12 Mart 2010 Cuma | By: Squaw

Rurouni Kenshin: Tsuiokuhen


Dikkat: Spoiler İçerir.




Daha önceki yorumlarımla karşılaşmış olabileceğinizi düşünüyorum çünkü bu Ova için üstünden yıllar geçse de düşüncelerim asla değişmeyecek o nedenle de benzer cümlelerle bezenmiş bir yorum yapabilirim.İlk ele almak istediğim şey çizimleri,öyle güzel öyle derin tarza bürünmüş ki gerçekliğe dair bir şeyleri mutlaka sezinleyebiliyorsunuz. Geçmiş dönem Japonya'sının politik dünyasına bizi tanık eden konusuyla gerçekten türünün en başarılılarından biri diyebilirim,tarihi oluşuyla da bende yeri hep ayrıdır o nedenledir ki ''Rurouni Kenshin: Meiji Kenkaku Romantan - Tsuiokuhen'' Ova'sı izlemekten asla bıkmayacağım bir yapım olmuştur hayatımda.

''Shinta''
İzlemiş olanlar ya da izleyecek olanlar bu 4 bölümlük Ova'yı bitirdikten sonra bu ismin Kenshin için ne ifade ettiğini anlamıştır ya da anlayacaklardır.Himura Kenshin,Hiko Seijuro tarafından ''Kenshin'' adını almadan önce ''Shinta'' iken yanlarında yaşadığı ailesi -yanlarında yaşadığı diyorum çünkü öz ailesi değil- katiller tarafından katletildiği esnada Hiko Usta Kenshin'i kurtarır.Shinta küçük bir şok geçirir fakat hemen kendini toparlar ve büyük bir cesaretle olayın yaşandığı yerde katledilip kalmış olan ailesi hatta tüm ölüler için mezar hazırlamıştır.Hiko Seijuro bu durumdan oldukça etkilenir.

İlginç diyaloglara şahit olduğumuz bu ve bu tarz anların başlangıcına tanık oluruz çünkü Ova ve seri boyunca çok etkileyici diyalogların yaşanacağı iki kişi hayatımıza girmiş olacaktır.Bu güzel diyalogtan sonra Shinta,Hiko Usta'dan kendisini eğitmesini ister.Hiko Usta, Shinta'nın bu dileğini kabul eder ve ilk olarak Shinta ismini Kenshin ismiyle değiştirir.Kenshin ilerleyen zamanda aldığı eğitimin yeterli olduğunu düşünerek Hiko Usta'dan ayrılma kararı alır daha doğrusu ayrılma kararı değil de bir Hitokiri (İnsan katleden) olma yolunda ilk adımı atmak için istenen bir izindir bu....



 Kenshin aslında istediği bu izinle hayatında yaşayacağı her hüzne bir başlangıç yapmıştır,geriye dönüp de bir şeyleri değiştirme arzusunun daha başlamadığı ama ilerleyen bir zamanda -yıllar sonra- bu arzunun giderek alevleneceği döneme başlangıç yapmaktır.Hayatının zorlu anlarının asıl başlangıcıdır,yaşacağı acıları azaltmak değil de bu acılara daha fazlasını ekleyerek acısını her seferinde birkaç kat daha arttırmaktır daha da önemlisi ''Shinta'' olmak için can atacağı yılların başlangıcıdır.

Hitokiri'ler Meiji döneminde var olan hükümeti devirebilmek adına çalışan çeşitli suikastçılardan oluşmaktadır.Kenshin böyle bir zamanda olayların karmaşasında yerini almışken bir gece aldığı görev nedeniyle bir Samuray'a tek başına suikast düzenler fakat Hitokiri olduktan sonra şimdiye kadar yapmış olduğu suikastlarda karşılaştığı Samuray'lardan farklı bir Samuray çıkmıştır karşısına çünkü ölmemek için direnen birisi vardır karşısında.Bu durumu anlayamayan Kenshin karşı karşıya kaldığı direnme gücünün nedenini çok sonraları anlayacaktır.Kenshin suikast esnasında yüzüne çizik şeklinde bir yara almıştır ve bu yara uzun bir zaman kapanmayacaktır.




