1 Haziran 2010 Salı | By: Squaw

İlk Tanığım,İlk Rakibim


Geçmişe değinince bir başka oluyor sanki ortaya dökülen sözcükler,kelimeler,cümleler...

Nerden başlayıp nesinden bahsedileceğini planlarken bile bir başka duygu kaplıyor parmaklarımı,bir başka tat veriyor beynimde uçuşan harflerin esintisi.Her şey bir yana en sevdiğim yanını ortaya döksem diğer yanları eskik kalacak biliyorum,her şeyi anlatmaya kalksam asla bitiremeyeceğim bir yazıma başlamış olacağım bu kabul etmem gereken daha büyük bir gerçek.

Ne zaman tanıdığım ya da ne zaman birbirimizin hayatına girdiğimiz tarihleriyle aklımıza kazınmıştır eminim,her yenilenme yıldönümünde bir kez daha birbirimizin aklına düştüğümüzü inkar edemem.Ne zaman ben onun dünyasında var oldum ya da ne zaman o benim dünyama dahil oldu,ortak bir tarihimiz var olur.Bu da değişmeyen bir kimliktir bana ve ''O''na dair....

Benimse aklımda her zaman birlikte olduğumuz anlar kazınmıştır,her zaman iyi şeyler mi olup da iyi şeyler mi kazınmıştır düşüncelerime, elbette hayır.Yaşadığım ne kadar iyi ya da kötü şey varsa,o da birlikte yer almıştır yanıbaşımda benimle birlikte.Belki hiçbir şeyi kelimelere dökememiştir bana anlatabilmek için ama bu önemli bile değildi benim için,sadece yanımda olması bile yeterliydi, ''O''nun adının bile fısıltısı yeterli bir esintiydi beni harekete geçiren.O'na dair birçok ''an'' kazındı beynime,onu yaşatabileceğim birçok sözcük yerleşti dilime,ona sunabileceğim birçok şey için bir tek 'teşekkür' kelimesi var her hali hazırda hiç çekinmeden söyleyebileceğim.

''Hiç rakiplerim çıkmadı mı hayatımda?'' diye soracak olan olursa,çıktı hem de öyle biri çıktı ki ona 1-0 yenik başlamıştım hayatım(ız)a...İşin güzel tarafı da O'nu asla o rakibim olmadan düşünemedim hiç,düşünemezdim de çünkü biliyorum ki ben nasıl O'nu birçok şey için yanımda istiyorsam tek takibim de O'nun için aynısını ifade ediyordu hatta benim için bile....İkisini ne maddiyatım için istedim hep yanımda ne de bir çıkar peşinde koşmak için, ben O'nun en çok bende oluşturduğu kendi yansımasını sevdim,en çok O yokken oturduğum ve koyu sohbetlerin döndüğü anlar da O'nun silüetini düşleyerek yaşadığım özlemimi aradım.Dilinde birçok şeyin kızgınlığını yaşasa da zaman zaman aslında yüreğinde pişmanlığını saklıyordu bilirim.Bana,bakışlarını sunduğunda aslında şiddetli bir fırtınayı durdurmak isteğini sunmaktı istediği bilirim,hatta bana kızdığı anları ya da darıldığı anları silip atmaktı istediği bana sunduğu en güzel ''an''ları armağan edişiyle....


Ben onun en çok bana işlediği benliğini sevdim,bana birçok kişiden daha dürüst,birçok şeyden daha sevimli melodisini işleyişini sevdim.Bunlardan öte ben O'nun, O'na dair ne varsa,dahası O'nu,''O'' olduğu için sevdim. Seçme şansım yoktu belki de ama bana böyle bir şey bahşedilseydi bile her şeyi arkada bırakıp;''İşte yine O ve O rakibim'' derdim.Böylesine içten derdim hem de....O'nun bir tek şey söylemesiyle bile kendime geldiğim an her şeyi beni korumak isterken yaptığını bilirim,zaman zaman kızdığımı yüzüne haykırırak belirtsem de o tüm bunları göze almak uğruna asla vazgeçmedi beni bulunduğum hatalarla dolu yola girmekten ya da rakibim dediğim O'nun büyük anlamlar yüklediği ve benim büyük sevgi,sevgiden de öte hayranlık beslediğim Hülyoş'unu ayrı yerde tutmayı bildiği gibi beni de ayrı yerde tutmayı bildi her zaman. Belki de bunu sevdim ben O'nda,aslında biliyorum O'nu neden bu kadar ayrı yerde tuttuğumu çünkü o benim için ''Baba'' dan daha da ötedeydi her zaman,küçükken bu şekilde düşlediğim birisiydi belki de ama zaman büyüdükçe değişiyordu,aslında o değildi değişen bendim ve benim değişimime en iyi ayak uyduran kişiydi Babam ve benim hayatımda tek rakibim dediğim,her zaman hayranlığımı en üst seviyede tutmayı başarabilen O'nun ve biz kızlarının ''Sultan''ı;Annemiz!!!


