12 Mart 2010 Cuma | By: Squaw

Rose of Versailles

Tarihi bir geçiş görevinde bulunan ''Fransız İhtilali Dönemi''nin büyük ama acı karmaşısından çok uzak bir havaya sahipmiş izlenimi veren bir seridir Rose of Versailles.Aslında adından anlaşılacağı gibi sarayın büyülü ama tehlikeli dünyasında,herbir gülün derin anlamlar yüklediği ,bu saraya hapsolmuş hayatları yaşayan karakterleri bize etkileyici bir işleyişle sunmaktadır.


İleride en hazin sonlara sahiplik yapacak olan Fransa'nın tarihi atmosferinde,kraliyet ailesinin yaşadığı tüm lüksü ve bu lüksün getireceği hazin sonun başlangıcına tanıklık ederek başlıyoruz seriye.Bir erkek çoçuk sahibi olmayı her şeyden çok isteyen General de Jarjeyes,6. çoçuğunun da kız olarak dünyaya gelmesi sonucu büyük bir hüsran yaşar.İstemediği bu duruma karşın yapabileceği en iyi şeyin bu olduğuna karar veren bir babadır ama bencilce olan bu düşünceyi yine de uygular ve Oscar'ı,erkek bir evlat gibi yetiştirir.Yaşanılan bu olayların doğal sonucu olarak da Oscar,Fransa Tarihi'nde,asil ailenin getirisi olan bir görevi kabul etmek zorunda kalacaktır.

Tarihe adını ''Ekmek bulamıyorlarsa,pasta yesinler'' sözüyle yazdıran Maria Antoniette'yi koruma görevini alacaktır.Tüm asiller arasında kutsal bir görev gibi düşünülen bu göreve bir asilzade olan Girolde de adaydır.Girolde isimli bu General'le geçen zaman içerisinde birçok şey yaşayacak olan Oscar,geleceği görev için hayatı boyunca hiç istemeyeceği bir görev olan,Geleceğin Fransa Kraliçesi olacak kişiye,yani öncelikle Girolde ile tüm Kraliyet üyesi olan kişilerin huzurunda düello yapmak zorundadır.Elbette sonucunda Oscar'ın alacağı bu görev,aslında seriye dair her şeyin başlangıcı konumundadır.


Getirildiği görevi en iyi şekilde sürdürebilmek için büyük çabalar verecek olan Oscar'ın ilk görevi Maria Natoniette'yi,Fransa'ya yani yeni evine güvenli bir şekilde getirmektir. Antoniette,her şeyine tamamen yabancı olduğu, annesi tarafından gelin,yani geleceğin Fransa Kraliçesi olması için,gönderildiği bu ülkeye geldiğinde daha 14 yaşında küçücük bir kız çoçuğudur.Küçük yaşının verdiği etkiler olarak,her şeyi bir oyun havasında yaşamaya can atar.Fakat tüm bu güzelliklerin içerisinde beklemediği bir andanKral'ın ölmesi üzerine,eşinin varlığından dolayı,büyük hayranlık beslediği bir şehir olan Fransa'nın kraliçeliğine getirilir.Kraliçeliğinin başladığı bu dönem de Antoniette sadece 18 yaşında bir genç kızdır.

Böyle bir kızı korumak için göreve getirilen Oscar,ilk dönemlerde bu görevi asla kabullenmeyecektir çünkü görevi,küçük ve şımarık bir kız çoçuğuna bakıcılıktan başka bir şey olarak görmemektedir.Zamanla görevine ısınan Oscar,görev dışında da Antoinette için çok iyi bir koruma olacak hatta onun en büyük yol göstericilerinden birisi olacaktır. Antoniette için Oscar,vageçilemez bir dost,dosttan öte çok iyi bir sırdaş olacaktır.



