21 Haziran 2010 Pazartesi | By: Squaw

Seirei no Moribito

Geçmişinde ölümüne sebep olduğu 8 kişi...
Bu 8 kişinin ölümünü affettirebilmek adına 8 tane hayat kurtarmanın 'Yaşam Felsefesi' yapıldığı bir seri ve bu felsefeyi,hayatında önemli bir yere taşıyan bir karakter....
Tüm bu derinliğe eşlik eden harika manzara ve ince ayrıntılarının hiçbirisinin atlanmadığı mekan tasarımlarının bize sunuluşu...

Balsa 30 yaşına gelmiş 'Badass' dediğimiz ama aslında özünde 'Badass' izinden daha büyük yaşanmışlıklar taşıyan,anaç ruhundan hiçbir şey kaybetmemiş ve Chagum'un hayatına bir şekilde dahil olan bir karakter.Ona bu yaşamında varlığıyla güç veren Tanda var birde,asla es geçemeyeceğim bir karakter olarak gönlümde yer aldı diyebilirim.Üstlenmiş olduğu 'İlaç yapımcısı ve pazarlayıcısı' etiketinden daha değerli bir yere sahip  Balsa'nın gönlünde ve benim gönlümde.Balsa,hayat felsefi edindiği ve kurtardığı yaşamlara 8'cisini de ekleyerek bu işkenceye bir son vermek istemektedir çünkü artık fiziken olmasa bile ruhen yorgunluğu günbegün artmaktadır.

Bir gün,bulunmak istemeyeceği bir yerde bulunmak zorunda kalarak,bir hayat kurtarır ama tamamen tesadüfi bir kurtarıştır çünkü Prens Chagum, üzerinde taşındığı varlıkların birden ani harekete geçmesi sonucu bir araba kazası geçirir ve bu durumda Chagum'a,Balsa yardım edecektir.Yaşanan bu olaydan sonra Balsa, kraliyet ailesi tarafından saraya davet edilir,sadece 'Teşekkür' amaçlı olduğunu düşünceseler de aslında bu bir iş teklifi içindir;Prens'in annesi,hayatının tehlikede olduğunu düşündüğü küçük oğlu Prens Chagum'u,Balsa'ya emanet etmek istemektedir,Balsa 8. kişi olarak Chagum'u görev olarak alır ve bu teklifi kabul eder çünkü Prens,yolda kurtardığında da kazaya uğramamıştır,Prens'i ortadan kaldırmak isteyenler vardır.



Balsa güçlü bir yolculuğa çıkacaktır çünkü bu seferki görevi farklıdır,peşlerine Saray Ailesi'nin en güçlü muhafızları düşecektir.Chagum için ise bu yolculuk,daha da zor olacaktır çünkü halk yaşamının hiçbir noktasını bilmeyen Chagum,nasıl davranması gerektiğini bilmiyordur.Daha da önemlisi,Balsa'nın dudaklarından; ''Sayanora Chagum'' kelimelerinin döküleceğigün gelecektir...

......Her şey buraya kadar çok normal bir seyirde ilerliyor gibi gözüküyor aslında değil mi? Evet aslında çok sıradan ve bilindik bir hikaye gibi duruyor fakat 'Yol Hikayeleri'nin bulunduğu yapımlar, anime dünyamın her zaman çok değerli bir kısmındadır.Genelinde hep bir koruyucu ve korunan bir ufaklık çıkar karşımıza ama ilk defa arka fon çalışmalarının bu kadar iyi birbirine geçiştirildiğini gördüm,karakter tasarımlarından bahsedemiyorum bile,her şeyi çok iyi tasarlanmış olduğu gün gibi aşikar,bunu en kolay olarak karakter çizimlerinden bile farkedebilirim.Elbette bu demek değildir her karakter çizimine ait seri çok iyi bir şey sunacak bize ama konu Seirei no Moribito ise ve içinde Kenji Kawai Usta'nın eserleri de yer alıyorsa,işte budur diyebilirim.

Anime yapımlarında türü ne olursa olsun,her zaman aradığım ve hiçbir zaman vazgeçemediğim bir özellik vardır;'Derinlik'....

Eğer aradığım bu özellik hiçbir şekilde karşıma çıkmıyorsa,o anime isterse tüm sitelerin en üst sırasında ilk numarayı göğüslesin,umurumda bile olmaz.Belki de bu serinin değeri bu yönden artmıştır bilemiyorum ama Jiguro ve Balsa hikayesini nasıl es geçebilirim,serinin beni içine çektiği an buydu işte,bir baba-kız ilişkisi gibi görünse de bence daha da ötedeydi,hani Balsa'nın Tanda'ya;''Yanına bir kız çoçuğunu alıp yetiştirmesi mi daha zor yoksa bir erkek çoçuğu alıp yetiştirmek mi daha zor...?'' demesiyle bile içime o derinliği sokması yok muydu....Daha sonraları Jiguro'yu bana yaşattığı sahnelerde,bu cümlenin ağırlığını dahası Balsa'nın bu cümlenin altında nasıl da ezildiğini anlamam çok kolaydı,tamamen yabancısı olduğu bir erkek çoçuğu yanına alıp da O'nu,kendi dünyana dahil etmek,onda kendi geçmişini görüp de sana bir yaşam sunan kişiyi -Jiguro'ya- özlem duymak ve onunla atıldığın ve hayatında büyük yere sahip olacak tehlikeli yaşamın izlerini silememenin ne demek olduğunu anlamak benim için çok zordu,asıl anlamak değildi zor olan,Balsa'nın içine hapsolduğu o önemli yaşama tanıklık etmekti,işte bu yüzdendir Balsa ve Jiguro adının,bende sahip olduğu yerin büyüklüğü...

