11 Mayıs 2011 Çarşamba | By: Squaw

Tarafını Seçemediğin Anlar Olur Bazen. ~ Legend of the Galactic Heroes ~



KÜNYE:
Adı: Legend of the Galactic Heroes 
Orjinal Adı: 銀河英雄伝説
Diğer Adları: LoGH, LotGH, Gin'eiden, GinEiDen, Heldensagen Vom Kosmosinsel
Kategori: OVA 
Bölüm Sayısı:  110
Tür: Bilim Kurgu, Askeri, Uzay, Drama
Yayım Tarihi: 8 Haziran 1988 - 17 Mart 1997 
Firma: Kitty Films
Stüdyo: Artland, Magic Bus
Orjinal Eser: Tanaka, Yoshiki (Hikaye), Kato, Naoyuki (Çizim), Kamoshita, Yukihisa (Çizim)
Yönetmen: Ishiguro, Noboru 






LoGH dendiğinde bir OVA yapımının nasıl olup da bu kadar uzun sürebileceğini, hatta eskiliğine rağmen neden bu kadar çok sevileceği şüphesine düşerdim hep. Şüpheden çok bu soru işaretleriyle boğuşuyordum ve bu boğuşmayı noktalamak adına seriyi en güzel, en keyifli, en doğru zamanımda hayatıma işledim. Konusu orijinallikten çok uzaktı belki (yılını baz alırsak bana göre tersi), karakterleri klişelikten elini eteğini kurtaramamıştı belki de, bana göreyse çok orijinal karakterlere ev sahipliği yapıyordu. Evet, her şeyiyle -kimisine göre- dört dörtlük değil belki, her şeyiyle bildiğiniz beklediğiniz bir seri bile olabilir. Lakin tüm bunlara inat güzelliğinden zerre ödün vermeyişiyle gelip de gönlüme nasıl yerleşmesin? Bir erkek kardeş dileğimi tetikleyen şeydi Legend of the Galactic Heroes, bir savaşın gerçekliğini kabul ettirecek güce sahipti aynı zamanda. İki düşmanın asil bir yüreğe sahip olabileceğini iddia edecek gerçekliğe sahipti hem de. Bir yaşanmışlığın, sadece iki karakter üzerinden dönmeyeceğini de işleyebiliyordu, istediğim duygusallığı da yanında getiriyordu dünyama. O dopdolu olan yan karakterleriyle de dünyamı zenginleştiriyordu. Benimse bu zenginliği kaybetmeye niyetim yok pek. *.*






Gelelim bu güzelliği deşmeye~ Yıllardır süregelen savaşlar boy göstermeye devam etmektedir, hengame almış başını yürümüş gitmiştir hatta. Askerler, ülkesi, daha doğrusu savaşın en büyük maduru olan halkı için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeden ordan oraya sürüklenmekte, halk için kendilerini feda etmektedir. Bu feda edişlerinde onları nelerin beklediğini bilmeden yola koyulmuşlardır çoktan. Bu kaybolmuşluklarında onları yalnız bırakmamak da bize düşmektedir haliyle.





Roman uyarlaması olan bu yapımda United Space Hükümeti'nin etrafında dönenleri izleriz, izledikçe de iştahımızı kabartır bu güzellik. Ellerindeki her şeyin yetmediğini anlayan insanların yeni keşiflere kalkıştığı bir dönemdir yaşanılan zaman. Uğraşılar sonucunda da kurulan bu hükümetin getirisi olan zaman değiştirilir ve yaşanılan yeni yerler, yani gezegenler türer. Galaksi İmparatorluğu yanında karşı tarafın da baş gösterdiği savaşlar kendini yavaş yavaş gün yüzüne çıkartmaya başlar ve bu savaşların ortasında parlayan iki isim vardır; Reinhard Von Lohengarmm ve Yang Wenli.






Reinheard, Galaksi İmparatorluğu'nda yer alırken Wenli de Özgür Gezegenler Federasyonu tarafında adını yazdırmıştır. Adlarını ele aldıkları her taktikte biraz daha belirginleştiren bu komutanların mücadalesi tam tamına 120 yıl sürecektir ve bu süreçte sadece savaşı veya özgürlük için verilecek olan bedeli öğretmezler bize. Ele alınan her öğede daha fazlasını öğretirler. Daha doğrusu savaşın ardında yer alan politik kimlikler, halkın hangi noktada kaldığı, her başarılı erkeğin ardından gelen bir kadının varlığını, bu savaşların sadece tek isimle yürümeyeceğini de hatırlatırlar bize. Hatırlatmaktan ziyade Reinheard ve Wenli yanında diğer önemli isimleriyle birlikte bizi alıp da o sevilesi LOGH dünyasına bırakırlar. Hal böyle olunca da izledikçe izleme isteğiyle doldururlar sizi. Siz dola durun, ben o büyüye çoktan kapılıp gitmişimdir zaten. ♥ Sizi de bu yolculuğa çıkarmak için can atmaya başladığımı bilin istedim. Kahramanlarımız bu yolculuklarında nelerle karşılaşır bilinmez ama onları dopdolu bir yolculuğun beklediği gün gibi aşikardır. Eh bize de onları bu yolculuklarında kenardan izleyip yeri geldiğinde de onlara eşlik etmesi düşer. ;)




Seriye başlarken çizim faktörünü gözardı edip serinin keyfine varmanız öncelikli tavsiyem olacaktır. Hoş, çizimleri benim için en güzel detaylarından birisidir, ne de olsa hiç solumadığım kadar nostalji havası depoluyordu bünyeme. Daha iki bölümle rengini ortaya koyma başarısına sahip bir yapımdı LoGH. Bu rengin sönükleşmesini bırakın, aksine sahip olduğu tüm ahengiyle her adımda daha da parlıyor,  o parıltı kendini daha da ortaya çıkarıyor. Birçok karakterin iç dünyasını ele alan bir yapım. Bunun yanında başka dünyaları da pencerenin diğer tarafındaki bakış açısıyla izleyicisine sunuyordu ve özünde sakladığı her yaşanmışlığı, her bir özelliğiyle ortaya koymaktan çekinmiyordu.




