14 Ağustos 2010 Cumartesi | By: Squaw

Victorian Romance Emma


Yüzünüze çarpan bir kapının hayatınızda önemli bir anı başlatabileceğini düşünür müydünüz hiç?

Sanmıyorum ama ancak filmlerde olur dediğimiz teorimizi doğrularcasına bize kendini sunan bu sakin bir o kadar da kendine bağlayan seriden bahsediyorsak mümkün diyebilirim. Kendini 'Külkedisi' sunumuyla bize yaşatan Emma serisi aslında bu masaldan çok ötede durarak kendini apayrı bir noktaya taşıyor çünkü ne Emma,Külkedisi gibi kötülüklere maruz kalıyor ne de ev sahibi olan muhteşem karakter Kelly,Külkedisi'nin üvey annesi gibi kötülük yapmayı seviyor.




19. yüzyıl İngiltere'sinin tüm izlerini taşıyan,mistik ama büyüleyici sokağın içerisinde yer alan o sımsıcak evin hanımı ve hizmetçisi Emma ile o dönemdeki Asil'lerin apayrı yerde tutulduğu dünyaya sahip Jones'un hikayesini sunan bir yapım Victorian Romance Emma...



Emma,yaşadığı çeşitli trajik olaylardan sonra,sevimli ev sahibinin O'nu yanına alıp da kendisi için bir çalışan yapması sonucu Kelly'nin hizmetçisinden öte birlikte bir şeyler paylaştığı ev arkadaşı olmuştur.Wiliiam ise ailesinin sahip olduğu etiketi en iyi şekilde taşıyacağı düşünülen Jones Ailesi'nin en büyük oğlu aynı zamanda da Kelly'den küçük yaşlardayken ders alan bir gençtir.Geçen yıllar sonrası,kendisinde birçok emeği olan öğretmeni Kelly'i evine ziyarete giden William,ne olduğunu anlamadan yüzüne çarpan bir kapıyla kendine gelir ve kapının açılışıyla kendine yepyeni bir düzen açacağı ve hayatında önemli bir yere getirecek olduğu Emma ile ilk karşılaşmasını yaşar.




Emma,o ana kadar Jones'u,şömine üzerinde duran çerçevedeki resimlerinden tanımaktadır ve resimlerde sadece Jones'un küçüklüğüne ait zamanlardan oluşmaktadır. Küçük ziyaret sonrası Jones,o dönemin kokusunu en titiz haliyle taşıyan kıyafetini tamamlayıcı objelerini (eldiven,şapka vb.) de üzerine yerleştirerek, arabasına atlayıp evinin tutar.İlerleyen günlerin birisinde Jones,küçük ziyarette bulunduğu evin sokağında bulunan güzel bir satış mağazasında karşımıza çıkar,amacı her ne kadar alışveriş olmasa da bu mağaza, James'in günlük uğrayacağı bir mekan olacaktır çünkü Emma her gün aynı saatte,evin alışverişini yapmak için bu ünlü mağazanın önünden geçmektedir....




19 YY. DÖNEMİNDEKİ YAŞANILANLARA TANIKLIK ETMEK~~
Yaşadığım dönemin önemini her ne kadar biliyor olsam da,bana tekrar hangi dönemde ve hangi ülkede doğmak istediğim sorulsaydı gözüm kapalı 19. yy  İngilstere'sinde ya da Fransa'sın da'' diye cevap verebilirdim.Giyilen kıyafetlerin, kullanılan objelerin ve her şeyden öte sahip olunan sanatsal ve o döneme damgasını vuracak olan olayların yaşandığı anları sonuna kadar kendime işlemek isterdim,bu nedenledir ki izlemiş olduğum bu yapım için birçok noktaya değinebilirim 'Tarih' ve o dönemde iz yapacak olan 'Politik olaylar' hariç.





Seride en çok dikkatimi çeken şeylerden birisi de kullanılan aksandı hiç kuşkusuz.Her ne kadar Japonca'yı gerektiği kadar bilmesem de -animelerden dolayı oluşan kulak alışkanlığından bahetmiyorum elbette- o dönemin asillerine ve diğer kesime ait olan aksan ayrımına oldukça özen gösterildiğini belirtmem gerek,özellikle de Emma'nın sahip olduğu konuşma tarzı ve sahip olduğu kişisel özelliklerine değinmeden geçemeyeceğim,o dönemin sahip olduğu bu tür özellikler,bir karatere bu kadar güzel yakıştıralamazdı diye düşünüyorum.Belki seride gidişat biraz toz pembe olarak görülebilir ama 'Slice of Life' tarzında olup da kendini bu kadar güzel kabul ettirebilen seri nadirdir diye biliyorum. Hele birde o açılıştaki seriye çok yakışan görüntüler ve müzik yok mu asla es geçemeyeceğim türdendi.





Sakinliğiyle,izleyende bir huzur hissettiren ama işlenişindeki çekicilikle kendini sevdiren hoş bir yapım olduğunu belirtmeliyim.Daha birçok şey olsa da seriye dair değinebileceğim, çok da fazla anlatmak istemiyorum çünkü anlatırsam biliyorum ki serinin o mistik havasında varolan gizem kaybolacak,bu nedenle izleyip de Hakim karakterinin yaşanması konusunda kesinlikle çok ısrarcıyım,belki çok sıradan bir karakter belki çok alışıldık bir 'Hint Prensi' ama kim şehrin göbeğine,özellikle de kim 'Asilleri Dünyası'na fillerin araç olarak kullanıldığı bir taşımayla girer ki...



Sonuna dair az çok tahminler yürütülebilecek türden bir yapım olduğuna kanmayın sakın,sadece gözlerinizin önüne gelen o sahneye ait anları yaşarsanız,eminim ki seriden,kendinize ait birçok tat çıkarabileceksiniz.

0 yorum:

Yorum Gönder