Antoinette, aslında tüm bunları düşünürken, hiçbir zaman farkına varamadığı bir şeyi hayatının son anlarında farkedecektir; Kraliçe'si olduğu ülke hakkında, aslında hiçbir şey bilmiyor oluşudur çünkü saraya geldiği ilk günden sonra sadece bir kez Fransa sokaklarına çıkmasına izin verilmiştir o da sadece “Geçit Töreni” ismi verilen merasimden ibaret kısa bir andır.Antoniette artık olgun bir kadındır,çevresi ona hayranlık besleyip iyiliğini isteyen kişilerden çok onu kıskanan ve onun konumundan faydalanmak isteyen insanlarla dolup taşmıştır çünkü o artık Fransa Kraliçesi'dir.Tüm bu sorumluluklarına rağmen,Axel von Fersen ile ilerleyen zamanda büyük tehlike yaratacak olan bir aşka yelken açmıştır.Tehlikeli olsa da birbirlerine olan sonsuz sevgileri asla yılmayacaktır, birbirlerinden ayrılsalar dahi her an yanyanalarmış gibi yaşanacak,aradaki tüm engellere rağmen yeşertilme çabası verilecek olan bu aşk, içerisinde tüm masumlukları barındırmak istenilen bir yaşanmışlık olsa da Fersen ve Antoniette için hayatlarının en acı hatırası olacaktır.

Geçen yıllar içerisinde Antoniette'nin,en önemli dostu olan Oscar ise,kendini bilmeden Fersen'e karşı sürüklenecektir ama bunu asla kendisine itiraf edemeyecktir çünkü babasının verdiği misyon sonucu kendisine,bir kadına ait hiçbir davranışı hiçbir duyguyu yakıştıramamaktadır.Kraliçe'yi yaptığı her yanlış için uyaran,tersi durumlarda da en büyük destekçisi olan Oscar,ihtilal patlak verdiği zaman kendisini,büyük bir karmaşanın ortasında bulacaktır.


Oscar tüm bu boşlukları yaşarken,çoçukluklarından beri,Oscar için yaşamış olan Andre en büyük destekçisi olacaktır.Andre,Jarjeyes Ailesi'nin yardımcısı olan ama bundan daha çok şeye sahip bir kişidir.Özünde barındırdığı tüm güzel huylarıyla birlikte Oscar için her yolda yürüyebilecektir.

Tüm bu yaşananlar sırasında,Fransız İhtilali’ne adım adım yaklaşılmaktadır.Fransa Halkı,büyük bir yoksulluk çekmekte,günden güne sefalete sürüklenmektedir.Yaşanılan olumsuzluklara ek olarak salgın hastalıklar da baş göstermektedir.Halkı böyle acı çeken Fransa Kraliyet Ailesi ise,her şeye gözünün kapatmış,yaşanılanlardan habersiz bir şekilde lüks hayatına devam etmektedir.Yapılan tüm bildirilere,gelen tüm haberlere rağmen, hiçbir safa sarfetmeyen Kraliyet Ailesi'nin bu tutumuna dayanamayan halk,asillere karşı bir isyan başlatır.



Oscar ise,bu ihtilal döneminde hangi tarafta olacağına karar veremez,ihtilal yeni yeni tomurcaklanmaya başlamışken,yaşamış olduğu bu durum için ne kadar bocalasa da kendi doğrularına inandığı şekilde kararnı verecektir ve bu kararında Andre asla onu yalnız bırakmayacaktır.

