12 Mart 2010 Cuma | By: Squaw

True Tears

Ailesinin ölümü üzerine Hiromi yakın bir aile dostu olan Shinichirou'nun Ailesi'yle yaşadığı eve yerleşip yaşamına onlarla devam etmeye başlar.Fakat bu durum Shinchironu'nun annesinin asla kabullenemediği bir durumdur.Ama zaman ilerledikçe annesi bu düşüncesinin bir hata olduğunu anlayacaktır ve Hiromi'ye kendi kızı gibi davranacaktır.Okulda basketbol takımı oyuncusu olan Hiromi çok popüler bir öğrencidir.Ama hep yaşadığı bir hüzün vardır.Küçüklüğünden beri Shinichirou'dan hoşlanmaktadır.Ama Shinichirou, Hiromi'nin Isurugi Noe'nin abisinden hoşlandığına inanmaktadır ve onları birleştirmek için çabalar.

Isurugi Noe ise okulunda;özel güçleri olduğu yönünde söylentisi olan biridir.Çevredeki söylentilere göre özel güçleri olan kişilerle iletişim kurabilmektedir ve bu yüzden de çevresine hiç arkadaşı olmayan birisidir.Okulda devamlı okulun arka bahçesinde bulunan kümesteki horoz ve tavuklarla vakit geçirir.Ailesinde özellikle aynı okulda olduğu abisi ''Number 4'' ile çok yakındır hatta abisinin Noe'ye karşı hisleri kardeşten öte aşk derecesindedir ama asla bunu itiraf edememiştir.Isurugi bir gün Shinchirou ile tanışır ve ondan hoşlanmaya başlar.

Shinichirou ise;Hiromi'nin devamlı sahip olduğunu düşündüğü gözyaşlarını yok etmek istemektedir,tek amacı bu iken bir gün Isurugi Noe ile tanışır ve Isurugi Noe'de gözyaşlarını kaybettini anlatarak hiçbir zaman ağlayamadığından hatta gözyaşlarını aradığından bahseder Shinichirou'ya....Bundan sonra Shinichirou'nun sadece iki amacı olur birincisi Hiromi'yi tanıdığından beri ilk amacı olan onun gözyaşlarını yok etmektir.İkinci amacı ise Isurugi Noe'nin kaybettiği göz yaşlarını geri ona verebilmektedir....Ve zaman ilerledikçe ikisi arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.

BİR TAVUĞUN HİKAYESİ (:p)
True Tears serinin en çok hoşuma giden yönlerden birisi çizimleri olmuştur,beni en çok etkileyen ayrıntıydı neden denilecek olursa izlerken gerçek yaşam izliyormuşum gibi geldi,animelerde abartılı çizimleri sevmiyorum açıkçası çok yapay geliyor bana,diğer açıdan daha önceden de bahsettiğim gibi bir aşk üçgeni olarak bakılırsa seriye çok fazla şey alamazsanız bu seriden.

Seride bir göz yaşı teması ele alınıyor bu kadar ki o göz yaşı olayının içinde aslında neler saklı bunu yorumlamak biraz da izleyiciye bırakılmış;Shinichi'nin edinmiş olduğu amaçlardan biri oln göz yaşını durdurabilmek değil Hiromi'nin yaşadığı,küçücük yaşta aile kaybını yaşamış olmanın yıllardır üstünden atamadığı yalnızlığı bitirememenin acısının simgesi o göz yaşı;Shinichi de göz yaşlarını bitirmek derken aslında bu acıları dindirebilmek amacı güdüyor Hiromi'ye karşı....

Noe'nin göz yaşlarını geri getirebilmekten kastı ise bilinç altımıza atıp da ilerleyen zamanda karşımıza çıkarak bize daha çok acı verecek hüzünlü anılarımızı hatırlayıp da daha büyük bir olgunlukla karşısında durabilmek amacı güdüyor...Bunları düşünerek karakterlerin olayına aşk üçgeni olarak değil de geçmiş yaşamlarındaki var olan hüzünleri anlamaya çabalarsa izleyici,eminim True Tears serisini izlerken ne demek istediğimi anlayacaktır kesinlikle.Bir karakteri tavuk ile özdeşleştirirek değişik bir ayrıntıya yer vermiş olan bu seriyi bulunduğu tür içerisinde ayrı kılıyor ve benim görüşüme göre,Noe'nin yaşadığı bir dramı seyirciye bu şekilde yansıtması güzel bir akıcılık örneğiydi.

Çizimleri ve de müziğine değinmek istiyorum ayrıca;müzik olarak seri içerisinde kullanılan müzikleri pek akılda kalıcı değil ama onun haricinde açılış müziğini çok beğendiğimi belirtmek istiyorum, bence seriye göre o kadar uyumlu bir müzikki dinledikten sonra seriyi izlerken müziği dinlediğim andaki tüm beklentilerim karşıma çıktı diyebilirim. Çizimleri ise oldukça kaliteliydi kocaman kocaman göz çizimlerinin aksine oldukça gerçekliğe yatkın çizimleri olduğunu belirtmeliyim izlerken hiçbir rahatsızlık yaşamadım ve hiçbir şekilde göz tırmalamayan çizimlere sahip olması da diğer bir artı puada olmasını sağlıyordu benim için.Sadece saç tasarılarında birazcık noksanlık olduğunu söyleyebilirim ama göz ve de yüz çizimlerindeki başarısı bu eksikliği pozitife dönüştürüyordu

0 yorum:

Yorum Gönder