16 Eylül 2011 Cuma | By: Squaw

Rurouni Kenshin (Manga)


Manga okuma alışkanlığım anime izleme alışkanlığımdan baya geri seviyede kabul ediyorum ama mangaları okuma konusunda en büyük keyif aldığım yönlerden birisi Mangaka'ların karakterleri nasıl oluşturdukları hakkında lafladıkları ''Free'' kısımları. Watsuki Sensei'nin de bu Free kısmında yer alıp da okuduklarım arasında en çok keyif aldığım karakter bölümü ise Shishio yanında yer alan o unutulmaz dişi karakter Yumi'ye ait olanıydı.Neden öyle bir karakter yarattığını uzunca yazsa da aslında tek cümleyle açıklaması yetiyordu bence :D Hatta yetip de artıyordu bile;''Seksi kadınlar kötü erkeklerin yanında olur!''



Hitokiri Battousai'ın hikayesini okumak çok büyük bir hazırlık aşaması gerekiyor hissi verse de mangayı ilk karşınıza getirdiğinizde o tarihi kokan havasında karşınıza yavaş yavaş gelen karakter hikayeleri ile birden içinde kayboluğunuz bu manga,Mangaka'nın en güzel çalışmalarından birisi diye düşünüyorum.Gerçi -hoş- henüz başka bir çalışmasını okumadım,var mı göz bile gezdirmedim çünkü kendimi en iyi tanıyan biri olarak Kenshin kadar diğerlerinden keyif alamayacağımı biliyorum.





Herkesin az çok aşina olduğu bir mangayı tanıtıma açıp açmama konusunda kararsız kalmış ordan oraya dolanıp etkisini hala hissederken kendimi burda buluvermişim. Buraya kadar da gelmişiz madem konuya az çok değinmek boynumuzun borcu olmuş.Amacım belli,ben aslında manga hakkında birkaç (!) şey söyleme derdindeyim :D



Meiji Dönemi'nin o çalkaltılı döneminde başlayan yolcuğumuz ve bu yolculuğumuzun getirileri ile harmanlanmış bir dünyanın kahramnını ele alan bir manga Rurouni Kenshin. Adı her ne kadar Kenshin olarak bilinse de aslında o yılların unutamadığı bir Hitokiri'dir. Yıllar,daha doğrusu yıllar içersinde karşısına çıksın ya da çıkmasın herkesin hakkında az çok bir şeyler bildiği Hitokiri,artık Hitokiri olmaktan vazgeçmiş kılıcını köşesine kaldırmıştır. O da artık kendisinin Hitokiri olduğunu unutmak istemektedir.




Yaşananların ardında,Devrim sonrası uzun zaman geçmiştir ve Kenshin de artık gezgin bir samuray rolüne bürünmüştür.Yeni rolünde ve özlemini çekip de kendini yeniden etiketlediği bu kimliğinde kendisine uzun yıllar boyunca eşlik edecek kişiyle karşılaşması uzun sürmez.Bu noktada Kauro ile karşılaşır,tanışır ve Kauro'nun babasından kalan Dojo'sunda yaşamaya başlar.Yeni yaşamına alışmanın zorlukları yanında Kenshin'in en iyi bildiği şey aslında geçmişinin ondan asla ayrılmadığıdır ve geçmişinin onu bu yolda yakalayacağı günü beklemek yaptığı en iyi şeydir.



Mangaka'nın düşüncelerini okumanın keyfi hatrına bile okunabilecek muhteşem mangalardan birisi diye düşünüyorum.Uzunluğu ise bence manganın en iyi yönü çünkü hiçbir eksik yönü kalmamış hiçbir noksanlığa yer verilmemiş.Çizimleri ise hikayenin konseptine bu kadar uyar mı?Cevap ''Kenshin'' olunca kesinlikle uyar.Anlatılmak istenen ne varsa,hatta anlatılmak istenenden daha çok o dönemin havasını vermek adına ne varsa sadece çizimlerle bile ortaya konulmuş.Mangaka çizimleri konusunda başımın tacı yapabileceğim kişilerden birisi.Belki fazla abartıyorum diye düşünülebilir çünkü söz konusu Kenshin olunca elimden geleni ardıma koyamayan bir yapım var ve bu övgülerimin de ciklet tadında olmadığına inanıyorum.Okuyan ya da animesini izleyen herkes bilir,o dönemin çalkantalı hayatı,politik unsurları ya da Japonya'ya daha doğrusu Edo Dönemi'ne ait ne kadar kültürel öğe varsa,hepsini görebileceğimiz, okuyabileceğimiz ve izleyebileceğimiz bir yapımın sözlük karşılığı kendisi.

Konusuna değinme düşüncesi bile içimdeki bir şeyleri yeniden harekete geçiriyor. Konunun güzelliği, işlenişi, karakter gelişimleri ya da dizaynları,hepsi verilmek istenen temaya güzelce yerleştirilmiş.Flashback kısımlarını okumak ise benim Tomoe x Kenshin (♥ ) sevgimin bir getirisi olarak en çok keyif aldığım bölüm oldu. OVA'nın işlenişi aksine fazlasıyla sadeydi ama öncelik olarak o kısmın anime yapımını izlemiş biri olduğum için bu sadelikte bile ben o efsaneyi yaşadım.Sanırım yakın zamanda bu eller hariciyi açarken istemsiz olarak direk OVA'nın klasörüne gidecek,biliyorum kendime işkence etmeyi seven bir yapım var.Flashback kısmı dışında Jinchuu Arc'ın da hakkını yemek istemem, mangasını okuyana kadar Enishi karakterinin harcandığını düşünen bu gönül nasıl bu ARC'ı sevmesin?!Dolu dolu Enishi,Enishi'nin bir ablaya duyulabilecek en güzel bağı sunan dolu dolu 'Abla sevgisi'...Daha ne isterim ki?!


Anime yapımlarını tüketip de ben gibi mangaya geçiş yapanlardaysınız eğer benden size bir abla (:P) tavsiyesi,kulağınızda kulaklık fondaki müziğiniz de In Meories olsun ;)

(Yeni yapımı yani gelecek olan 2 bölümlük OVA'yı -her ne kadar hayal kırıklığı olsa da- bekleme zamanıdır artık.)

0 yorum:

Yorum Gönder