Kenshin bu olayın üzerinden belli bir süre sonra tek başına kaldığı bir gecede başka suikastçıların saldırısına uğrar ve ''Kan yağmuru''nu başlattığı an karşısında onu izleyen birisini görür,bu tek başına sokaktan geçmekte olan,zamanla Kenshin'in yaşamında büyük yol katedecek olan Tomoe'dir.O esnada dudaklarından sadece;''Bu kan yağmurunu başlatan sensin....'' cümlesi dökülür ve Kenshin yüzünü gören bu kadını artık geride bırakamayacaktır.Çünkü Hitokiri olduğu için yüzünü gören kişiyi de öldürmesi gerekiyordur.Öldürmesi gereken bu kadını tam tersine yaşamına tamamen tanık edecektir.Aslında Tomoe Kenshin'in yaşamına öylesine geçen bir yolcu olarak gelmemiştir ve sadece bir yolcu da olmayacaktır.


BİRBİRİNE ADANMIŞ İKİ ♥ HATRINA~~


Bir an düşündüm bu Ova'yı bitirdiğim dönem,kim hakettiği yaşamı sürdürdü ya da kim bu yaşam için mücadele etti ya da kılıçlarını bir insan yaşamına son vermek için kullanan Samuray'lar hedeflerini neye göre belirledi ya da ''Kan Yağmuru''nu başlatmak için sebepleri yeterli miydi...?İzledikçe de bir şeyleri çözdüm,gördüklerim sonucunda.Yıllarca amaçları doğrultusunda yaşadı Kenshin,bir "Hitokiri Battousai" olarak yaşadı üstelik içinde hep bir ''Shinta'' olma özlemini yaşamı boyunca sürdürmüş olmasına rağmen bu amaçları doğrultusunda koskoca bir yaşam feda etti.Bu Ova'ya geneliyle bakmak istiyorum aslında sadece ''Tomoe & Kenshin Aşkı'' olarak değil de Shinta dönemi olarak ya da bir Kenshin dönemi olarak ya da bir Hitokiri Battousai dönemi olarak fakat daha da önemlisi Kenshin'e geçiş dönemi olarak bakmak istiyorum. Tomoe, benim gözümde sadece ''Aşık bir kadın'' değil,tüm onuruyla yaşamış aslında. İçinde derin acıları da barındıran Kenshin'in yaşamında büyük bir geçişe sahip sıradan yolculardan biriydi.

Bu Ova'ya geneliyle bakmak istiyorum aslında sadece ''Tomoe&Kenshin Aşkı'' olarak değil de Shinta dönemi olarak ya da bir Kenshin dönemi olarak,hatta bir Hitokiri Battousai dönemi olarak fakat daha da önemlisi Kenshin'e geçiş dönemi olarak bakmak istiyorum asıl.Tomoe sadece ''Aşık bir kadın'' değil benim gözümde;tüm onuruyla yaşamış aslında içinde derin acıları da barındıran Kenshin'in yaşamında büyük bir geçişe sahip bir yolcu....




Tomoe bende çok büyük bir yere sahiptir çünkü Kenshin'in sahip olduğu iki yaşamın temel direğiydi benim gözümde;Tomoe öncesi -Hitokiri olduğu zamanlar- ve Tomoe sonrası -Hitokiri olmayı bırakıp insanlara kılıcıyla mutluluk sağladığı zamanlar- ve daha da fazlası;Tomoe Kenshin'de X yarasını açarken aslında Kenshin'in yüreğinde bir yara açmıştır bunu kabul etmem gerek daha önce de belirttiğim gibi bu nokta da Kauro-dono'ya olan saygınlığım başlıyor işte!O yaranın her kanayışında Kauro durultmuştur aslında o yaradan akan kanı; aslında kan değilde Kenshin'in yıllardır dökemediği göz yaşları gerçeğini gördüğüm andan itibaren Kauro-dono da yerini almıştır bende.Belki tamamen durduramamıştır -defalarca denemiş olmasına rağmen- ama en azından acısını hafifletmiştir bir ömür boyu sürecek olan o derinlerdeki yaranın.(Tv serisi ve Rurouni Kenshin: Seisouhen Ova'sını izlediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız).

