18 Ekim 2010 Pazartesi | By: Squaw

Wonderful Days (Korean)

İlk defa bir bilimkurgu türünü,bu kadar sakin bir bakışla izledim,benden kaynaklanan bir şey değildi bu aslında,film o kadar hoş işlenmiş o kadar güzel renk ahenkleriyle bezenmiş ki ister istemez kendimi sakinliğe bırakıverdim.İlk dakikalarda bol aksiyon öğeleriyle bezeli bir yapımla karşı karşıya sanmıştım kendimi ama işte beni yanıltan yapımlardan birisi de Wonderful Days oldu,konusu belki aşina bildik bir tarzdaydı ama işte bu noktada ele alınan bir konunun işlenişindeki güzellik devreye giriyor.


İsminin anlamını bünyesinde barındıran sahneler ve ana karakterlerin geçmişine doğru gidilen yolculuğa ait dakikalar kendini oldukça sevdiriyor,yapımda kullanılan araçların ise günümüze olan yakınlığıyla gelecek bir zamanda tasarlanmış olan modernize haliyse hoş bir dizayndı,filmin çekim teknikleri ise değinmek istediğim en önemli nokta şu anda.Çizimlerine daha da kalite katan ve izlerken ekran karşısında bulunan bireye daha da keyif veren bir tekniğe sahip bu filmi,bilimkurgu sevmeyenlerin bile bünyesine katması gerektiğini düşünüyorum,evet konu biraz sığ bir yapıya sahip,mekan alternatifleri hiç yok dercesinde kısıtlı ama izlerken bu noksanlıkları kenara atarcasına görmemezlikten geliyorsunuz çünkü dediğim gibi bilimkurgu izlerken kendini huzurlu hissettiren bir kategoride yerini almış durumda;''Nasıl oluyorda silahların ve iyi-kötü tarafın savaşını izlediğimiz bir yapımda bunu hissediyoruz?'' diyenlere en güzel örnektir Wondeful Days...


Kötülerin hakim olduğu ve kendilerine yarattıkları bir dünya,makinelerin baş gösterdiği ve birkaç düğmeyle kapanan gökyüzüne sahip bir mekanda, yaşamlarını sürdüren halk,bana biraz 19 yy. dünyasında yer alan ve çoğu ülkenin yönetim şekli olan Asiller-Halk ayrımını biraz da Aeon Flux filmindeki kurguyu anımsattı film. Halkın,başında o dönemin devrimcileri gibi gökyüzüne kavuşmak isteyen bir isyancı (Shua) ve bu isyancıları yok etmek isteyen,kurdukları sistemin hiçbir sızıntı yapmamasını isteyen,askerlerin piyon olarak kullanıldığı bir merkez üssü (kraliyet sarayı xD)...Bu merkez üssünde yanlışlarla kalmış olan maziden gelen bir kadın (Jay) ve yine mazide o da yer almış,bu merkezi sistemin devam etmesini isteyen aşık bu çiftin dışında kalmış tutku dolu bir erkek....Tüm bunların birleşimi sonucu aynı yerde buluşacak olup da çarpışan karakterlerimiz....


Yukarıda anlattığım konu ne kadar da aşina olduğumuz bir tema,film dünyasında olsun anime dünyasında olsun ama daha önce de dediğim gibi işleniş,tüm temanın önüne geçip de bu sığ konuyu size unutturuyorsa,o yapım benim için başarılı olanlar kategorisine girebilir.Böylesi güzel işlenişe bir de ana müzik temasında sunulan ve karakterlerimizin arasındaki bağı bize yansıtmak isteyen o gramofondan/plaktan gelen hoş ezgiler... Gramofon diyorum farkındaysanız çünkü film yapımında en hoş noktalardan birisiydi,eskiyle yeniyi senkronize etmek.Gelecek bir dünyada yer alan eskilerden gelme bir hava,üstelik günümüzde bile yerini -değerini- yitirmiş bir obje ve hepsinden önemlisi ondan gelen melodinin sesi,bize bu noktada sunulan şarkı o kadar güzeldiki ilk dinlediğim andan itibaren film boyunca hep o şarkıyı dinlemeyi diledim hatta dinlemekten öte o şarkıyı aradım,filmin ismine ait karakterlerimizi o kadar iyi anlatıyordu ki şarkı o an yaşadığım sakinlikte beni dürten tek şeydi diyebilirim çünkü geçmiş günlerden gelen tek hatıra o sesti.



Finalinde yer alan,ana geçiş görevindeki görüntülerin güzelliğini deşmek istemiyorum çünkü biraz daha bahsedersem can alıcı noktalara gireceğimin farkındayım. Sadece bu filmle ilgili yorumlarımda tavsiye edebileceğim tek nokta ne diye düşünecek olursam, kesinlikle sahip olduğu o renk ahenklerinde kendinizi bulmanız...



0 yorum:

Yorum Gönder