3 Haziran 2010 Perşembe | By: Squaw

Kara no Kyoukai



Spoiler içerir.


Bir film dizinin beş tanesini ard arda sabaha kadar izleyebilmek'' gibi düşünce sağlayan  filmlerden hala  var mıdır? Cevap aslında çok basit eğer soru bana yöneltilmişse; evet Kara no Kyoukai'den bahsediyorsak vardır... 7 filmin 7'sinden de aynı tadları alabilmenin adına ne denir bilemiyorum ama benim için içerisinden çıkartıp da bahsedebileceğim bir sürü anlam vardır,hangi karakterini ele alsam o karakterin dünyasına tanıklık edebilmek adına oturup da saatleri tüketebileceğim bir film dizininden bahsetmeyi nasıl es geçebilirim ki hele birde hayatınızda en değer verdiğiniz 3 kişi hatta hayatında animeye o kadar büyük yer ayırmayan 2 dostu da bu keyifli ''an''a ortak edebilmişsem,üstelik hepimizin hayatında birbirimize dair bir ''Anı'' yapabilmişsek o film benim için daha özeldir diyebilirim...



Shiki'nin mistik gözlerinin etkileyişinden daha fazla etkilendiğim tavırları için ne anlatsam da onu hak ettiği yere getirebilsem derdindeyim aslında şu anda ya da filmlerin sahip olduğu ve benim bu muhteşem yapımda en sevdiğim karakter olan Touko'nun sigara içişinin ardında takındığı gerçek Touko'dan mı bahsetsem,hatta hepimizin (daha doğrusu biz kızların) hayatında olmasını istediğimiz bir Mikiya'dan mı...?

Konusu aslında anlatırken karmaşıklık yaratsa da,tüm filmlerden ayrılıp da sona,daha doğrusu aslında her şeyin başlangıcına biraz daha yaklaşmanın tadına değinmektir istediğim.Gerçekliğini unutmuş Shiki'nin sahip olduğu ölümcül gözlerin ağırlığında ezilirken O'na bu zayıflıkta güç veren ve benim hep özendiğim bir bağa sahip olduğu Mikiya'dır anlatmak istediğim...


Sıradan bir lise öğrencisi oldukları izlenimi veren hayat hikayelerinde, Mikiya'nın hikayesine uğramak bu animenin en tatlı kısmı diyebilirim aslında,dahası damağımda o mahoş tadı bırakan bu lezzeti tarif edebilmek hiçte kolay değilmiş.Tek söyleyebileceğim şey varsa o da Mikiya'nın hikayesinin o çok özel tadını keşfetmek gerektiğidir,hele bir de Shiki ile o özel bağı tatmak denilirse ben buna,''Tadından yenmiyor da nedir çözebilmiş değilim''derim aslında.Tüm bunları yaşayan Mikiya'nın,Shiki'yle bir gün hastane odasında hayatına girecek olan Touko'nun yanında çalışması da madalyonun diğer yüzüydü bence....Her şeyin bir düzen içinde gidiyor havasına bürünmesiyle birbir çözülen gizemleri bulmaca karelerine yerleştirimişcesine ilerleyen filmlerin karmaşık dizinininde kaybolmak istememek bir anime severin yapacağı en büyük hata diyebilirim.Hele birde o muhteşem,Yuki Kajiura'nın sesiyle daha da bir ziyafete dönüştüğü müziğin,bize sunduğu havayı solumamak hatalı bir yaşam tarzı kesinlikle...



Konusunu tek tek ele almak yerine filmlerin hepsine bir bütün gözüyle bakılması taraftarıyım,geriye dönüşümlerin bize sunulduğu kısımlarda biraz karmaşıklık sizi ele geçiriyor gibi gözükse de ben kendimi normal dizinde hapsolmuş hissetmedim değil.Shiki'nin sahip olduğu o gizemli hava,onu içine günbe gün çeken Mikiya'nın yaşanmışlığı, Touko'nun her yönden Shiki'ye o kendiyle bağdaşan repliklerini sunuşu... Hepsinden ötede olan Shiki ve Mikiya psikolojine hapsolan bölümler ve bu hapsoluşun zirveye oynadığı 5. film olan 'Mujun Rasen'dir KnK denildiğinde aklıma ilk gelen.Bir binanın sarmalında kaybolmuş karakterleri izlerken sizi de o sarmala ekleyip de devamlı paradoks yaşatan bu muhteşem ötesi bölüm nasılda  psikolojisine ekliyor izleyenin kendisini de,kendi psikolojik öğelerle hesaplaşmasını sağlayıveriyor ama asıl bu bölümde yaşanan Touko vakası sonucu kendime gelişimi asla çıkaramam aklımdan,her şey başlangıcındaki gibi kalsaydı eminim ki kendinden nefret ettirecek bir bölüm olarak yer edinecekti kendine Kara no Kyoukai tarih defterinde çünkü nasıl olur da benim 'as karakterim' dediğim Touko'm bu tür şeyleri yaşardı diye düşünmeden edemezdim kesinlikle.O her zamanki muhteşem sözleriyle elinde sigarası karşımda durmalıydı,anime tarihinin en iyi tasarımına sahip 'Kötü karakter' olarak etiketlenen Araya Souren'e yenilmeyen edasıyla...



