23 Ağustos 2010 Pazartesi | By: Squaw

Fruits Basket (Manga)





KÜNYE
Tür: Manga
Cilt Sayısı: 23
Bölüm: 136
Yıl: 18 Haziran 1998 - 20 Kasım 2006
Tür: Drama, Romantik, Komedi, Okul, Shoujo, Doğaüstü Güçler
Yazar/Çizer: Natsuki Takaya
Yayımcı: Hana to Yume




Sonunda tüm heveslendirmelere yenik düşüp noktalayabildim böylesine muhteşem olan bir güzelliği. Anime serisini izlemiş olduğumdan dolayı az çok konuya hakim olmanın verdiği rahatlıkla ilerlerken manganın animeden koptuğu noktaya ulaştığımda bu rahatlığın gereksiz olduğuna karar verdim çünkü beni düşündüğümden de öte güzellikte bir ilerleyişin beklediğini anlamış oldum ve böylesi bir güzellikle geç buluşmanın pişmanlığını yaşadım. T_T





''Uzun, uzun zaman önce Tanrı, bir akşam yemeğine hayvanların hepsini davet etmeyi kararlaştırdı ve hepsine seslendi, "Yarın gece sizi eğlenceye bekliyorum, geç kalmayın!" dedi.



 Yaramaz Fare, haberi duyduğu zaman, komşusu kediye bir numara oynamaya karar verdi. Fare, Kedi'ye partinin yarından sonraki gün olduğunu söyledi. Ertesi gün hayvanların hepsi kutlama için sıralandı. Fare, partiye ineğin üstüne binerek geldi. Herkes aptal kedi dışında harika bir zaman geçirdi. Kedi tüm şeyi kaçırdı.''





Anime serisini izleyenlerin bildiği üzere ana konu Çin Zodyak Takvimi'ndeki 12 hayvanın lanetini bünyesinde taşıyan Sohma Klanı üzerine kurulu. Küçüklüğünde yukarıda bahsi geçen hikayeyi dinleyerek büyüyen Tohru, annesini trafik kazası sonucunda kaybetmesi üzerine, büyük babasının da akrabalarında kalacak olmasından dolayı şahsa ait bir arsada çadırda yaşamını sürdürmeye başlar. Yeni yaşamına alışmaya çabaladığı dönemde küçüklüğünden beri hayranı olduğu 12 Çin Zodyak Takvimi üyelerine ait maketlerin yer aldığı bir evin yanından geçer. Bu esnada evin sahibi olan Shigure çıkar karşısına ve bu hikaye üzerine sohbete dalarlar, tam o anda da hiç ummadığı bir sürprizler karşı karşıya kalır Tohru: Prens'in yaşadığı evdir bu.  Yaşanılan bu andan sonra ve yaşanan birkaç şeyden sonra Tohru da ev işlerini yapma konusunda anlaşarak buraya yerleşir. Zamanla köpeğin lanetini taşıyan Shigure, farenin lanetine hapsolmuş Yuki (hamster'ım benim) ve bu aile tarafından farenin oyunuyla 'Tanrı'nın Ziyafeti'nin dışında kalmış olan kedinin lanetine sahip Kyo ile birlikte yaşamını sürdürecektir. Çok geçmeden Tohru, Sohma'ların taşıdığı laneti öğrenir çünkü laneti taşıyan bireyler karşı cinsle kazara bile olsa sarıldıklarında ya da heyecanlanıp ortama ayak uyduramadıklarında lanetini taşıdıkları hayvanın şekline bürünmektedirler, üstelik geri dönüşleri tamamen çıplak şekilde gerçekleşmektedir.



Tohru'ya bundan sonrasında klanın içine iyice girmek düşer. Elbette bu kolay olmayacaktır çünkü klan lideri Akito gibi bir kötülük kraliçesi bu kalenin merkezinde yer almaktadır. Haliyle klan lideri olduğu için de herkes ona tamamen karşı gelememekte, isteseler de bir şey yapamamaktadırlar. Lakin her şey zamanla değişir çünkü klan üyeleri bu lanetle yaşamayı öğrenmeye başlar çünkü Tohru gibi bir karakter hepsinin ortasına düşmüştür ve çoğunun da Tohru ile bir bağlantısı vardır, olmayanlar bile zamanla Tohru'nun tarafına geçecektir. Hepsi Tohru'yu da aileden biri gibi görecek, ona zarar gelmesini engelleyecek, hatta aile olarak hep birlikte yaşamayı öğrenecektir. Bize de bu ailenin bir parçası olmaktan başka bir şey düşmez. Sizi bilmem ama ben Tohru yerinde olmayı diledim çoğu kez, hatta bugüne kadar kıskanmış olduğum tek shoujo kızı diyebilirim. Kıskandım ama nefret etmedim, sadece oturup da uzaktan onların güzel hikayesini okudum, onların yanında ben de adım adım ilerledim ve ben de bu hikayenin ortasında kaybolmaktan kendimi alamadım. ♥