Ortaya serilenin yanında bir müzik konserine bile götürebiliyor sizi. Uzayın sahne görevinde olduğu, askerlerin de bir orkestra elemanı olarak yerlerinde hazır beklediği ve orkestra şefleri gibi koca bir yüreğe sahip komutanları Reinheard ve Wenli'den komutlar beklediği bir şölene sahip. Hiçbir çirkefliğin, hiçbir nefretin olmadığı, aksine asil ama aynı zamanda cesur yürekleri olan iki azılı düşman onlar. Onların yanında aynı ışığa sahip olmak isteyen birçok insanın hikayesine de yer veriyor kendi ekseninde. Her karakterinden bir hayat, her hayattan güzel bir yaşanmışlık, her yaşanmışlıktan muhteşem bir seyir şöleni bırakıyor ortaya. Her şölenden unutulmayacak bir ziyafet sunuyor hatta. Her doyum sonrası yeni bir açlık hissi de bırakmayı ihmal etmiyor. Bunun yanında her hevesten kalan tortuda yeni bir bitişin bıraktığı keyif ve bu keyfin sonunda gelen unutulmamazlık, bu unutulmamazlığın bıraktığı o acı ama tatlı hisle kalıyorsunuz. Zaman geçse bile bu hisleri silmenize fırsat vermeyecek güzellikte bir yapımdır Legend of the Galactic Heroes.




Eskiliği sizi yanıltmasın, bilim kurgu oluşu sizi şüpheye düşürmesin. Hatta kimi yerde opera etiketine sahipliği sizi geriye itmesin, askeri şöleni içermesi sizi sıkacağı düşüncesine hapsetmesin çünkü bunlara sahipken duygusallığa dair hiçbir eksiklik hissi vermiyor izleyicisine. Hesaplamadığınız dramlar yaşatıyor, beklemediğiniz gidişler yüreğinize batarken tahmin edemeyeceğiniz gelişler içinizi ferahlatıyor. Nefretin kelime anlamından fazlasını tadacağınız politik gerçeklerle yüzleşiyorsunuz. Bir seride arayıp da bulamadığınız ne varsa gerisin geri sunuyor. Aynı zamanda da beklemediğiniz, düşündüğünüzde ise etiketlerle sınırlandıramayacağınız duyguları getirip bırakıyor yüreğinize. Seçim yapmak zorunda kalacağınız anda iki dünyaya ait ne kadar karakter, ne kadar çok yaşanmışlık varsa hepsi size büyük bir dilemma yaşatıyor çünkü bu iki dünyaya ait olup da bünyelerinde depoladıkları asaletle varlıklarını kabul ettirişleri var. Bu kabul ettirişle o iki dünyaya da ait olmak istiyorsunuz bir yandan, yapımı noktaladığınızda bile o dilemma ile kalıyorsunuz. Sonrasında da baş edemeyeceğiniz bir ikilem olup çıkıyor. Squ ise hala tarafını seçememiş şekilde hem Wenli'ye düşmeye, hem de Reinheard'a doğru sürüklenmeye devam etmekte ama hepsinden öte Oskar'ına hapsolmuş şekilde bu güzellikte ordan oraya sürüklenmeye devam etmekte. :3 


♥ Oskar von Reuenthal ♥




''Bir seri olmalı, öyle bir seri olmalı ki beni dünyasında hapsetmeli.'' dediğim bir anda dünyama giriveren bu kahramanları efsane yaratırken yalnız bırakmayan kesimde yer almanız tek tavsiyem olacaktır. Eskiliğini düşünmeden bu iki güzel rakibin dünyasına girin derim. Sadece bu iki karakterin mi? Asla, LoGH iki karakterin dünyasıyla sınırlandırılmayacak bir yolculuk çünkü. Yan karakterlerin süs niyetine kullanılmadığı, hepsinin ayrı ayrı adını yazdırdığı efsaneler dünyasının en güzel hallerinden birisi. Sizi bilmem ama ben her karakterinde kendimi kaybetmişken buldum. Sevgimin daha ahır bastığı karakterler vardı elbet ama LoGH tüm dünyasıyla güzel. Her karakterin attığı o adımda onlarla birlikte adım atmak güzel. Legend of the Galactic Heroes diyorsak bu yaşayacağınız en büyük sorundur, benden söylemesi. Tarafınızı seçemeyeceğiniz anlar olacak ve o boğuşma anlarınız bu seriye dair aklınızda yer edinecek olan en güzel dönemler olacak. Fazlasına da gerek yok zaten. ;) 





Bir de aklımdan çıkaramadığım Reinhard anı ekleyesim var.  Reinherdo-sama'mızın şu tatlılığı~  Ona olan hayranlığımın diğer adıdır sanki bu sevimlilik. ;)




Wenli'nin de utandığı halleri var elbet. O da en az Reinhard kadar tatlı, hatta tatlılıktan ölecek.  ♥




En sevdiğim LoGH şarkılarından biriyle kapanışı yapalım. ♥



2 yorum:

Filika dedi ki...

Ben de sizin kadar sevmişim bu seriyi

Squaw dedi ki...

LoGH her şeyiyle ayrı yerde tuttuğum bir seridir. Bence anime sever herkesin,anime geçmişine eklemesi gerekenlerden biri.

Yorum Gönder