20 Ağustos 2010 Cuma | By: Squaw

Kurtlar Sofrası....Çılgın Bir Anne Adayı...Gossip Girl...Kell Kell~~



Sezon sonunun en güzel zamanlarında denizi seyretmek için aracı yaptığımız kuaför ailesinin önüne atmıştık taburelerimizi,elimizde de koca bir fincan kahvemiz ve karşımızda yazınki yorgunluğun öcünü alırcasına, çığlıklarını bize duyurmak isteyen denizi seyredip sohbetimizi sürdürdüğümüz bir andı.Yan tarafta yer alan seyahat acentasından gidecekleri günün uçak biletini ayarlayan 2 bayan da sigara molası için çevrede dolaşıp gülüşüp sigarasından gitmenin verdiği hüzünle devamlı şekilde nefes alıyordı.

Kuaförümüzün bir anlık laf atışıyla yanımıza gelmeleri bir oldu ve koyu sohbet onlarla ve kuaför arkadaşımız arasında başlamıştı bu kez.Güldüğüm ve girmem gerektiği 1-2 noktada ben de dahil oldum sohbete elbet.Sonra biletler ayarlandı ve bayanlar yanımızdan ayrıldı,ayrıldı ayrılmasına da ne çok güldüğümüzü hala hatırlarım çünkü 'Çılgın Kell' yanımıza dahil olmuş ve bünyesinde büyük bir sevimlilikle taşıdığı çılgınlığı bize de yansıtıyordu sohbetlerinde.


Tanışıklığın sadece 'o an'dan ibaret olacağını düşünen ben telefonuma gelen; akşama bir yerde takılalım diyen 1-2 arkadaşımın mesajıyla akşam planımızı gerçekleştirmiştim. Sezon sonu yazlıktaysanız -en azından bizim yazlığın bulunduğu yerdeyseniz- evinizde net yoksa ve stokladığınız seyirlikleri de tüketmişseniz yapabileceğiniz tek şey vardır akşam planlarınızda, sahibinden tutun da en köklü müşterisine kadar tanıdığınız bir barda vakit geçirmek en iyi aktivitedir çünkü bar,barlığından çıkmış bir ev ortamına bürünmüştür,hatta sezonda hiç gerçekleştirmeyeceğiniz şeyleri yapabilirsiniz,mesela bar taburesinde oturup kart oynayıp çayınızı ya da kahvenizi yudumlayıp,personel diye yaftalanan tüm arkadaşlarınızla koyu sohbetlere dalabilir,bar ortamında hiç çalınmaz asla duymadım dediğiniz ne kadar dandik şarkı varsa çalabilir hatta müşterilere eğlence olsun diye dj kabininde siz yer alıp 1-2 parça çalmayı bile deneyebilirsiniz.İşte öyle bir akşam bizi bekliyordu.


Barda bahsettiğim türde vakit geçirdikten sonra kapanışa 1-2 saat kala yanımdaki herkesin pistte saçmalık yapmaya gittiği bir an yalnız kalmış bar taburemde pinekleyip barmen arkadaşımla,yazın geçen sıcak dedikodularını alırken,birininin beni itercesine bar tabureme yerleşmeye çalıştığını farkettim,hoş ne kadarını yerleştirebilirse o tabureye artık :D.Bizimklerin bir şakası sanarak yanımdakini itiverdim,gelen bir çığlıkla yanıma doğru döndüğümde,ilk defa yanıldığım bir duruma tanıklık eder buldum kendimi çünkü gündüz geçen anın sadece o yere ait olduğunu düşünüp de bir daha asla konuşmayacağımızı sandığım Kelly karşımdaydı ve benim onu hatırlayıp hatırlamadığımızı eğer hatırlamadıysam gündüz o yerde geçen andan bahsedişini duydum. Hayatımın en büyük yanılgılarından birine tanıklık edeceğim sürecin başlangıcıydı 'o an'.....