''Ekmek bulamıyrlarsa,pasta yesinler'' sözüyle,ilerleyen yaşamda,bu tarihi okuyanları şaşırtacak şekilde hafızlarımızda yer edinecek olan Antoniette'nin hikayesi ''Fransız İhtilali'' ile devam edecek,önemli noktalardan birini oluşturan Bastillie,halk tarafından ele geçirelecek,Antoniette'nin giyotine gidişine tanıklık edecek bir hikaye örgüsüyle seri noktalanacaktır.Aslında bu seriyi izleyenler için noktalanmamıştır,sadece bize verilen sonu sindirme çabası verme yolundayızdır. Aslında bize ana karakter konumunda olan iki kadının hikayesi, sunuluyormuş havası verse de bundan çok ama çok uzakta olan bir yapımdan bahsediyordum yukarıdaki anlatımımda. Rose of Versailles serisi, sadece karakterlerin yaşadıklarını anlatıyor havası verse de, önümüze sunulan ana yemekte aslında “Fransız İhtilali” ni vermeyi amaçlamıştır. Ama daha önce de belirttiğim gibi, ana yemeği sunarken bu içten içe işleyen karakterlerin yaşamlarıyla sunulmuş bir aparetif tabağını da bize ikram etmekte.

Aslında bize sunulan hikaye, aşk ve dostluk konusu olarak yansıtılsa da önemli bir dönem olan,hatta bir ırkın en önemli geçiş dönemini teşkil eden, “Fransız İhtilali” dönemini, tüm eksi ve artılarıyla izleyiciye sunuyor. Bizlere, Kraliyet Ailesi' nin genel olarak iç yüzünü, sarayda ve saray içerisinde yaşayan asiller arasında dönen entrikaları, halkın çıkardırğı isyan döneminin başlangıç evresinde, Kraliyet Ailesi' nin yaşadıklarını ve nasıl son aşama olan giyotine kadar gidişlerini seyirciye başarılı bir şekilde aktarıyor. Bunu yaparken de her iki tarafın,yani hem halkın hem de Kraliyet Ailesi' nin yaşadığı eksileri ve artıları tüm eşitliğiyle anlatıyor.Hiçbir şüpheye düşürmeden, hiçbir tarafa tolerans göstermeden ‘’Tarih Öğesi’’ni etkileyici bir şekilde,’’Anime Dünyası’’na ekleyip çok başarılı olan bu yapımı keyifli bir şekilde noktalamamızı sağlıyor.

Ve sırada ilk olarak Oscar gibi hayran olunası bir karakteri ele aldıktan sonra -ki umarım herbir özelliğinden biraz da olsa bahsedebilmişimdir- serinin kilometre taşlarını oluşturan diğer karakterlerden bazılarına da değineceğim:




Babası hep erkek bir evlat isteğini bastırabilmek için Oscar'ı bir erkek gibi yetiştirir ve ilerleyen yıllarda önce Maria Antoinette'nin korumalığına gelir sonra da mesleğinde Muhafızlar Birliği'nin Komutanlığına getirilecek kadar ilerler ama çoğu zaman yine de mutsuzluk hisseder.

Gururlu,düşünceli,asil olmasına karşın çoğu asilden daha gerçek bir kalbe sahip bir kişiliktedir.Zaman ilerledikçe Antoniette ile çok iyi bir dostluğa adım atar.Kraliçeyi her yanlış adımında uyaracak,görevi Kraliyet Ailesi korumalığı olmasa bile O'nu her daim korumaya yemin eder.


Çoçukluğundan beri her zaman Oscar'ın yanında olmuştur.Bu durum sadece bedensel olarak değildir,her tehlikede de Oscar'ı kurtaran Andre'dir.

Zamanla Oscar'a olan aşkı daha da ortaya çıkmaktadır çünkü giderek onun başkasına olan aşkı iyice Andre'yi perçinlemektedir.Uzun yıllar asla Oscar'a olan bu büyük aşkını kabul ettiremez ama yine de onu sevmeye devam eder.Kişiliğinde hep bir şefkat hep bir iyimserlik barındırmıştır



Tarihte gerçekten yaşamış bir kişiliktir.Maria Antoniette'ye duyduğu aşkını saklayamaz -Antoniette'nin gizli aşkıdır- ve de bu aşktan asla vazgeçemez.En yakın tanıkları da her zaman Oscar ve Andre olmuştur,bu yüzden Andre ve Oscar onun hayatındaki en iyi iki dostudur.

