında çünkü lise döneminden beri sadece Sedoş'un bahsiyle tanıdığım ve 4 yıl öncesine kadar kendisiyle asla karşı karşıya gelmediğim bir kuzendi.Peki şimdi;bu ''Kuzen'' etiketini çoktan söküp attığım, şimdilerde ''Lol'' etiketiyle hatta 2 yılı aşkın süredir bu etiketi verdiğim bir arkadaşım oldu ama önemli olan bu etiketleri çıkarıp takmak değildi elbette,ne zaman bir şeye ihtiyacım olsa her an her şeyini bırakıp yanımda olabilecek birisi o,kızdığım her şeyde sebebi o olmasa bile onu suçladığımda bunu kabul edebilecek (tamam biraz abartı oldu,öyle olsa hep seni suçlardım Lol sanki hala bundan farklı bir şey yapıyorum(z) da :D) kadar beni düşünen,bana değer veren nadir insanlardan birisi. Zaman zaman kavgalarımızın had safhaya ulaştığı günler olur (daha çok Lol çıkartır kavgayı :P) ama her olan kavganın ardından bizi,bir şeylerin daha da yakınlaştırdığı inkar edilemez aşikarlıktadır (hep kavga mı etsek acaba :P).Öyle ya da böyle ben hayatımın tanıklarından birisi olduğu için mutluyum Lol'umun ya da canım sıkıldığında,sinirimi çıkartabileceğim yakınlıkta olan bir dostum olduğu için.Kendisinden asla kötülük beklemediğim,tersine hayatımda güvenebileceğim, çevremdeki yegane kişilerden birisidir.

Beni tanıyan ya da az çok hayatıma tanıklık edenler bilirler ki ben kimseyi hayatıma kolay kolay tanıklık ettirmem ya da kimse kolay kolay benim hayatımda önem kazanamaz çünkü herkes benim hayatıma dahil olamaz yaşamım boyunca,aynı şekilde de ben dahil olmam istemediğim kişilerin yaşamına...

Birçok hayatın karmaşasına girmek istemediğimdendir kısıtlı ama önemli olan çevrem.İşte bu kısıtlı ama tanıklık ettiğim birkaç yaşamdan birisidir;Sedoşum,Deryoşum ya da Lol'um,zamanında bunu kabul etmekle hata mı yaptım (evet Lol konusunda sanırım hataydı,hala şüphelerimiz var Deryoş ve Sedoşla :P) yoksa ben mi kazandım bilemiyorum ama hiçbir pişmanlık duymadım yaşadığım hiçbir ''AN''dan,onlarla geçen hiçbir yaşanmışlıktan usanmadım,tersine yokluklarında özlemle doldu içim...
Daha birçok şey var onlara dair paylaşmak istediğim,daha birçok şey var ortaya dökmek istediğim kirli çamaşırlarımız diye nitelendirebileceğim. Belki kötü şeyler kazındı zaman zaman aklıma onlara dair belki de iyi şeyler ama ben onları hayatıma sokmakla,yaşamımın en iyi kumarını oynadığım inancındayım ve inanıyorum ki bu kumar da kazanan taraf hiçbir zaman olmayacak çünkü inanıyorum ki hepimizin hayatına dair oynadığı en iyi kumar buydu...

4 yorum:

emrah dedi ki...