11 yorum:

suspiciousninjagirl dedi ki...

ahhh çok güzeldi ya en sevdiğim anime. bir ara tekrar izleyeceğim. ne ağlamıştım ve balsa'ya ne küfürler etmiştim şu Tanda'ya yüz vermedi diye of of :D çok güzel yazmışsın eline sağlık canım :*

Squaw dedi ki...

Sorma canım ya,sonunda beklediğim bu değildi ama sanırım bu yüzden çekiyor böyle çiftler beni :)
Ama Balsa da bahsettiğin kadar varmış doğrusu, ne hatundu,ne kadar da asil bir düşünceye sahipti, o sert kabuğunun altında aslında ne kadar da merhametli ne kadar da annecil yaklaşıyordu Chagum'a karşı *-*

Ayrıca yazıyı da beğenmene çok sevindim canım :)

evvah dedi ki...

hmm ben de hangi seriye başliim diye arşivimdeki animeleri karıştırıodum,,,, yazını okudum ve yeni serim budur:) bi de tamamladıktan sonra kritik için uğrarım:)

Squaw dedi ki...

Öncelikle gecikmeli cevap için kusura bakmamanı diliyorum evvah :)

Özellikle de bitirdikten sonraki yorumlarını bekliyorum çünkü son zamanlardaki kalitesiz serilere inat içerisinde barındırdığı çoğu şeyi izleyene çok güzel yansıtabilen nadir serilerden birisi,bence izlememek büyük bir kayıp olur böylesine kaliteli bir seriyi,umarım sen de büyük bir keyif alarak noktalarsın :)

evvah dedi ki...

destansı bir hikaye, fantastik öğelerin hem çok yoğun hem de abartılmadan kullanımıyla güçlenmiş, muhteşem mekan tasarımlarıyla nefes kesici bir atmosfer, pirinç tarlaları içinde kusursuz yönetilmiş dövüş kareografileri, süper karizma avcılar! şamanlar kahinler ve içine şeytan yumurtlamış bir prens! bu saydığım öğeleri bir kenara bırakıyorum ve Balsa gibi bir karakter diyorum! bir solukta 7 bölüm izledim. normal şartlarda bu kadar üstüste bölüm beynimi sulandırır ama,, cık hiç bi yorgunluk olmadı bu bile nasıl bir seriyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor sanırım,,,, şimdiyse feci halde jiguro'nun hikayesine nezman sıra geleceğini merak ediyorum,,,, merak beni öldürmeden izlemeye devam edecem galiba ,,:):) ve sana binteşekkür şimdiden :)

Squaw dedi ki...

Uwww,içimde ne varsa seriye dair ortaya döküvermişsin evvah,öylesine güzel öğeleri sıralamışsın ki hangi birini ele alsam diğeri öksüz kalır emin ol!

Balsa (ve türevleri olan badass -Oscar,Saber,Shiki gibi- hatun karakterler) benim kilit kelimem gibi bir şeydir anime yapımlarında, hem anaç hem duygusal hem de geçmişinin onu getirdiği noktayı asla inkar etmeyen asalete sahip varlıklar.Balsa da öyle bir hatun işte,geçmişinde ölümüne sebep olduğu 8 kişi yerine 8 kişinin hayatını krutarmak adına yola çıkmış.Bu noktada zaten Jiguro giriyor devreye,Balsa geçmişine tanıklık ettiğinde beni çok daha iyi anlayacaksın ki ikisinin hikayesinden apayrı bir seri daha çıkabilirdi ama böylesi daha güzeldir aslında,geçmişe dönük yaşamın sunulması :)

Sana iyi seyirler diliyorum ve rica ederim,asıl ben önerime ve yorumumu dikkate alıp da değerlendirdiğin için,ayrıca böylesi güzel yorumlarla bana geri döndüğün için umarım seri noktalandığında,fikirlerin değişmez artı müziklerini de es geçme sakın,Kawai Kenji Usta'm var içinde çünkü :)

evvah dedi ki...

agh müziği anmamışım evet, şöyle söyleyebilirim sanırım ghost in the shell innocence'ın müziklerinden sonra ustanın en iyi işi diyebilirim :) gitgide artan davullar ve senfonik öğelerin büyüleyici kullanımı! ben bu hızla gidersem yakında tamamlancak seri, şşşööyle içimde ne varsa dökerim ozman :D (ve her bölümde yepyeni büyüleyici unsurlar devreye giriyor)

evvah dedi ki...

