20 Aralık 2010 Pazartesi | By: Squaw

Squaw ya da Ben, İkisi İşte...



Mungan demiş ya, ''Bütünlemeli çocuklarla geçti gençliğimin rüzgara verdiğim yılları dokunmaların ve iç dökmelerin vaktinden geldim.'' Ben de bütünlemeli geçtim tüm zaman kırıntılarımdan ,hatta sınıfta kaldıklarım da oldu. Kendi alanımda kilitliyorum her şeyi, belki de kendimi; Tartarus'un en diplerinde... 



Bütünlemelerim var bazen iyi sonuçlanan,  işte böylesi zamanda 'kelimelerimdir' ortaya çıkardığım en iyi silah.


Her şeyden biraz zevk almayı bilirim, bilmekten çok severim. Varolan her şeyin, biz canlılar için barındığına inananlardanım; bazen korkutucu bazen de çekici bir güzelliği olduğunu bilirim.Hher şey kötü görünse de... Mutlaka iyi bir yanı olduğunu kabul edenlerdenim, belki biraz Polyanna'yım belki biraz Polyanna karşıtıyım, sonuçta benim dünyamın eklentilerindeyim.


''Squaw'' demek, diyebilmek için çok nedenim var kendime! Kelime olarak demek/ diyebilmek, ruhumda o kadının ruhunu besleyebilmek en büyük arzumdu aslında, hâlâ da en büyük tutkularımdan birisi: Bir gün kızılderili topraklarına adım atabilmek, sanki onlardan birisi olabilmek gibi... Kelime anlamı, 'Kızılderili kadın' demek belki, o 'Ruh'a hiç ulaşamamak demek ya da anlamından herbirini kaybetmek demek, öyle olsa da olmasa da ben o ruhtan ya da o kandan birazına sahip olduğu inancını taşıyanlardanım, gün gibi aşikar bazen bu; bazen de çok uzak bir istek.




Bu noktada küçüklüğüm geldi aklıma, çoçukluğum hatta; Yakari sevgim sonsuzdu, Red Kit tutkumdan sonra. Kim bilir kaç kere atlayıp da ardından gidesim geldi Red Kit'in, onun ardından gitmeyi başaramayınca da Yakari çıkageldi hemen. Dağların tepesinden atıyla özgürce uçuşu alıverdi beni O'nun dünyasına,Red Kit'in ordan oraya Düldül'üyle savrulduğu gibi!O'nun yalnızlık sevgisine saygısızlık etmemek adına uzak durdum kendisinden,çoçukca aşkın gücü bu :)



Yakari vardı sonra, Yakari'nin kabilesinde yer alma aşkı. Şimdi olgunluğumun bilinciyle düşünüyorum da kahramanlarımın ikisi de en iyi at sürücülerinden ,beni onlara çeken at sevgim miydi yoksa at sevgimin temelini ikisi mi oluşturuyordu çözemedim, her ne kadar büyümüşlük bilincini öne sürsem de hâlâ küçük bir çocuğum.


''Squaw'' yaftasını ne zaman kullanmaya başladım ya da ne zaman bu isme kendimi yakın hissettim farketmedim hiç, yavaş yavaş değildi aslında bu çekim gücü, birdenbire alıverdi beni kendi içine. Yıllar önce okumuş olduğum, içerisinde bir tane bile diyaloğun geçmediği fakat içsel diyaloglarla her şeyin,yaşanılan her tutkunun dışa vurumunu gösteren 'Seni İçime Gömdüm' kitabıydı beni ilk kez 'Squaw' adıya tanıştıran. Kızılderili bir erkeğin dişisine karşı adını asla kullanmadığı ve her defasında 'Squaw(ım)' dediği bir içsel seslenişti okuduğum. Adını kullanmak yerine onun kendi benliğini ruhuna yapıştırmış, aşık bir 'Kızılderili Ruhu'ydu taşıdığım, keşke yaşarken sunsaydı Squaw'ına karşı olan bu tutkusunu.


Biraz hüzün, biraz da tebessüm bırakan bir kitabın ölmüş kahramanı, çekici bir 'Heroine'ydi benim için Squaw, belki de bu nedenle adımı birçok yerde Squaw olarak yaftaladım, aynı şekilde birçok zamanda.... Squaw'ı bilmek başka bir şeydi benim için, peki sen Squaw'ı bilir misin, ya beni?


2 yorum:

Suspusningi dedi ki...

Itırcım istanbulda olsaydın mecidiyeköy cevahir alışveriş merkezinin önünde kızılderililer gösteri yapıyorlar git derdim. Eğer yakında yolun düşerse mutlaka görmelisin müzikleri çok dinlendirici ve egzotik inanılmaz güzel, ben de dün gittiğimde gördüm.

Squaw dedi ki...

Ahh ahhh Enda'cım sırf bu tür etkinlikler yüzünden İzmir'de yaşadığıma üzülüyorum bazen, nefret ediyorum diyemeyeceğim çünkü bu güzel şehrim İzmir'e ihanetin en büyüğü olurdu :D Güzel bilgi için teşekkürler canım ;)

'Umarım bir gün kendi ırklarının doğduğu toprakları görmek bana nasip olur' diye dileyeyim en iyisi ben :)

Yorum Gönder