Kulağımın çınlamasının sebebi belli oldu. zaten içimden bir ses bu sayfaya bakmamı söylemişti. (ne zamandır bu yazıyı bekliyorum:P) En çok beğendiğim yazın bu oldu, neden acaba?
İnsanların hayatında bazı vazgeçilmezler vardır. bazen ne kadar uzak durmak istesende, kopamazsın onlardan. İşte benim Lol'umde, benim için öyledir. (sedoş ve deryoş'uda aynı kefeye koyuyorum)
Eğer o gün Sedoş'un korosuna gitmemiş olsaydım (böyle etkinliklere pek katılan biri değilimdir) Belki de şu an mutlu, huzurlu bir yaşam sürüyordum. İşte kumarda mutlaka bir kaybeden vardır(:p). Son dört yılda ki zindan olan hayatımda, (Allah herkese böyle zindan nasip etsin) neredeyse her gün konuştuğum Lol'cuğumun benim hakkımda da, kendi özel bloğunda bir şeyler yazması beni oldukça gururlandırdı ve duygulandırdı. Ama hep kendimi yanlış tanıtmaktan korktum. Belki de hala beni tam tanıyamamışsındır. Sessiz biri olduğumu biliyorum ama senin (sizin) yanındayken bu biraz artabiliyor. Sanırım konuşma hızınıza yetişemiyorum. Konuşmasam da yanınızda olmaktan mutluyum ben. Kavgalara gelince genelde benim çıkardığım doğrudur fakat canım ne zamn gercekten kavga etmek istese, senden ya sert tepki alıyorum ya da beni hayatından çıkarma noktasına geliyormuşsun gibi geliyor ya da beni hiç sallamıyorsun. Hayata karşı sert bir yapın var ve bu beni korkutuyor. (:p) Belkide benden daha güçlüsün hayata karşı. bu özelliklerini seni acımasız göstermek için yazdım. İnsanlar ne mal olduğunu bilsinler. (pankartı görür gibiyim :P) Bu arada en çok titreşim gönderdiğim ve pokeladığım insanlardan birisin değerini bil :P İyi ki tanımışım, iyi ki arkadaşımsın, yoksa o zeytinler, köfteler, sarmalar, haşhaşlı börekler, kızartmalar, tarhana çorbaları, mozaik pastalar, tatlılar vb. lezzetleri ben nerden yerdim (:p). gerçi burda hülyoşuma teşekkür etmem lazım. Siz sadece yardımcı oyuncu oluyorsunuz. Şaka bir yana hülyoşumun ve sizin hakkınızı yiyemem, son dört yılda bana çok iyi baktınız. Birazda şikayetçiyim ama. O kadar çok yemek yiyoruz ki Yektoşumla da bir oturup rakı muhabbeti yapaamdık. yemeklerden rakıya yer kalmıyor. seviyorum sizi...
Aslında, sanırım, bazen, yok yok genelde ; seni kıskanıyorum. Biraz bencilce olabilir ama başka arkadaşlarından kıskanıyorum. Sanırım sana yaptığım uyuzluukların sebebi de hep bunlar. (:P)
Ve merak etme bu kumarda ben kaybederim yeter ki sen kazan............

Squaw dedi ki...

Çok bencilsin lol,en çok beğendiğin bu mu oldu,acaba hepsini okudun mu,pis megaloman seni :P
Bilmiyorsun ki o koro etkinliği hayatının hatasıydı,sana Aydın amcam uyarı yapmamış anlaşılan Yektoşum olsaydı kesin uyarırdı,o nedenle zaman zaman san diyor ya,'' Sen bunlara bulaşmakla hayatının hatasını yapmışsın.'' diye xD
Ben seni tanıyamamış olabilir miyim sence, kavgacı gençlikten birisin işte,pardon gençlik mi dedim unuttum seni bir an önce 4 yıl önceki halinle anımsadım da :D (tamam tamam pankartı görüyorum :P)
Kirli çamaşırlarımı saçmışsın ortaya,merak etme gün gelir devran döner,Allah sana da bir blog nasip ederse,konuşma sırası elbet bana da gelecektir :P O sert yapım hayata değil sadece sana karşı ahahaha,varan 2 oldu bu,bunların acısı fena çıkacak gibi geliyor bana :D
Hah yani o sarmalar,tatlılar,börekler ve çörekler olmasa ''iyiki varsınız'' durumunda olmayacağız öyle mi? Ayrıca haklısın Hülyoş'un değerini bilmen doğru olmuş bizim parmağımız olsaydı o tatlarda şu an bu blog.a yazı yazıyor olabilir miydin,yazmayı bırak nefes alıyor olabilir miydin,biraz şüpheliyim :p
Yektoş'u kıskanıyoruz belki senden,bu bir komplo olamaz mı,ona göre adımını denk al,yeme,rakı iç :p hem şişede durduğu gibi durmaz diye yapıyoruz,sana iyilik yapıyoruz ama anlayana xD
Lol'cum her zaman söyledğim gibi aslında gereksiz kıskançlık yaptığın,Deryoş ve benim için,Sedoş ve senin yerin her zaman apayrı, evet birçok arkadaşım var çevremde,haklısın ama unutma herkes aynı dereceye sahip olamaz kimsenin hayatında,bu sadece ben için değil, herkes için geçerli bir durumdur,o nedenle blog.umda ilk yer vermek istediğim kişiler siz olduğunu (bu sana bir ömür yeter artık, oh be rahatladım :p),başımın etini yemesen seni eklemeyecektim yazıma ama kıyamadım yine :p şakası bir yana da Lol'cum,umarım yazımı beğenmişsindir,umarım sizi biraz da olsa anlatabilmişimdir daha doğrusu bendeki yerinizi az da olsa kelimelere dökebilmişimdir.
Ben hepimizin kazanması taraftarıyım, aramızda kaybeden olursa, bir şeyler ters gidiyor demektir çünkü ;) ordaki anlatım hatalı oldu birazcık,el atayım ben hemen :)

seda dedi ki...