Aslında bu yarayı açarken Tomoe,Kenshin'in daha önceki yaşamına dair çoğu şeyi durdurmak istemiştir.Üstelik Kenshin gibi bir ''Katana''nın (Ova'yı bitirmiş olsam dahi Katsura-san'ın bu derin sözleri her daim aklımdadır) en sakin ve en özel ''Kılıf/Kın''ı olarak Hitokiri olmayacak bir Kenshin yaratmıştır ve Kenshin'in içindeki iyiliği ortaya çıkarmıştır. Belki kendini,onun yaşamı için feda ederek Kenshin'e daha çok keder bırakmıştır belki daha çok acı yaşatmıştır ama Kenshin'e etrafındaki insanların yaşayarak ona daha çok mutluluk vereceğini,insanların yaşamlarının değerini anlamasını sağlamıştır.Bir Hitokiri olmasının bitişini sağlamıştır,ona en güzel uykuyu yaşatmıştır.Hem de Kenshin'in daha önce hiç tatmadığı...Bu nedenledir bendeki Tomoe sevgisi.

Yıllarca aklımdan çıkmayacak bir yaşama tanıklık ettim bu Ova'yı izlerken,politik güçlerin ne kadar da acımasız olduğuna yüzlerce masum yaşamı nasıl yok ettiğine yüzlerce evde nasıl acı bıraktığına yüzlerce çoçukları nasıl kimsesiz bıraktığına yüzlerce sevgiliye lanet etmenin nasıl olduğunu öğrettiğine tanık oldum dahası güçlü yaşamları nasıl da güçsüzleştirdiğini öğrendim.Bir ''Aşk''ı izledim,öylesine basit söylenemeyecek ki bu kelime Kenshin yaşamı için,benim için de ''Aşk'' kelimesini tanımlamaya yetmeyecektir hiçbir zaman.

En son olarak da müziklerine değinmek istiyorum;ahhh hele bir melodisi var ki -''In Memories'' isimli melodi- insanın nasılda içine, en derinlerine işliyor anlatamam.Bir tek şey var içimde canlandırdığı yüzeye en tepeye çıkardığı;Ova'nın finalinde son birkaç dakiyaya ait bir sahne vardır ki o sahne insanda ne çok yara açıyor kim bilir.Kenshin'in;



Kenshin'in;İhtiyaç duyduğu ama artık asla ısınamayacağı o sıcaklığa duyduğu özlem ne çok canımı acıtmıştır,ne çok ağlatmıştır beni ne çok hüzünlendirmiştir içimde ne çok yaralar açmıştır;asla geriye gelmeyecek olan bir an'ı hayal etmek yıllar geçse de yerini asla kapatmayacak özlemlerle doldurmak Kenshin'de ne büyük keder bırakmıştır,bir insanın sıcaklığına ihtiyaç duyarken yaşanılan ürpertiyi dindirebilmesi için uzanılabilecek hiçbir şeyin olmaması yaşamında Kenshin'i ne kadar çok yalnız hissettirmiştir bu yalnızlık O'nu ne kadar çok güçlendirmiştir.


Şu var ki yıllar geçse de üzerinden bu türde çok anime izlemiş olsam da asla benim için ''Rurouni Kenshin: Meiji Kenkaku Romantan - Tsuiokuhen'' olamayacaktır içinde ne kadar derin duygular yaşatacak şeyler olsa da en mert karakteri beni derinden etkilese de benim gözümde bir Hiko Seijuro olamayacaktır,yaşanan aşk ne kadar özlemini duyduğum güzellikte yaşansa da bana Tomoe&Kenshin beraberliğinin izlerini sildiremeyecektir en önemlisi tüm gerçekçiliğiyle ya da tüm eksileriyle-artılarıyla düşündüren bir yaşam olsa da hafızamdan ''Shinta'' yı sildiremeyecektir ya da ''Hitokiri'' yi unutturamayacaktır asla....

2 yorum:

risingsuntr dedi ki...

Biri benden bahsetmiş :=)

Squaw dedi ki...

Kimmiş o bahseden :P

Yorum Gönder