21 Haziran 2010 Pazartesi | By: Squaw

Hajime no Ippo:New Challenger



Ne kadar da çok özlemişim bizim Kamogawa tayfasını,sonunda özlemime cevap verebilecek bu sezonunu da bitirmiş olmanın beni soktuğu sevindirik modu ne zamandır paylaşmak istiyordum aslında ama sonunda harekete geçebildim ve üşengeçliğimi üzerimden atabildim :P

Her zamanki gibi tehlikeli üçlünün (Aoki-Takamura-Kimura) maceralarının beni keyiflendirdiği muhteşem ötesi bir sezon diyebilirim,26 bölüm olması,serinin tek eksi yönüydü bence,daha fazla Takamura hayvanlıklarını (okuyan herkesten özür dilerim ama Wizardsky adlı arkadaşımın bu sezonu izlerken bana dediği ''Takamura,insan değil kesinlikle'' cümlesine ve benim de sonuna kadar hakverdiğimi düşünürsek bu kelimeyi yazmak da doğal oluyor haliyle :D) izlemek isterdim,aldığı lakabı sonuna kadar hakettiğini bize bu sezonda çok net gözlerle sunabiliyor,Aoki daha doğrusu Aoki'nin hatunu olan Tomoko ile olan kamp macerlarından bahsediyorum elbette,kesinlikle sapıkların efendisi bu Takamura.

Takamura,aslında böyle aşağılık bir yapıda olsa da ben seviyorum adamı,nedne bilmiyorum ama bir türlü vazgeçemiyorum kendisinden,özellikle de bu sezonda,ilk kez kendisine saygı duydum hem de gerçek anlamda,maç öncesi girdiği 'Kilo Kontrolü' programında,uygulamak zorunda olduğu işkence yöntemlerinden bahsediyorum.Kim böyle kendine işkence yapar diye düşünürken,elbette ki boksu hayatının en önemli parçası yapan birisi diyebilirim,ya da tek kelimeyle 'Takamura' diye cevap verebilirim.Herkesin uyguladığı ya da birçok boksörün yaşadığı bir dramdır belki de ama benim en yakın örneğim Takamura'ydı.İzlerken sanki onun yaşadığı ızdırabı hissedebilmişçesine,katlanmak zorunda kaldığı acılar içime işledi.Gerçi Takamura'ya olan saygım,sadece bunlarla sınırlı kaldı,hele o maç sonrası röportajını duyunca,''Allah seni bildiği gibi yapsın'' demekten başka bir şey bırakmadı bana,hiçbir seçenek bırakmadı üstelik.

Ippo'nun pek bir aktivitesinin olmadığı bir sezondu,zaten bu da benim işime gelirdi,kendisine sadece annesine olan davranışlarından özellikle de ilk sezonda, sevdiği her şeyden bile vazgeçebilecek bir sevgi gösterdiği için saygı duyuyorum ama yoksa öyle saf bir karakteri asla karakter dünyama sokamam.Ha bir de bu sezonda şu yeni gelen çömezimiz olan Itagaki'ye bayıldım ama ailesi hariç,nasıl bir ailedir o öyle,doğal felaket desem,hatta Freankesteşn Ailesi bile benim için daha çekici gelebilir.Ippo'nun gittiği yemek acaba midesinde iyice yer edinebildi mi o akşam xD

Bu sezonun en güzel olayı Aoki-kaş-Takamura yaşananlarıydı bence,nasıl da bir keyif taşıyordu bana,kendimi bir an için gülmemi durduramayacak şekilde kalacağım sanarak durmaya zorladım.Zavallı Aoki ~~

Tüm bunların yanında ekrana dalıp da yumruklamak istediğim bir herif vardı;Hawk Brian.Takamura benim öcümü aldı ama yine de o nefret edilesi boksörün,basın toplantısı esnasında Koç Kamogawa'ya vurduğu an yok mu...? En sevecen bulduğum karakterlerden birisi olan Kamogawa'ma nasıl vurabilirdi,o an orda olup da karşıdaki herifi parçalamak için nasıl da delirdim,o anki hırsımı anlatabilmek için bir kelime bulamıyorum sanırım çünkü tıkandım kaldım bu noktada : )

Mangasına başlamak istediğim nadir serilerden birisi aslında Ippo ama o kadar uzun ki nasıl başedebilirim korkusuyla hep bir adım geride duruyorum.Belki bir gün o cesaret gelip de beni dürterse,kim bilir her ana mangayı da yutarken bulurum kendimi :P





0 yorum:

Yorum Gönder