Benim için ayrı bir yerde duran filmlerinden birisi de 4. film olan 'Garan no Dou' dur;özellikle de Shiki'nin kendi ''öz''üne döndüğü sahne tekrar tekrar izlenmeyi hak ediyordu.Shiki dendiğinde ona en çok yakışan bir temayı es geçmek istemem asla,'Kan'ın bir kadına yakıştığı başka bir karakter hatırlamıyorum sanki ya da beni o 'kanı yaladığı' sahne ile mest etti belki de,öyle mest etmiş olsa bile, kendisine böyle bir yakıştırmayı yapmasıyla benim için hep ayrı bir yerde duran kişidir Shiki...Shiki ve Mikiya'nın o çok özel bağı vardır birde beni kendine çeken,üstelik her filmde daha da derince hissettiğim ama asla gün gibi aşikar diye tabir edilebilecek seviyeye getirmedikleri,aslında öyle değildir çünkü gün gibi aşikar olmayan bir havaya sahipmiş gibi gözükse de çok aşikar görebildiğim nice bağlardan daha da kuvvetlidir çünkü içinde Mikiya'nın,Shiki özlemi vardır hiçbir zaman eksilmeyip aksine daha da güçlenen...




Tüm bu duyguları veren 6 film boyunca her şeyi beklediğim 7. filmde,daha doğrusu beklemekten ziyade içimde büyük soru işaretleri bırakarak beni öylecene kendimle başbaşa bırakan Shiki'yi,tam anlamıyla tanıyabilmemi sağlayan 'Satsujin Kousatsu' filminin beni karşılaması ve uğurlayışıyla, güzel bir noktalayışı yaşamak en güzel şey olsa gerek bu filmlere dair.




İlk 5 film için,daha önce izlenmişliğin üzerinden 5-6 ay geçse de sıfırlayıp da yeniden izlemenin keyfi daha başkaydı sanırım özellikle de ilk 5 film sonrasında hemen yeniden sahip edindiğim ısıyı,yokolmaktan alıkoyarak son 2. filmi de yaşayıp noktalamak, hele birde sonunda istediğimi alınca benim keyfimin üzerine bir keyif tanıyamam diye düşünüyorum çünkü bu keyfin bıraktığı tat hala damağımda saklıdır.Anime dünyamda sahip olduğum birçok denklemimin sonucuna kavuştuğum gibi,7. film olan 'Satsujin Kousatsu' da bana bu denklemi sunanlardan birisiydi, özellikle de Mikiya x Shiki denklemimi oluşturan ve 'The Green Mile' filmiyle kulaklarıma kazınan -kaçıncı filmde olduğunu hatırlayamadığım- o derinlemesine kendini işleyen bir şarkı vardır Mikiya'nın Shiki özlemini yaşadığı dönemde diline doladığı.

'The Green Mile' filminde ne kadar çok şey anlatmaya çalıştığı sözleriyle beni bağladıysa Mikiya'nın dudaklarında da bir o kadar anlam kazanıyordu,bana Mikiya'nın Shiki özlemini anlatarak,düşüncelerimde Mikiya x Shiki denklemimi kuvvetlendirmek adına...

7 yorum:

emrah dedi ki...

evet güzel bi seriydi. her bölüm den önce çıkan jenerik animasyon da çok hoştu.. seriye ayrı bi tat vermişti. ayrıca anime çizimleri gerçekten çok güzeldi. Touko gercekten hoştu ama insan yine de shiki sini arıyor. ( profil resmimden bellidr aradığım)

bu animeyi bize izleten, yaşatan arkadaşlarıma da burdan teşekkürü bir borç bilirim.

Squaw dedi ki...

Ahahaha plaketimiz nerde lolcum :P

Evet kesinlikle haklısın,eminim ki bu filmleri izleyenler arasında kızlar Mikiya'sını erkekler de Shiki'sini arayacaktır ama ben kendimi Mikiya gibi hissetseydim Shiki'yi kimseye yar etmezdim herhalde :)

Müzikleri zaten filmlerden bana kalan en güzel hediyedir,dinlemekten asla vazgeçmeyeceğim OST'lere sahip en güzel yapımlardan birisi diyebilirim nede olsa Yuki Kajiura o muhteşem sesini bağışlamış KnK izlerlere :)

emrah dedi ki...

ee peki sende o zaman kendini Shiki gibi hisset Mikiya'yı kimseye yar etme :P

müziklerini hatırlayamadım.:d

Squaw dedi ki...

Shiki gibi hissedersem ilk seni keser biçerim ama ona göre :P
Müzikleri sende vardı,gerçi hala dinleyemiyorsun sanırım böyle yazdığına göre xD

emrah dedi ki...

beni mi kesersin ama ben daha farklı düşünmüştüm neyse boşver kes bakalım enden değerlimiyim nolacak ki :P

ost lar var da denemedim hiç daha :)= gomplayer acmıyor

Squaw dedi ki...

KmPlayer ya da VLC media player dene lolcum, ben o programları kullanıyorum dinlemek için :)

Fibercast dedi ki...

ok

Yorum Gönder