19 Nisan 2010 Pazartesi | By: Squaw

Ocean Waves


İçe işleyen 'Veda'lara ,aynı zamanda da yüzlerde en güzel tebessümü oluşturabilecek 'Merhabalar'a tanıklık eden trenlerin yuvası bir istasyonda başlayan ilk sahnesi ile izleyenin içine işleyecek bir hikaye havası vermeyen bir Ghibli yapımı,ismi gibi içimize o çok özendiğimiz 'Huzur'u bırakarak sahilden içeriye doğru kendini çekiveren bir konuya sahip.

Taku,bu istasyonda beklediği an hiç ummadığı bir görüntüyle karşılaşır,bunu kendi düş gücünün bir hayali gibi hisseder ve yıllar sonra mezun olduğu lisenin mezunlar toplantısına doğru yola çıkar,aslında bu gelişi,geçmişte ardında 'eksik' bıraktığı yaşamları tamamlamaktır,bunu o dakikalarda, ne biz ne de Taku bilmektedir. Taku,yıllar önce liseye gittiği dönemlere dönerek bize sunmuş olduğu hikayesinde,bir şeyleri anlatmaktan ziyade aslında bizi, birinci dereceden tanıklığa teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Yutaka,bu yaşamdaki üçgenin bir noktasını oluşturmaktadır.Ortaokuldan beri en iyi arkadaşı olan Taku ile hep aynı okullara gitmiş olmalarına rağmen asla aynı sınıfta okumamışlardır ama bu eksiklik,dostluklarının azalmasının aksine bu bağı giderek daha da güçlendirmiştir.İkisi de ayrı sınıfta okuyan bir öğrenci olmalarına rağmen ilginç bir tanışma şekliyle bu dostluğun temellerini atarlar.

Rikako,bu dostluğun en yoğun döneminin yaşandığı zamanda,Taku ve Yukata'nın okuduğu liseye yeni nakil olan bir öğrenci konumundadır.İlk görüşte aşk havasından çok hoşlanma duygusuyla onu benimseyen Yukata,bu duygularını Taku'ya net bir şekilde anlatamaz,bu sahip olduğu karakterinin özelliğinden kaynaklanan bir durumdur.Zamanla bu üçlü arasında birçok şey yaşanacak ve lise hayatlarının son buluşundan sonra üçü de ayrı üniversitlerde hayatlarını sürdürecektir.Yaşanılan bu ayrılıştan 1-2 yıl sonra herkesin beklediği mezunlar toplantısı gerçekleşmek üzeredir.

KÜVETTE UYUMAYI SEVEN BİR ERKEĞİ ARAMAK~~
Tüm sakinliği içinde barındıran Ocean Waves,her yönüyle beni kendine bağlayan bir film oldu.Her zaman yapımlarına çok sıcak baktığım bir Ghibli yapımı olmasıyla zaten benden torpilli konumundaydı ve bu torpili sonun kadar da hakettiğini savunduğum bir film olarak devam edecek.Konusunun işlenişi ve yaşanılan şeylerin sakinliğiyle izlerken beni stresten uzaklaştıran böyle filmleri ara ara izlemeyi çok seviyorum.Bu sakinliği de en iyi yaşatan Ghibli,beni bir kez daha yanıltmadı.

Çizimlerinin değişikliğini göz ardı etmemi sağlayan konusuyla,son zamanlarda izlediğim yarım yamalak (2. ya da 3. sezon beklemekle geçen bu ömrüme) animelerin üstüne ilaç gibi geldi diyebilirim.Sonu için büyük endişeler taşıdığım zaman zaman da gidişat da sekteye uğrayacak hissini yaşamaktan çekindiğim için gözüm kapalı izlemeye başladığım bir filmdi diyebilirim çünkü her filmini içime sindire sindire izlediğim Ghibli,beni bu tür düşünceler konusunda hiç hayal kırıklığına uğratmamıştır.Kendilerini Miyazaki filmleri sayesinde tanıdığım ve bu tanışıklıktan sonra,içinde kendi esintilerinin yer aldığı filmleri izleme hevesini her daim taşır oldum.

Ocean Waves filmi de bu düşüncelerden nasibini alan bir film oldu,müzik yönünde zayıf kalan ama bu zayıflıklarını içerisinde barındırmış olduğu,güzel ve özel diyaloglarla üstünü boyayabilen başarılı bir yapım.'Ocen' kelimesini görünce sık sık karşılacağım 'Deniz' manzaralarını aramadı değil gözlerim ya da kıyıya vuruşun seslerini ama bana vermiş olduğu o dalgaların içinde barındırdığı ve anlatmak istediği her şeyi sunuşuyla bu eksiklikleri göz ardı edip de bu filme torpil yapmamı sağlamadı değil.

