26 Ekim 2010 Salı | By: Squaw

Fate/stay night:Unlimited Blade Works

Ne Fate/stay night serisine dair ne de Unlimited Blade Works filmine dair spoiler içerir.Gönül rahatlığıyla deşilebilir bir yazı oldu sanki :P


I am the bone of my sword

Steel is my body, and fire is my blood

I have created over a thousand blades

Unknown to Death

Nor known to life

Have withstood pain to create many weapons

Yet,those hands will never hold anything

So as I pray,UNLIMITED BLADE WORKS....
 
 
 
 
 
 

Keşke her fantastik temalı yapım bu kadar keyifle işlenmiş olsa,ortada canavarların cirit attığı ve kurtarıcının bir kişi olduğu -o da genelde ortalarda saf saf dolanan bir dişidir- klişe fantastik yapımlardan o kadar uzakta ki...





Tüm F/S N fanları olarak hepimizin bildiği üzere bu film Archer teması üzerine kurulu,zaten filme adını veren 'Unlimited Blade Works' bir servant olan Archer'ın Noblephantsamı'dır.Noblephantsamlar ise,bir Servant'ın diğer Servant'la dövüşürken kullanacağı en güçlü ama aynı zamanda onun kimliğini açığa çıkarak gizli silahıdır;bu kimi zaman kılıç,çeşitli bıçakların simgeleştiği güçlü bir silahken kimi zaman da mitolojiden gelen bir Servant'ın sahip olduğu yine mitolojik bir objedir.


Filme dair bir yazı hazırlayabilmem için daha doğrusu deşmem için serinin konusunu azıcık anlatmam yeterli olacaktır;her 10 yılda bir yapılan 'Kutsal Kase' savaşı yeniden ortaya çıkmıştır,bu savaşa hazırlanan 'Master'larımız (Efendi ya da Sahip diye tabir edilebilir ama Türkçe'ye geçince anlamını yitireceği için İngilizce terimini kullanmayı hak gördüm :P) hizmetkarlarını görsel şölen niteliğinde olan bir ritüelle çağırmaktadır.Rin'in büyücülük yönünün ağır basmasıyla istediği Servant (Hizmetkar) olan Saber'ı çağırmak yerine yanlışlıkla Archer'ı çağırması da serinin dönüm noktasını teşkil etmekte,bir bakıma.Tüm Servant'lar toplanmaya başladığı için Kutsal Kase savaşı şekline yavaş yavaş bürünmektedir,7 Servant ve 7 Master'ın ise yapacağı şey basittir, birbirleriyle savaşıp karşısındaki yok ettikçe,Kutsal Kase'ye bir adım daha yaklaşacaklardır lakin Servant'ları yok olan Master'larımız da yok olacak diye bir kural yoktur,sadece ellerinde yer alan büyü komutlarını korumaları yeterlidir,onları kaybettikleri an yeni bir Servant edinme şansları da yok olmaktadır,yeni bir Servant edilebilmeleri ise sadece bu savaş için var olan Servant'lar arasından seçilen kişide geçerlidir,yani Master'ı yok olmuş bir ya da çağrılmamış bir Servant için yeni bir anlaşma yapabilmektedir.Ayrıca bu bahsetmiş olduğum 3 komut büyüsünü Servant'larının istemediği ama kendilerinin istediği şeyi zorla yaptırabilmek için kullanmaktadırlar,her kullanışta bir komut silinmektedir.Seride yer alan ve o zamanki varolan yeni bir Kutsal Kase savaşında sürpriz bir olay yaşanmaktadır,her 10 yılda bir tekrarlanan bu savaşta bu kez 7 değil 8 Servant vardır.Servant'ların, bu Kutsal Kase isteği ise gün gibi aşikar bir nedene bağlıdır çünkü herbiri geçmişinde ya da geleceğinde gerçekleştirmek istediği bir dileği sunabilecektir,Kutsal Kase imkansız denilen tüm dilekleri yerine getirebilen tek nesnedir ve unutmadan bir ayrıntıyı daha ekleyelim;Kutsal Kase'ye sadece Servant'lar dokunabilmektedir.