Kell,30'lu yaşlarındaydı, konuşmayı çok severdi, çılgınlığı ise konuşmaktan daha çok severdi çünkü O'nun 'Çılgınlık' anlayışı; eğlencenin dibine vurmak ve bulunduğun anı hiçbir hesap yapmadan doyasıya yaşayıp o ana en yakın tanıklık eden kişi olmaktı,bir o kadar da yakışırdı kendisine çılgınlık,'Keşke yapmasaydım' demektsense 'İyi ki yapmışım ama kötü yapmışım' demeyi tercih eden gruptaydı ama gel gör ki Türkiye sınırları içerisinde 'Kurtlar Sofrası'nda Kell'in çılgınlık anlayışı, O'na belli yaftaları yapıştırmalarını sağlıyordu,o her ne kadar umursamasa da bunlardan kaçamıyordu maalesef,biliyorum ki sevmiyordu bu tür şeyleri ve onunla gezen biri için de,o yaftalardan nasibini almak kaçamayacağı bir durumdu.Fakat Kell için çılgınlık anlayışına ters gelen çok şey de vardı,üstelik o kadar ters geliyordu ki aşırı davranışları için kuzenine ''Little Bitch'' diyebilen bir teyzeydi O. Geceyi; çekilen resimler,alınan mail adresleri,msn adresleri ve tel numaraları aktivitileri sonucu tamamladık ve geriye kalan 2-3 gün içinde görüşme dileğiyle ayrıldık birbirimizden.Benim gözümde bu alışverişlerin hepsi geleneğin getirisi birer törenden başka bir şey değildi,ikinci kez yanılışıma tanıklık ettiğimi çok sonra öğrenecektim elbet çünkü Kell'in gidişinden sonra mail kutuma gelen bir mesajımda uzunca içeriği görünce baştaki ismi garipsemiştim, Kelly.... Yazan mail.de ne olabilir ki diye göz atmaya başladığımda birçok şeyi barındırdığını farkettim,uçak yolculuğundan,döndüğü ülkesi İrlanda'da hayatına nasıl başladığından ve anne babasının her şeyinden,iki dostun konuşabileceği ne varsa hepsini anlatmıştı tek bir mail.le bana.Uzun uzadıya süren mail.leşmeler sonrası bir de msn sohbetlerine geçiş yapmıştık,işte o dönem birbirimize 'gossip girl' demeyi uygun gördük çünkü ortak ne kadar kişi varsa hepsinin fiyatını ortaya dökmüştük ve Kell artık 'Kurtlar Sofrası'nda yerini almayı bırakmaya karar verdiğinden bahsetmişti bana.Ondan sonra da sadece internet üzerinden süren bir arkadaşlığımız olmuştu ve hala olmakta,geçen 2 yılı aşkın  sürede ne kadar sevinci,hüznü ve yaşayışları varsa beni de ortak etmekten çekinmedi hayatına.

Her Noel zamanı ve yaz tatillerinde beni davet etmekten,hatta beni heveslendirmek için yolladığı nice eğlence fotolarından hiçbir zaman bıkmadı Kell,hala bıkmıyor da :) En son kışın belli aralıklarla gelen birkaç mesajı vardı facebook üzerinden,önce üni.de gerekli bir alanı bitirdiğinden bahsediyordu,sonra yeni bir sevgilisi olduğu ve çok iyi anlaştığını büyük bir mutlulukla yazıyordu ve onun profil linkini eklemeyi de unutmamıştı mesajına.Her ikisi de profillerini birbiriyle ve ortak arkadaşlarıyla geçirdikleri güzel anlarla doldurmuştu,kendi adıma sevinir gibi büyük bir mutluluk hissettim.Uzun sürmesi dileğimdi elbet ve bu dilek ulaşmıştı yerine sanırım,hala o kişiyle süren beraberliğinin getirisini haber veriyordu dün gelen son facebook mesaj kutuma bıraktığı notunda...'Kell,Kell'' diyorduk biz yakın çevresi ona;bir tekerleme söyler gibi 2 kez yinelerdik adını ve hoşuna giden şeydi Kell'in,Ocak ayı içerisinde anne olacağını yazmış,tanıdığım en çılgın anne adayı Kell.Bir kez daha yanılgıma tanıklık ettiğim o güne gitti aklım,beklenmeyen bir yaşanmışlıkta, öylesine edilen bir sohbetin böylesine ilerleyleyişi....

Belki bir gün bitecek bir arkadaşlık bizimkisi bilemiyorum gelecek ne gösterecek çünkü 2 yılı aşkın süredir gelmiyordu artık Türkiye'ye,orda mutluydu üstelik ne diye gelsin ki 'Kurtlar Sofrası'na....Gelse keşke,bir kez daha diledim,bu sefer gerçekleşir mi bilmem ama 'Çılgın Anne'yi mutlu eden o adamı ve ikisine ait o meleği umarım bir gün görebilirim....

0 yorum:

Yorum Gönder