13 Ekim 2010 Çarşamba | By: Squaw

Gun X Sword

''Şafağın Van'ı'',''Geceden Kalma Van'',''İyi Adam Van'' ,''Beleşçi Van'' gibi birçok lakapla anılan Van'ı sunuyor Gun X Sword,Van'ın yanında Wendy'i ve taş hatunlar kategorisinde olup da kendini bana nadir olarak sevdiren seksi bayan karakterlerden birisi olan Carmen 99'u...


Mazide yaşadığı olaydan dolayı üzerinden hiç çıkartmadığı bir damatlıkla ordan oraya dolaşan bir gezgindir Van,üzerinde kılıca dönüşen bir de kemeri hiç çıkartmamaktadır;yine devam ettiği bu tarz bir yolculuğunda geçiş yaptığı bir kasabada,saldırganların elinden kurtardığı Wendy'i ortak eder yaşamına,Pençeli Adam'ı arayacağı bu yolculuğunda artık bir yoldaşı da vardır yanında Van'a eşlik eden çünkü Wendy de o garip olan Pençeli Adam'ı aramaktadır.Erkek kardeşi Pençeli Adam tarafından kaçırılmıştır ve Wendy,tek bu erkek kardeşinden olan ailesini korumak için yolculuğa çıkmıştır.


Geçiş yapacakları her kasabada,Pençeli Adam'ı mutlaka tanıyan en az bir kişi karşılarına çıkacaktır hatta karşılarına çıkan bu kişiler,Wendy ve Van'ı durdurmayı görev bilerek,onları engellemek için ellerinden geleni yapacaktır çünkü Pençeli Adam bilindiğinin aksine büyük bir amacı bünyesinde barındırmaktadır.

Leon filmini izleme hevesimi ateşlendirdi her izlediğim Gun X Sword bölümü,öyleki içimde büyük bir ateştir Leon filmi,Jean Reno varsa eğer bir filmde gözüm kapalı girebilirim o filmin dünyasına,Mathilda aşkım ise daha bir başkadır,bu devrede Portman sevgimi anlatmaya gerek yok sanırım,neyse konumuz Gun X Sword olduğuna göre onun üzerinden gidelim yorumda :P

Konusunun barındırdığı -yol hikayesi, yanına aldığı küçük birisinin korumalığını vicdanen üstlenip de hiç duygusal birisi değilmiş havasına bürünen ana karakter ve yollarda birlikte binbir çeşit karşılaşılan maceralar- tüm özellikleriyle izleme listeme aldığım bir yapımdı seri.Normalde mecha yapımları severim -her ne kadar ilk anime izlemeye başladığımda sevmeyeceğimi düşünerek uzak durduysam da- fakat nedense bu tür temaya sahip bir seride eğreti olduğunu düşünüyorum,bilimkurgu ya da mecha özelliğini katmasalardı seriye eminim ki daha iyi bir yerde olacaktı.

Seri ilerledikçe konu ve işleniş bambaşka bir boyuta taşınıyordu, mechalarla yapılan savaşlar,dünyayı kurtarma hevesi ama hepsinden öte geçmişten gelen bir öç alma isteği ve geçmişte kalan aşkları unutamayıp da yeni gelecek olan yaşamları elinin tersiyle itmek ama tüm bunların yanında dışarıdan aşk gibi gözükse de (belki Wendy'nin Van' a karşı hissettiği Mathilda'nın Leon'a duyduğu o çok özel olan bağın havasını taşıyordu) ben aşktan daha öte olduğuna inanıyorum.Her zaman bu tür bağlara özenmişimdir bu tür yapımlarda,eğer ortada bir yol hikayesi varsa mutlaka ana karakter yanına aldığı ufaklığa karşı çok özel bir bağ besler ya anaçlıktır bu ya da babalık duygusuna eş değerdir benim gözümde,nasıl da Seirei no Moribito ya da Michiko to Hatchin'deki hislerse aynısı Gun X Sword'da da mevcuttu.Üstelik Van,hayatının tek amacını benimsemişken Wendy'i ilk zamanlarında sadece ayak bağı olarak görmektedir.Zaman geçtikçe Wendy'e bağlansa da bunu asla kabul etmeyecektir.