Serinin konusuna değinmiş olduğumuza göre filme değinmeye devam edelim;


Filmin ilk saniyelerinde karşıma çıkan görüntülerin sadece kısa bir süre devam edeceğini düşünmüştüm çünkü karşıma gelen görüntüler seride izlediğim karelerden ibaretti küçük ayrıntılar dışında,neredeyse filmin tümünü kaplayan seriye ait görüntüleri izlerken yaşadığım hayal kırıklıklarını kimse tahmin edemez çünkü içimde öylesine bir tutkudur Fate/stay night serisi ve bu filmin çıkacağı haberiyle ilgili dalgalar yayıldıkça içimi nasıl bir ümit nasıl bir heyecan kaplamıştı,bunu öyle güzel yansıtıyordum ki dışa,sadece o anla sınırlı kalmalıymış bunu farkettim.Archer'ı içeren bir film olduğundan bahsettim daha önce,şimdi neden Archer temalı olduğunu ve ne beklediğimizi, seriyi izleyenler az çok bilirler.Archer'ın geçmişine, Archer'ın nasıl Archer olduğunu izleyeceğimizi düşünmüştüm,o noktaya gelirken neler yaşadığını ama özet şeklinde sunulan bir film izleyip oturduğum koltuğumda öylecene kalakaldım.



Tüm bunları kapatan bir artı aradım,gözlerim özellikle de Saber'ın o ihtişamını aradı (gerçi beyazlar içinde olan bir Saber da hoş duruyordu ama ben onun güçlü yanını izlemeyi seviyordum en çok) ya da Rider'ın tüm seksapelitisine rağmen gönlüme taht kuran çevikliğini,tamam bunları es geçtik diyelim ama geçemiyorum çünkü film de hiçbir ihtişam yoktu Caster'ın o muhteşem dönüşümü dışında ya da Assasin'in bana sunduğu o katana hareketleri dışında,Krallar Kral'ı Gilgamesh desem serideki gibi bir ihtişamı içermiyordu kesinlikle,kastettiğim ordaki kılığı kıyafeti değil elbette ordaki çıkış anı bile bir ihtişam  abidesiydi benim için....





Archer dedim,hadi birazcık Archer kurtarır beni,güya ana tema onun üzerine kurulu ya;o da beni yanılttı sağolsun,hem de ne yanıltıştı.Birazcık olsun ihtişam içermesini ne çok diledim film boyunca.Onun savaşırken takındığı Noblephantsam'ı için dile getirdiği cümleleri söyleyişi bile ihtişamın en çok yakıştığı bir ritüeldi lakin,hele Berserker ile olan savaşını hangi Type Moon fanı unutabilir ki....Film de ise ne var ne yok hemen anlatalım çabasıyla herbir konu öylesine serpiştirilmiş öylesine dağıtılmış ki ne izlediğimde elime bir şey geçti ne de dişimin kavuğunu doldurdu,ha iyi bir noktayı es geçmeyelim; Archer'ın serisinde de yer alan Emiya takıntısının ne olduğunu dile getiren bir Saber-Emiya-Archer diyaloğu filmin en iyi yanlarından birisiydi.




Filmin içeriğinde yer alan birçok olumsuzluğuna rağmen yine de kıyamadığım (bu nedenle de bu seriye ait hiçbir yapıma düşük puan veremiyorum) nadir yapımlardan birisidir F/S N yapımları, dedim ya serisi içimde öyle bir ateştir işte,burda da en iyi noktasını devreye sokmak istiyorum filme ait;seride hiçbir izine rastlayamadığımız mekan çizimleri...O kadar iyi tasarlanmış o kadar göz alıcı çalışılmış ki sanki sizde içinde yaşıyormuşsunuz da o an yaşanan olaylar yanıbaşınızda gerçekleşiyormuş hissini tadıyorsunuz.Sanki 3D teknolojisiyle sizi hapsediveren mekan tasarımları oldukça başarılıydı,başarısı da sadece bununla sınırlı kalıyordu çünkü serideki gibi ne bir müzik şöleni ne de karakterlerin ölürkenki görsel şöleni vardı.Hepimiz biliyoruz seride varolan savaş sonucu yaşanan ölümlerin ihtişamını ya da Archer'ın,Berserker ile olan savaşındaki arka fonda bizi de ateşlendiren hatta bu ateşin getirisi olarak Archer'a eşlik edercesine,''I am the bone of my sword...'' diye başladığımız ''...So as I pray,UNLIMITED BLADE WORKS'' diye noktladığımız ritüeline bizi de katan Emiya melodisini,keşke seriyi daha fazla bölüm sayısı yapıp da Archer'ı orda ele alsalardı da biz Type Moon fanlarına bu 'Ümit' kelimesinin verdiği işkenceyi bu kadar yıl uzatıp böyle kötü şekilde yaralayacak olan bir çelme takmasalardı...




