30 Eylül 2010 Perşembe | By: Squaw

Uyku umrumda değil, Leon.Ben aşk istiyorum ya da ölüm...



'Leon' izleyesim geldi bir kez daha,son izlemiş olduğum anime serilerinden birisi olan 'GunXSword' yapımından sonra,mecha ve yol hikayesi olması dışında hemen hemen aynı konsepte sahip bir hava barındırıyor bünyesinde, seri.Finalin gidişatını da eklemek gerek diye düşünüyorum bu noktada, ikisinin finali birbirinden apayrı noktada elbette ama bu gönül Leon'un o güzelim finalinden bahsederek heba etmek istemiyor bu muhteşem yapımı,daha filme tanıklık etmemiş olan izleyici için.


Jean Reno'yu pek bi severim,Portman'ı ise daha fazla severim,Mathilda'nın bünyesinde can bulmuş haline ise daha bir tutkunumdur... İkisi (Leon ve Mathilda) arasındaki o çok derin olan özel bağ ise bu tutkumu daha da tetiklemektedir. Böyle bir bağı tekrar tekrar izlemek ise yaptığım en iyi şeydir. Aralarına giren bir saksı çiçek dışında,hiçbir şey tarafından zedelenmeyen o çok özel bağı...


Mathilda,ailesi mafya tarafından öldürüldükten sonra,akıllıca bir manevra yaparak,komşuları olan tetikçi Leon'un kapısına sığınır lakin Leon bunu duymamazlıktan gelecek bir bünyeye sahiptir.Sahip olduğu kişiliğin tabularını ilk kez yıkmaya yeltendiğinin,çok sonraları farkına varacaktır.Yaşadıkları bu başlangıç anından sonra hayranlık beslediğim bu ikilinin dünyasına adım atacak olan izleyici,ilerleyen zamanda Leon gibi bir karakterin ılıklığına varacak aynı zamanda Mathilda gibi bir yandaşın da sevecenliğini tadacaktır.


''Eğer bir kere adam öldürürsen, ömür boyu tek gözün açık uyursun...''

Çok zaman geçmişti bu filmi ilk izleyişimin üzerinden ardarda birçok kez izledim sonrasında,hala da izliyorum, bir gün bıkar mıyım bilemiyorum bu filmden ama bıkmak da istemediğim düşüncesinde bir hevesim var. Suikastçı ve yanına aldığı ufak bir kız çoçuğunun hikayesi değil aslında izlediğim,ondan daha öte.Leon'un varlığına tanıklık etmek en güzeli ya da Mathilda'nın yaşadığı travma sonrası olgunlaşan bünyesine değinmek ama hepsinden fazlası aralarındaki -her kesimin dilinde aşk diye eleştirilse de- o özel bağı zedelemeden, birbirlerini anlayabilmelerinin tadına varmak.


Afişinde her şey saklı aslında, Mathilda'nın elinde tuttuğu oyuncak ayı,Leon'daki devamlı varolan bir çiçek saksı ve devamlı ilgilenmek istediği başka bir çiçek olan Mathilda ve Mathilda'nın Leon'a;''Ve eğer benim de büyümemi istiyorsan, beni de sulamalısın.'' diyerek,sarfettiği cümleler.Her zaman için benliğimde hapsettiğim bu filmin,her noktasına değinmek/ulaşmak isterim aslında ama bunu yaparsam biliyorumki içindeki büyüyü bozacağım,bu nedenledir ki çoğu kez açar 'Shape Of My Heart' dinlerim,özellikle de Mathilda'nın hep kendinde depoladığı Leon sevgisini anlamak için...

''Ben artık büyüdüm Leon, yaşlanıyorum.''

 


4 yorum:

bakurdanevar dedi ki...

jean reno ve natalie portman bu ikiliyi çok severim bu filmi de severek izlemişimdir özellikle leon'un süt içme sahneleri ve saksıdaki çiçegi bu detayları çok sevdim ben ve filmin muhteşem ost'u gerçekten güzel bir film :) . jean reno'nun wasabi filmini de tavsiye ederim oda çok güzel ;)

Squaw dedi ki...

Aynen bakurdanevar,benim de en sevdiğim film ikililerindendir.Jean Reno'nun filmlerinin tadı ayrı bir güzeldir,Wasabi de aynen öyle.Tavsiye için teşekküler,gerçekten de hoş bir filmdi. :)

Bloğuna göz gezdirdim de Ji Sub gözümden kaçmadı,dediğin gibi 'nasıl da masum bakmış' ;)

pacihinko dedi ki...

Beni 2 3 ay etkisinde bırakmış izlediğim en müthiş drama. "I love u Leon" "cute name" "It's from Mathilda" kulaklarımda çınlıyor. Soundtrack'lerde mühiş zaten. Uzun uzun yorum yazmak isterdim çünkü şu an asıl hislerimi aktaramıyorum. Kısacası en sevdiğim 3 filmden biridir hatta en sevdiğimdir desem yalan olmaz.

Squaw dedi ki...

Çok güzel demişsin pacihinko;''It's from Mathilda'' :) Yukarıda bu filme dair olan hislerimi tam ortaya dökemedim ama ne olursa olsun içimdeki Leon tutkusu asla sönmüyor,sönmez de...

Müziklerini ise hiçbir şeye değişemem, dinlemediğim anlarda bile tınısı kulaklarımda kendini belli eder,öyle yerleştirmişim işte! :D

Yorum Gönder