Carmen 99 var birde seriyi izlerken,en çok görmeyi istediğim karakter olarak. Carmen'de de biraz Faye (Cowboy Bebop) havası sezmedim değil ama nedense Carmen sanki kendine daha fazla mı bağladı nedir beni,erkek olsam çekiciliği etkiledi diyeceğim de bir bayan olarak kendisine hayran kaldığım nadir bayan karakterlerden birisiydi,bu nedenle de onunla daha doğrusu onun geçmişine gidilen bölümler daha bir izlenilesi gelmişti bana.


Çizimleri,yeni yapımlara göre biraz itici gelebiliyor izlerken.Müzikleri ise oldukça kötüydü sanırım ki şu an aklımda kalan hiçbir melodisi yok,bu nedenle müziğine dair pek bir şey yazamıyorum ama yol hikayesi tarzım diyen varsa ya da mecha,bir seride aradığım ilk özellik diyorsanız göz atmanızı tavsiye ederim ama mecha sevmeyenler de uğramalı diye düşünüyorum,en azından Wendy-Van-Carmen yolculuğuna siz de katılın derim.

6 yorum:

evvah dedi ki...

yazıyı okumaya ilk başladığımda cowboy bebop aklıma gelmişti, faye valentine benzerliğini eklemişsin sona zaten :) ya bu seri sanırım gungrave trigun isimlerine benzerliği sebebiyle arada kaynamış olmalı ki afişini bile görmeden geçmişim(ki çok fazla afiş görürüm)hemn indirme listeme alıyorum ve afrikada izleyeceğim animeler arasına ekliyorum :)

Squaw dedi ki...

Aslında farklılıkları çok fazla Bebop ile,gerçi mecha'yı bu tür bir yapıma işlemeselerdi Bebop'dan daha öte olurdu benim için GunxSword ama işte mecha girince eğreti diye düşünüyorum ki birbaşka yerde aynı yazıma arkadaşım Trigun çakması diye yorum yapmış bu seriye dair. Şu varki Trigun izlemedim,Gungrave izledim aslında senin de yazdığın gibi daha çok Gungrave havası sezinliyor insan,tek fark Seinen türü olmaması sanırım,ha bir de Faye havasına sahip bir hatun faktörünün noksanlığı.

Ayrıca belirtmeden geçmek istemedim Carmen nedense Faye'e göre bir fazla not almış durumda benim için,bilemiyorum ama Carmen kendine birden bire bağlayıverdi, bir de bu tür yol hikayesi olsun ya da küçük br çoçuğu yanına alıp da koruyan bir olgun olsun seviyorsan ve izlemediysen Michiko to Hatchin'i de dikkate almanı tavsiye ederim,o da hoş bir seyirliktir :)

Afrika yazmışsın da Safari aktivitesi geldi aklıma, daha önce gittin mi ya da gitmediysen yapmayı düşünmüyor musun (tabii yapmadıysan) benim yapmak istediğim aktivitelerden birisi de Safari'dir

evvah dedi ki...

senin tavsiye ettiğin animelere karşı tür ne olursa olsun izleme kararı aldım ben :) (seirei no moribito'dur sebebi)
izleyip görmek lazım :)
michiko to hatchini izlemeye başlamıştım ama bitirmeyi unuttum :D, tamamlanmayı bekleyen unutulmuş serilerden oldu, sanırım zamanlama hatası yaptım onu izlerken.aynı anda epey bi seri izlediğim bir dönemdi ondan daha çekici olanlar baskın çıkmıştı.

afrika'ya bir haber belgesel programı için gidiyorum, ilk önce Somali ardından Mali, duruma göre nijer kongo bi beş on ülke olcak gibi, hep istiyordum oraları fotoğraflamak, şansıma kamera kaydı yapmak da nasip olacak:)bunlar güzel yanları tabi ama bir de yürek dayanır mı oralara? kaç yıl eksilir ömrümden orası bilinmez,,somali hala hiçbir gelişme kaydedilmeden açlıkla savaştığı gibi 20 yıldır da iç savaş hakim ülkede,,görecez bakalım, hayırlısı..