Konusu olsun,karakterlerin özü olsun daha doğrusu iki erkek arasındaki çok güzel işlenmiş olan o 'Dostluk' olsun,beni her yönüyle kendine çekti diyebilirim çünkü genellikle iki bayan karakterin derinlemesine işlendiği dostlukların çıktığı anime yapımlarından,kendini bahsettiğim bu özelliğiyle sıyırmayı başarabiliyor,üstelik bu sıyırışı da çok başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.Özellikle de Taku ve Yutaka arasında geçen o son,aslında benim 'İlk sohbet' gözüyle baktığım diyaloglar çok güzeldi,dostluğun derinliğini ne kadar güzel de işlemişlerdi o diyalog çerçevesinde.Hele bir de şu 'Küvette uyumayı seven' bir erkek arama meselesi yok mu,bir o kadar garip gelen bir cümle olsa da aslında içindeki anlamı ne kadar da güzeldir,kim ''O''nu aramaya gitmek istemez ki?

6 yorum:

suspiciousninjagirl dedi ki...

çok merak ediyordum, iyice izlemem için fişekledi bu yazı teşekkür ederim. Ghibli yapımlarını ben de çok beğeniyorum, hayatın ta kendisi gibi oluyor anime movieleri.

Squaw dedi ki...

Ben Ghibli yapımlarıyla Miyazaki sayesinde tanıştım aslında,her ne kadar bu film Miyazak'nin filmleri gibi hayal gücü içermese de izlenmesi taraftarıyım çünkü gerçek yaşamdan kesitleri bize sakin bir dille sunan çok hoş ve huzurlu bir film,böyle filmleri hayatıma sokmayı seviyorum açıkçası :)

Yorumlarından edindiğim izlenimlerime göre hemen hemen yakın zevklere sahip olduğumuza karar verdim eğer izlemediysen Ghibli'nin müzik yapımlarına da uğramanı öneririm,hoş ben daha bir tanesini (On Your Mark) izledim ama hayran kalmadım değil sonuçta Miyazaki'nin parmağı var işin içinde :D

suspiciousninjagirl dedi ki...

Evet ben de yakın ve samimi bulduğum için takip ediyorum :)
Miyazaki'nin birçok animesini izledim ama ghibli sanki miyazaki'yle daha anlamlı senin de dediğin gibi.

Yakında The Borrower Arrietty'le geri dönüyormuş Miyazaki :) Borrower eski bir hikaye ve batı kültürüne ait olsa da, ben miyazaki yorumuyla güzel olacağına eminim.

Squaw dedi ki...

Teşekkür ederim,ben de sizin blog.u takibe aldım zaten ve sanıyorum sadece bir tane var değil mi (Çevirisi Değiştirilmiş Manga adında),varsa da başka ben çözemedim sanırım,daha çok yeniyim de bu blog işlerinde :(

Ghibli,Miyazaki ile yollarını ayırdı zaten son haberlere göre,bakalım Miyazaki'siz bir Ghibli ne alemde olacak,merak ediyorum.

The Borrower Arrietty hakkında çok şey bilmiyorum açıkçası ama Miyazaki yorumuyla izlemek güzel bir keyif olsa gerek, yayınlanırsa bize de sadece izlemek düşer :)

suspiciousninjagirl dedi ki...

benim de kişisel bir blogum var aslında :)
manga blogu daha aktif olduğundan dikkat çekmiyordur. arada bir beğendiğim sevdiğim animeler hakkında yazarım, o animeler daha fazla izlensin, sevilsin diye :) istersen burdan bakabilirsin;
http://suspiciousninjagirl.blogspot.com/

yollarını ayırdıklarını bilmiyordum, öğrendiğim iyi oldu ama :)

Squaw dedi ki...

Şahsi bloğun olduğunu bilmiyordum bak iyi oldu linklediğin,izlemeye aldım ben de seni, okumak yorumlaşmak isterim tabiki de söz konusu anime olunca :)

Ben de forumların birisinde 'Anime Haberler'i kısmında okudum da daha netleşmedi sanırım çünkü öyle bilinen bir şey görünmüyor ortada.

Yorum Gönder