En çok da neyi sevdim diye sıralamak istesem,bu liste asla durmayacak biliyorum bunu.Ama sık sık izleme fırsatı bulduğum birçok şeyi ''An'ıya dönüştürebildiğimiz,ortak yaşanmışlıklarımız vardır. O'nu köşeye sıkıştırıp da ne var ne yoksa ortaya döktüğümüz.Ben en çok rakı masasını sevdim O'nun ve benim ortak ''Anı''mız diyebileceğim,rakı içmekten çok O'nun rakı bardağını tutuşunu sevdim,bunlardan daha çok o bardak elindeyken bana o muhteşem ötesi sesini ortaya döken cümlelerin sevdim aslında,arada Sultanı'na bahşettiği,beni en büyük kıskançlıklara, hayır aslında kıskançlıktan öte imrenmeye iten bir şairi bile kıskandırabilecek cümlelerini sevdim. Zamanında bulunduğu noktaya gelebilmek adına verdiği savaşlarını dinlemeyi sevdim,belki O'nun anlatmaktan bıktığı ama benim dinlemekten asla bıkmadığım haşarılıklarla dolu geçmişine tanıklık etmeyi sevdim en çok,alışverişe çıktığımızda nefret ettiği halde bize eşlik eden ekşi suratını izlemeyi sevdim hatta,beni bir şeye yönlendirirken sakin ama bir o kadar huzur veren anlatışını sevdim ya da bizimleyken birlikte bizi bile çoçuksuluğa itişini sevdim....Bizi bir yanına alışını ve rakibimi karşıma alarak Sultanı'nı çok özel yere oturtuğu günlerimi sevdim hatta.Aslında o çok özel yeri kendinde sakladığını,o andaki özel yerinin sadece göz boyamak amaçlı yapıldığını biliyordum ben  Sultanımız için,imrenmek için hiçbir çaba harcamadan,bu duygunun kendiliğinden bana gelip yerleşmesi bu nedenledir.

Rakibimle,asla bir rakip olmadık birbirimize çünkü O da ben de biliyorduk ki bizim ait olduğumuz yerin sınırlarını çok iyi çizmişti.O çizgiyi aşıp ne rakibim benim tarafıma geçebiliyordu ne de ben O'na ait çizgiyi aşabiliyordum ama biz asla kin duymadık birbirimize karşı çünkü biliyorduk ki bizim yerimiz silinmeyecek bir şekilde çizilmişti O'nun yüreğinde, bize dair ne varsa hiçbir kısmını atlamadan kendine hapsetmişti.Hiçbir zaman da çıkarıp atmamıştı.Böyle biriyken,ben nasıl olur da ikisine ait şeyleri atabilirdim ki...O'nu ve rakibimi nasıl ayırabilirdimki birbirinden,böylesine birbirlerine aitken araya giremezdim hiçbir zaman zaten girmeyi de düşünmedim, Hülyoş'uma nasıl kıyabilir ki bir insan,öylesine masumane öylesine değişken bir anneye...Benim  gözümde anneden öte olan Sultanım'a...


Anne' ve 'Baba' kelimesinin,benim için daha değişik anlamlar yüklememi sağlayan bir babadır ''İlk tanığım'' yerine  sahip olup da asla benim gözümde bu noktada kalmayan ya da 'Baba' etiketiyle anlamlar yüklediğim çünkü bunların hepsinden daha ötedeydi benim için,ne isimler kurup seslensem de O; aslında benim için 'İlk Aşk'tan daha öteydi çünkü o bana hayatı öğretendi....Peki ya rakibim dediğim 'Sultanımız' dediğimde,bu isim de benim için daha arkalardaydı çünkü O da benim ne isimle seslendiğimin önemi olmayan,O'nu daha da yükseltip nereye çıkarsam dediğim hayatımdaki 'TEK' kişidir,belki de 'Tek Rakibim' dir ama bunlardan daha ötedir çünkü biliyorum ki beni hatalarımla,artılarımla ya da eksilerimle kabul edecek tek yanımdır,hepsinden öte ''İlk rakibim''dir asla yenemeyeceğim....

4 yorum:

emrah dedi ki...

sanırım seni tanıyanlar yani ben gibiler bu yazıyı daha iyi anlayacaktır. çok güzel olmuş lolcum eline sağlık. öpüyorum ellerinden yekta amcanın ve hülya teyzenin ...:)

Squaw dedi ki...

Beğenmene çok sevindim lolcum,yazarken hep daha iyisini yazma düşüncesindeydim,ortaya iyi bir şeyler dökebilmişsem ne mutlu bana :)
Teşekkür ederim,kendilerine iletirim mutlaka...

seda dedi ki...

canım benim annene ve babana olan duygularını ancak bu kadar güzel anlatabilirdin... hülyo'şum ve yektoş'um da ne kadar şanslılar ki değer verdikleri kadar değer görebiliyorlar... bizler de ne kadar şanslıyız ki sizlerin sayesinde böyle değerlerle tanışıp, onlarla sohbet edip, görüşlerini paylaşıp, felsefelerini öğrenip, hayatlarına tanıklık ediyoruz... hepinizi sevgiyle öpüyorum...

Squaw dedi ki...

Teşekkür ederim Sedoş'um...
Hülyoş'um ve Yektoş'um da sizleri tanıdığı için şanslılar bence,kızlarından başka Emrah ve sen gibi 2 tane daha çok kıymetli evlatları var çünkü.

Biz de seni sevgiyle öpüyoruz canım,o sıraladığın her şeyi paylaşacağımız daha çok yıllar var önümüzde,hep birlikte olduğumuz sürece de bu tanıklıklarımız asla bitmeyecek :)

Yorum Gönder