Olay bu kadar basit gözükse de aslında aile bireylerinin herbirini tek tek tanıdığımızda ve içinde bulundukları dramlara tanıklık ettiğimizde manganın anime yapımından çok daha ötede olduğunu hemen farkedebiliyoruz. Zaten anime serisinde Zodyak Takvimi'ndeki laneti taşıyan 12 karakterin hepsiyle tanışamıyoruz. Anime yapımının en büyük eksikliği budur bence. Daha uzun bir yapım olup tüm karakterleri bize sunmalılardı. :( Konuyu deşmeye niyetim yok pek aslında çünkü animesinden daha önce bahsettiğim için mangaya sadece kısaca değinmekti niyetim. Herbir karakterin bünyesinde taşıdığı dramı, daha doğrusu lanetin ağırlığını ve lanetin onların gelişiminde olan iyi ya da kötü etkilerini okumak, okumaktan ziyade onlarla yaşamak manganın en güzel yönüydü. Çıktığı yıl - yanlış hatırlamıyorsam - 2007'de almış olduğu o yeri, yani Guinness Rekorlar Kitabı'nda 'En Çok Satanlar'da almış olduğu bu yeri sonuna kadar hakettiğine inanıyorum. *.*




Tv serisinde göremediğimiz ama manganın en güzel karakterlerden biri olan Rin'i ayrı bir sevmişimdir. Belki de atlara karşı olan özel ilgimden geliyordur bu sevgi ama öyle bir asaleti ve asi ruhu taşıyışıyla bile gönlümü nasıl kazanmasın? :3 Her şeyi bir kenara atan ve hırçınlığını öne sürerek gerçek duyularını gizleyişi, öyle bir hale geldiğinde de kendiliğinden muhteşem bir at şekline dönüşümü, daha da önemlisi Haru ile her yan yana gelişinde kalbimde fırtınalar estirişi...



Sadece Rin mi? Hayır, animede tanışamayıp mangada tanıştığımız ne kadar karakter varsa hepsini ayrı sevmişimdir. Hepsinin hikayesindeki o hüzün ve güzellikte kaybolmak gibisi yoktu, herbirinin hikayesinden ayrı bir hikaye çıkarabilecek güzellikteler hatta. Mangakanın bu güzellikte, yani mangasında yaydığı o aura ve manganın sahip olduğu o atmosferi yaşamak gibisi yoktu benim için. Tadına doyamadığım nadir yapımlardan birisi. Hele o muhteşem final için ne desem diye kıvranıyorum şu an, kelimelerin yetersiz kalacağına eminim. Hangi birinden bahsetsem öbürü öksüz kalacakmış gibi hissediyorum. Hepsine değinsem saatlerce yazmam gerekir, öyle güzel, öyle detaylı, öyle sevilesi. Bir insan bir manganın her chapterında ağlar mı? Okuduğu Furuba ise evet diyebilirim, hem de hiç tereddütsüz. Çok fazla bir manga geçmişim yok, hatta uzun soluklu olarak sabıkam hemen hemen çok azdır ama ne kadar artsa da Furuba'nın bendeki yeri değişmeyecek eminim. Nasıl değişsin? Onlarla birlikte başladığım lanetin izlerininin ağırlığını onlarla birlikte taşıyıp kendimi de bir Sohma kabul ettikten sonra inkar etsem de değişmeyecek bir şey bu.

Hatori beni en çok ağlatanlardan birisin sen. T_T





Karakterlerin gelişimi, zamanın ilerleyişini, lanetin neden hepsini esir aldığını, Tohru & Yuki ve Kyo'nun ortak geçmişine tanıklık etmenizi öneririm. Hatta ondan öte mangaya hemen başlayıp da Tohru'nun efsanevi annesi  ile babasının geçmişine tanıklık edin derim ama ondan önce mendil paketinizi yanınızda hazır etmeyi unutmayın. ;)

T_T 



5 yorum:

daggra dedi ki...

harika bi anime. bazen çaktırmadan eşcinsllik yapıo adiler:) olsun ben ona da güldüm. hele ki momijiii:) yer misin sıkıp suyunu mu çıkarırsın tatlılığından:)

Squaw dedi ki...

Serisini izleyeli çok oldu ama mangası apayrı güzel,animeyi sevdiysen bence mangaya da el at bir an önce,ben bu zamana kadar beklettiğime nasıl da pişman oldum mangayı noktaladığımda bilemezsin :)

Ha Momiji dendiğinde aklıma,hep o kaplıcadaki şarkısı gelir ama o şarkı ne kadar şirin ve sevecen bir şarkı olsa da Momiji dramını öğrendikten sonra seriyi 2. izleyişimde nasıl da ağlamıştım,aklıma geldikçe hala ağlarım,ayrıca mangayı okuduktan sonra Momiji sevgim bir kat hatta katbekat arttı diyebilirim,okuduysan ne demek istediğimi hemen anlayacaksındır eminim :)

daggra dedi ki...

o sıralar anime ile yeni haşır neşir olduğum zamanlardı. ilk gözağırlarımdan biri diyebilirim:)
mangasını okumadım. şu sıralar da bakabileceğimi zannaetmiyorum:( ilerde belki.

teru teru momiji:)
http://www.youtube.com/watch?v=1Lnos1gSzvw
yenmez mi bu:)
yutup açamıosan anlatırım ayarları, yaparız bi kolaylık;)

Squaw dedi ki...

Link için teşekkürler,açamazsam haber uçururum sana hemencecik merak etme xD

Mangadan bahsettim çünkü Momiji'nin gelişimi acayip işlenmiş,zaten karakterlerin zaman gelişimini çok güzel yansıtmışlar hem çizim olarak hem de kişiliklerindeki olgunlaşma olarak, zaten Momiji-Tohru arkadaşlığı hep özendirmiştir beni manga boyunca,öyle şeker bir dostum olsaydı keşke yanımda bir tane,onun gibi dostlarım yok mu var elbette ama fazlası zarar getirmez,aç gzlülüğünde bu kadarı işte :)

Teru teru Momiji,ha süper ;)

daggra dedi ki...

rica ederim;)

Yorum Gönder