ben sanırım ilk defa bir yazıyı ağlamadan okuyamadım beni ne kadar duygulandırdığını anlatamam. bizi o kadar iyi anlamış anlatmış ve de hayatında o kadar güzel bir yere koymuşsun ki. senin hayatındaki yerimi yani yerimizi zaten biliyordum ama bu kadar hoş bir anlatımla okumak farklı… seninle yaşadıklarımız gözümün önünden geçiyor da... burda bunları sayfalara dökmek imkansız ve manasız... ben de şaşırıyorum bir merhabadan nasıl böyle değer kattık hayatımıza ben merhabanın ne kadar değerli olabileceğini seninle anladım ama ilk başlarda değil tabi ki. zamala senle değerlendi merhaba. burdan şu çıkarımı yapabilirim kendi adıma önemli olan merhaba demek değil kime merhaba dediğimizdir. senle birlikte deryoşumu tanıdım. tanımakla kalmadım sevdim. hem de hepinizi çok sevdim. gerçekten menfaatsiz,sebepsiz,çıkarsız,çıkarımsız...bu kadar bağlanmamımızın nedenini ben de çözebilmiş değilim. nerde oldu ne zaman oldu... aslında bunları düşünmeye de çok gerek yok önemli olan sevmemiz ve sevilmemiz... bunun karşılıklı olduğunu bilmek insana daha bir güven veriyor. bilirsin ben de güvenemem insanlara. kolay iletişim kurabilen ama kolay kolay güvenemeyen biriyimdir. ama sizleri tanıdığım için çok şanslı sayıyorum kendimi.emocuğum, deryoşum, sen olmasaydın hayatımda bir yanım eksik kalırdı eminim...

iyi ki sizleri tanımışım...

iyi sizlerle on yıl arkadaşlık etmişim.arkadaş kelimesinin ağırlığını,önemini,güvenini bana hissettirdiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.hakkımda söylediğin gibi kahkahalar attıramadım belki sana ama senin yazını okuyunca gerçekten çok duygulandım bu duygusallıkla da espri çıkmıyor işte...

ve ben bugün şunu öğrendim beni bile duygusallaştıracak biri varmış... artık duygusuz olduğuma inanmaya başlamıştım. yaşattığın tüm iyi ve kötü duygular için çok teşekkür ederim...


hepinizi gerçekten çok ama çok seviyorum... inşallah sizler de hissedebiliyosunuzdur...

ne yazdığımı da inan bilmiyorum inşallah saçmalamamışımdır... eksik kalan şeyler için kusuruma bakmayın ben burda sizi anlatmadım şu an kendi hissettiklerimi anlatabildim sadece kelimelerim bunlara yetti...ve tekrar okuyup düzeltme yapmak istemedim... düzeltilmiş şeyleri sevmem bilirsin eski anlamını yitiriyor çünkü... anlamı bozulmayan sevgimizin devam etmesi dileğiyle....

Squaw dedi ki...

Yerinizi hiçbir şeyin alamayacağı kesin bir şey zaten ve inanıyorum ki ben de sizin için öyle bir yerdeyim,bu konuda hiçbir şüphem yok emin ol!

Yaşadıklarımızı sayfalara döksek eminim tüm blog.u kaplamamış gerekecek,hem bırak bazı kirli çamaşırlarımız gizli kalsın :P Yuppi sende ilklerden birini başardıysam ne mutlu bana,eğer benden başka biri (erkek arkadaşın olsa dahi) yapmış olsaydı seni duygusallaştırmayı kıskançlıktan çatlardım bilesin xD

Bizlerle olmanın güveni ve mutluluğunu sende çok güzel anlatmışsın canım,aslında dediğin gibi düşünmek ya da bir şeylerin hesabına hiç gerek yok çünkü biz bu kumar masasına oturduk ve hepimizi kazançlı çıktık çünkü ödülümüz birbirimize sunuluşumuzdu...

Yazıyı tekrar tekrar yazmaman benim içinde en güzeli çünkü ilk yazılanlar ilk yaşanan duygulardır,bu yüzden hataları ya da anlatım yetersizliği -ki kesinlikle yoktu öyle bir şey,ben de ağlamamak için kendimi zor tutuyorum şu anda- olsa bile,senin düşüncelerin olduğu için her haliyle özel ve güzel benim için.

Son olarak be(iz)n de iyi ki seni ve Lol'u tanışımız,daha nice 10 senelere diye dilemek,en güzel dilek olsa gerek...

Yorum Gönder