Diğer yandan Lancer karakteri seride sevmediğim kadar sevdirdi kendisini bu movie ile,Ilya deseniz zaten aynı şeker (!),hem şeker hem küçük bir şeytan O,seviyorum o ufaklığı her ne kadar gözünü kan bürümüş olsa da...Caster ise şovunu çok iyi sergilemiş bu movie'de,nasıl desem kelebekleri severim ama Caster da can bulan bir kelebek gözüme daha cazibeli geldi açıkçası, hem Caster'ın gerçek kimliğine de bu movie'de daha net ulaşabildik,daha ne isteyeyim Cadılar Cadı'sı Caster'ımı morlar içerisinde izlerken o ihtişamından bir şey kaybetmek yerine daha da ihtişam ekleyen bünyesini sergilemesiyle gönlümde taht kurmayı başardı bir kez daha. Rider izlemek istiyor canım daha fazla,Saber geçmişini değil de geleceğini izlemek isterdim Gilgamesh'in tüm ihtişamıyla yine Saber'ı amaç edinmesine tanıklık etmek istiyor bu bünye, Lancer'ın hiçbir yapımda yer almayan ama movie'de bir anlığına karşımıza çıkan asıl Master'ı olan Bazzet'ı izlemek istiyorum çünkü fan sitelerinde gördüğüm resimlerde birbirlerine ne çok yakıştıklarını farkettim,Rider'ı asıl yönetenin neden hep arka planda kaldığını öğrenmek istiyorum bir de,öylesine ihtişamlı bir Servant'a sahipken neden hep arkalardan izliyor asıl Kutsal Kase Savaşı'nı?





Birçok şey var öğrenmek ya da bilsem de sıfırdan alıp da yeniden izlemek istediğim,birçok şey var beni doyurana kadar ekranımda kalmasını istediğim,her ne kadar bu yapımlara asla doymayacağım gün gibi aşikar olsa da...Beni,düşkün bir Type Moon fanı yapan Fate/stay night ismine dair birçok şeyi öğrenmek en büyük dileğim,belki imkansız belki çok uzak bir ihtimal herbir şeyi içeren bu tür isteğim ama şuna inanıyorum ki bu dilek sadece bu bünyede varolan bir şey değil,bu ismi bünyesine kazımış,bu ateşi bünyesine yerleştirmiş Type Moon fanı olan her insanevladının bünyesinde günbegün büyüyen bir istektir bu...

4 yorum:

evvah dedi ki...

offf çok büyük hayal kırıklığı oldu bu yazıyı okumam :( daha izlemedim unlimited blade worksu ama çok şey bekliyodum, tühh tüm iştahım kaçtı :)

Squaw dedi ki...

Yine de uyma sen bana evvah izle :P
En azından yazımda da belirttiğim gibi Caster ihtişamını izlemeni tavsiye ederim öyle ki onun büründüğü şu kelebek modunu daha önce gördün mü bir yerlerde bilmiyorum ama öylesi ihtişamı da ancak Caster taşıyabilirdi diye düşünüyorum :)

İşte o ihtişam;
http://i53.tinypic.com/2lqmfq.jpg

Bunun yanında sen de Fate/stay night severlerdense güzel bir haberim var,ne zaman olur ne kadar kaliteli olur bilemiyorum ama her şeyin başlangıcını anlatan ve birçok karakterin geçmişinin yer aldığı artı serideki Kutsal Kase Savaşı öncesi olan 4 Kutsal Kase Savaşı'na değinen Fate/Zero projesindeymiş sıra,bu da sün birkaç gün içinde aldığım en iyi haberlerden birisiydi ama umarım UBW gibi hayal kırıklığına uğratmaz :(

Ben ne kadar kötü de olsa bu F/S N sevgime ihanet edemiyorum sanırım xD

evvah dedi ki...

waav çok ihtişamlıymış caster :) evet fate stay night fanatiğiyim, hatta so as i pray unlimited blade works!!!! diye mırıldanarak az dolanmadım sokaklarda :D ve tabi ki izlicem ubw'yi diğer haber de şimdiden heyecanlandırdı beni :)

Squaw dedi ki...

Bilmiyordum senin de fanı olduğunu,ben ölebilirim o seri için,öyle bir ateşki türünün içinde ayrı kefeye koyduğum bir seridir F/S N sevgim,her ne kadar büyük eksiklikleri bünyesinde barındırsa da...

Zero olayı güzel evvah lakin Zero'da birçok Servant farklı karakterde çıkıyor karşımıza biliyorsun ki Servant'ların bazısı Mitolojik bazısı da Tarihi bir kimliğe sahipti,Zero'da da aynı şekilde fakat bu sefer tasarıları farklı Saber ve Gilgamesh hariç,hatta NoIsIA nick.li bir arkadaşımın servant.lardan birinin bu sefer Büyük İskender olarak karşımızda olacağı bahsinin üzere dün Novel'ına ait sayfasına göz gezdirdim Zero'nun MyAnime List sitesinde,bu sefer UBW üzüntüsünü unutturacaklar gibi bize ama Archer severlerdensen kötü haberim var Archer bu seferki Kutsal Kase Savaşı'nda yok maalesef :(

Yorum Gönder