Oscar'ın ilk zamanlarda kendisine olan aşkını farketmese de zamanla bunu öğrenecektir ama asla dostluğundan vazgeçmeyecektir çünkü Antoniette'ye yaşadığı aşkı en iyi anlayan Oscar olacaktır tüm yaşamı boyunca.



14 yaşındayken,hiç bilmediği bir ülke olan Fransa’ya gelin olarak gönderilir ve 18 yaşındayken,Kral’ın ölümü üzerine kocasının tahta geçişiyle Fransa Kraliçe’si olur.


Oscar'a her zaman hayranlık ve saygı duyar.Ondan hiçbir zaman şüphe duymaz ve her sırrına Oscar’ı da ortak eder.Çok saf bir yapısı vardır,çevresindeki her insana çok büyük bir güven duyar ve bu durum çevresinde dost bildiği bazı soylular tarafından kullanılmasına olanak sağlar.Bir dönem Oscar ile aralarında aşk dedikodusu çıkar.




Maria Antoniette’nin evleneceği taht varisidir.Antoinette ile aynı yaşlarda olan Louis,babasının ölümü üzerine tahta geçerek,Fransa Kralı olur.

İçine kapanık,bulunduğu konumun aksine tamamıyla utangaç olan Lous,karısı Antoniette’yi ne kadar çok seviyor olsa da,ona bunu göstermeyi başaramayan birisidir.

 
 

Maria Antoniette’nin annesidir.Avusturya Kraliçe’si olan Marie,hiç istemediği halde ülke ilişkilerinden dolayı küçük kızı Antoniette’yi gönülsüz bir şekilde Fransa’ya gelin gönderir. Kızının,saraya yerleştikten sonraki bazı davranışlarını onaylamasa da bulunduğu uzaklıktan dolayı,ona yardım etmekte zorluk çeker ve bu durum Therese’yi günden güne büyük üzüntülere sürükler.




Oscar’ın babası olan General,çok sert bir kişiliğe sahip asilzadelerdendir.Tarihte yaşamış olan karakterlerden birisidir.

Oscar’a karşı her zaman sert tavırlar sergileyen bir babadır.Sahip olduğu bu tavırlar aslında sadece Oscar’a karşı değildir,tüm çevresine karşı her zaman böyle tavırlar sergileyen General Jarjayes,Oscar konusunda hep büyük umutlar beslemektedir.



Oscar’ın annesidir.

Bulunduğu konuma rağmen çok alçakgönüllü bir yapısı olan karakterlerden birisidir.Oscar’ın  bulunmuş olduğu durumuna her zaman üzülen fakat bu konuda pek bir şey yapamayan ama Oscar’a büyük değer veren bir annedir.





Oscar’ın görevini isteyen asilzadedir.

Görev bilincini her şeyin üzerinde tutan,bulunduğu konumu asla kötüye kullanmayan çok iyi bir askerdir.Zamanla Oscar ile birlikte aynı amaç doğrultusunda devam etmek için,aldığı görevi en iyi şekilde sürdürecektir.





Kraliyet Ailesi’nin yanında yer alan Asilzade’ler arasında yerini alabilmek için,hiçbir şeyi sakınmadan yapabilecek yapıya sahip olan bir karakterdir.

Hırslı,gözü yükseklerde olan ve bunlar için çevresindeki herkesi ve her şeyi,hatta kendisini bile kullanmaktan çekinmeyen bir yapıya sahiptir.





Antoniette,Kraliçe olduktan sonra bir dönem yanında bulunan en yakın kişilerden birisidir.Lüks yaşamı,kraliyet hayatını ve zenginliğin en büyüğünü isteyen,gözü yükseklerde olan,bunun için de Antoniette’ye,hep sahte bir yakınlık gösteren kişilerden birisidir.


Saray entrikalar içerisinde önemli bir yere sahip olan bir karakterdir.

0 yorum:

Yorum Gönder