12 Mart 2010 Cuma | By: Squaw

Whisper of the Heart


Shizuku Tsukishima,devamlı kütüphanede bulununan ana karakterimizdir.Kitap okumayı çok seven Shizuku okuduğu kitapların içindeki kitabı okuyanların isimlerinin bulunduğu, ''İsim Kartı'' diye geçen listede hep aynı isimle karşılaşmaktadır ve devamlı aynı kitapları okumuş bulunan bu ismi giderek daha da çok merak etmeye başlar.Bu merak ettiği isim Seiji Amasawa'dır.Aynı zamanda Shizuku'nin hayali bir gün ünlü bir yazar olmaktır ve bu hayalini gerçekleştirmek için şimdiden öyküler yazmaya başlar.

Tesadüf eseri bir gün metroda yanına bir kedi oturur ve bu kedi dikkatini çeker,kedinin varlığını merak ettiği için onu takibe alır ve bu kedi onu gizemli ama çok güzel oyuncak ve ev aksesuarları yapan aynı zamanda tamir eden küçük bir mağazaya götürür.Shizuki bu mağazayı çok beğenir aslında içindekileri beğenir ve kapısını çalarak sahibinin gelmesini beklemeden içeri girdiğinde hoşuna gidecek olan bir dünyayla karşılaşır tam bu sırada da küçük dükkanın sahibi olan yaşlı amcamız çıkar ortaya ve Shizuku'yla arkadaş olurlar ve de onu öyküyü yazım aşamasında yönlendirecek kişi olur.

Shizuki bir gün tesadüf eseri Seiji Amasawa ile tanışır ve güzel bir arkadaşlığa adım atarlar ama Seiji'nin gelecek ile ilgili başka planları vardır ve bu planlarını gerçekleştirebilmenin yaşadığı buşehirden ayrılmakla gerçekleşeceğine inanmaktadır bu nedenle de şehirden ayrılmaya karar verir büyükbabasını da bırakarak şehri terkeder, büyük babası tahmin edeceğiniz gibi oyuncak mağazasının sahibi Amasawa'dır.Bunun üzerine Shizuki kendini tamamıyla yazmaya verir ve oyuncak mağazasından sevdiği bir oyuncağı da ana karakteri yaparak yavaş yavaş romanını oluşturmaya başlar yaşadığı hüzünleri de yazdıklarının içine ekleyerek.
Ama yine de mutlu değildir çünkü Amasawa'ya aşık olmuştur ve onun geri dönmesini istemektedir....

SHIZUKI VE SEIJI YAŞANMIŞLIĞI~~
Sımsıcak ve samimi görüntülerle bezenmiş olan o minicik ama içerisinde bir o kadar da yoğun duyguların yaşadığı hayatlar barındıran güzel şehri izlemek bile insanı rahatlatıyor, minicik ama güzel duyguları bünyesinde barındıran sokaktaki yaşanmışlıklarla dolu evleri izlerken birden içlerindeki samimi yaşamlara tanıklık etmek en keyifli yönlerinden birisiydi bu filmi izlerken.

Çizimleri eskiyi anımsatsa da izleyende çok aşırı olacak şekilde göze batmıyor kesinlikle aksine böyle bir hikayeye ancak böyle bir çizim yakışır diye düşünmesini bile sağlıyor izleyicinin.Müzikleri ise serinin samimi havasına çok yakışmış.O samimi müzikleri dinlediğimizde çoçuksu duygularımızı yaşayıp bizi o günlere götüren ama yaşadığımız güzellikleri de geride bıraktığımızı acı bir gerçeklikle bize hatırlatan Whisper of The Heart her ne kadar içinde Miyazaki'ye ait izler bulsak da bence, ''İşte bu Miyazaki'ye aittir...'' dediğim tüm yapımların içinden farklılığıyla sıyrılıyor,içerisinde fantastik öğeleri elbette barındırıyor ama daha çok gerçekçiliğe yakın bir yapım olduğu için Miyazaki yapımları arasında -yaşattıkları duygulardan dolayı- benim için yeri ayrı olan bir yapımdır.

Shizuki'nin Seiji'yi her şeye rağmen,onu olduğu gibi beklemesi,ondan izleri bulabilmek adına büyükbabasının dükkanına gitmekten asla vazgeçmemesi büyükbabanın ona bu bekleyişi için devamlı güç vermesi beni çok duygulandırmıştı.Dahası da bu bekleyişinin ödülünü alırken Shizuki'nin yaşadıklarını hissetmek keyif vericiydi.Yaşadığı büyük yalnızlıklarında çektiği acıların bitmesi için Shizuki'nun duaları benim de dualarımdı Seiji'nin yokluğunda....Belki çoçukca şeyler gelebilir izlerken yaşananlar ama her ne kadar çoçukluk hissi veriyor olsa da benim içime bir ılıklık yaydığını kesinlikle belirtmeliyim,izlerken hiçbir şekilde yormayan izleyişimi bitirdiğimde ise içime huzur bırakan bir film olmuştur Whisper Of The Heart ve kim bilir daha neler fısıldamıştır dahası fısıldayacaktır Shizuku'nun kalbi o sımsıcak Seiji'yi yüreğinde hissettiği sürece...

0 yorum:

Yorum Gönder