sanırım en hızlı bitirdiğim seri bu oldu :) bir tane bile gereksiz sıkıcı bölüm olmadan firesiz tamamladılar. nahji şarkısı hala kulağımda. jiguro ve balsa'nın hikayesi çok etkileyiciydi gerçekten. ben de senin gibi başlı başına sadece jiguro balsa hikayesinin dopdolu bir seri olabileceğini düşünüyorum. karakter tasarımları öyle güzeldi ki mesela Jiguro'nun yüzündeki hüzün her karede baş döndürücü etkideydi. yapımcılara tek şikayetim heralde Jiguro'nun daha çok yer alması yönünüde olurdu:)ana hikayeden bağımsız bölümler bu tip serilerde sıkıcı olabiliyor ama hepsinin ayrı güzelliği vardı, balsa'nın kaplana dönüştüğü bölüm nefisti mesela, chagum'un mo jin zen oyunu üzerine olan bölümü bile karakter gelişimi yönünde çok önemliydi. hmm bi de şaman toragai kadar hem güçlü hem de eğlenceli bir karakter yapmak başlı başına bir başarı diye düşünüyorum:) not verecek olsam sanırım puan kıracak bir yer bulamazdım 10 üzerinden 10 diyorum! :)

Squaw dedi ki...

Öncelikle gecikmeli cevap için özürlerimi iletiyorum evvah..Kepenk indirme durumunda gibiyim bu ara net konusunda :)

O yüzden de 2 yorum ardarda olmuş vaziyette ve ben de ikisine birlikte cevap vermeyi uygun gördüm;ben Kawai Usta'yı ilk kez ,büyük bir fanı olduğum Fate/stay Night serisinde tanımıştım,bir seriye bu kadar uygun müzikler yapıştırılabilir mi diye hayranlık duyduğum kişiyi araştırdığımda karşıma çıkan isim de Kawai Kenji adını gördüm ve o andan sonra kendisine büyük saygı duydum, dinleme listelerimde de hep ilk sıralarda yerini aldı çünkü benim en sevdiğim tür olan enstrumantal türe hizmet ediyordu.

O bayıla bayıla bahsettiğim ve bahsetmekten de hiç usanmadığım Jiguro-Balsa öyküsü vardır, izlerken bir taraftan ağladığım,gözyaşlarımı durduramadığım ''an''a sahip sahnelerdi,öylesine olan aslında çok aşırı özellikleri olmayan bir bölümdü ama gel gör ki Balsa'nın yaşamına yön veren bir adamdı Jiguro ama hepsinden öte en sevdiğim karakter tipine sahip olan 'Dürüst' ve 'Olgun' bir karakterdi,nasıl sevilmesin Jiguro :)

Balsa,zaten özünde kaplan olan bir hatundu ki bunu izleyiciye çok güzel yansıtabilmişlerdi ve o kaplanı bir kediye döndüren de sanırım ya Tanda idi ya da geçmişten gelen hayalete sahip olan Jiguro idi hatta yaşına rağmen tüm olgunluğa erişme adına yaşadıklarından çıkardığı dersi bünyesine depolayan Chagum'du,hangisiydi bilmem ama benim için en sevdiğim özelliklere sahip asaletin her türlüsüne sahip sevilesi bir hatundu Balsa...

evvah dedi ki...

ben de az biraz tatil moduna girdim tam bir animobur oldum diyebilrim :) hmm mesela durara!'yı izledim bile, seri hakkında şöyle söyleyebilirim,, öyle bir ilk 12 bölüm var ki karşımızda onu izledikten sonra herhangi biri sonraki 12 bölüm hiçbişeye benzemiyo seri ellerinde patladı faln filan bi milyon tane laf etse de ilk yarıyı izleyen 24e tamamlar seriyi.

mutlaka izle diyorum gerçekten ilk yarısı çok ama çok zekice yazılmış ve yönetilmiş baccano'yu sollar cinsten bir ilk 12 var:)

gelelim diğer yarısına, bariz bir düşüş olduğunu söyleyebilirm, aşırı didaktik bölümler sıkıcı kurgu olan bölümler, karakterlerin ilk 12den sonra çok geliştirilemeyişi, yan karakterlerin beklenilennin aksine hiiiç ele alınmayışı ve tatmin edici bir sona kavuşmaması gibi unsurlara rağmen zaman kaybı da demek içimden gelmiyor. o kadar çok malzemesi olan bir seri nasıl oldu da bu ekibin elinde kendini geliştiremeden sonlandı merak eeder dururum. neyse sen izle kritiğini yaparız :)

Squaw dedi ki...

O tatil modunda,animeoburluk ayrı bir keyifli oluyor,şu an bende aynı moda sahibim, anlayabiliyorum o durumunu ve sana iyi tatiller ve bol anime keyfi diliyorum :))

Tamam o halde,geri kalan kriterleri o seriye saklıyorum ;)

Yorum Gönder