Squaw dedi ki...

Bu şekilde düşündüğün için teşekkür ederim,ayrıca sevmen beni mutlu etti öyle güzel bir seriyi ki orda da yaptığım yorumlarda olduğu gibi her anime severin Balsa gibi bir karakter ile tanışması gerektiğini düşünüyorum.... O zaman yakalamışken hemen söylüyorum Rose of Versailles eğer izlenmediyse tabii :)

Aslında Michiko to Hatchin'de pek bir özellik yok ama nedense sevdiğim türe hizmet eden bir yapım olunca çok özellik barındırmasa da sevdiriyor kendisini sanırım xD

Haber belgesel programı demek, kulağa güzel geliyor (aslında göze okuyunca :D) Kameramanlık yapıyorsun sanırım,hep özenmişimdir bu mesleği idrak edenlere hatta dün daha önce izlemiş olup da yenilediğim bir anime yapımında çekim olayını hayatında önemli bir noktaya koyan karaktere ait bir replik vardı;''Her şeyin ardındaki gerçekleri gören kişi olmayı seviyorum...'' (gibisinden) bir cümle sarfettiğinde onlara özenme nedenimi de çözmüş oldum sanırım :)

Ayrıca senin de dediğin gibi kötü yanları üzücü ama her şey de öyle değil midir;biraz iyi(sevinmek/mutlu olmak) biraz kötü(üzülmek/hüzün) bazen de en hafifi olan arada kalma durumları vardır, bunlar da hayatın bize kendini pazarlama şekilleri :) Sana görevinde iyi çalışmalar diliyorum yolculuğun için de şimdiden iyi yolculuklar dilerim,umarım büyük hüzünler yaşamadan keyifli bir şekilde görevini tamamlarsın evvah...

evvah dedi ki...

rose of versailles'i çok duydum çok niyetlendim izlemeye ama şimdi bu tavsiyeyle izleme yolunda bir adım daha attım diyeyim :) kameraman değilim aslında ama prodüksiyonla uğraşınca işin her aşamasına hakim olmak gerekiyor, bu projede arada bir ortak iş yaptığımız bir yapım şirketine teknik destek verecektik, hmm biraz hinlik yapıp kameramanımızı safdışı ederek kendim gönüllü oldum :) bakalım hayırlısı.. güzel dileklerin için teşekkür ederim

Squaw dedi ki...

O zaman ilk işin onu izlemek olsun :P

Beni anime dünyasına bağlayan seridir diyebilirim RoV,Oscar karakteri ise kesinlikle bayan karakterlerimde ilk sıradadır, 10 kere filan izlemişimdir o seriyi, hala hariciyi takar en sevdiğim (en sevdiğim diyorum çünkü her bölümüne tutkunumdur) bölümleri açar açar izlerim,sanırım bu da benim kendime işkence yöntemim :D Bir anime yapımının tarihi özellikle de Fransız İhtilali'ni bu kadar çok sevdireceğini düşünmezdim hiç,yılına göre gerçek olaylar ve gerçek karakterlerin çok güzel harmanlandığı çok başarılı bir yapımdır.

Ha bir de unutmadan,izlediğinde yeniden yorumlarını beklerim (çünkü erkek izlerlerin sevdiği çok nadirdir RoV serisini) söylememe gerek yok artık sanırım :D

Yorum Gönder