28 Kasım 2011 Pazartesi | By: Squaw

Okuduğum En İyi Kitap




Olmak istediğim kadınlardı onlar.Anneannem vardı önce,hayatında kalem defter kullanmamış.Okuyan nicelerinden daha modern daha dürüst ama hepsinden önemlisi daha onurlu bir kadın.Genç yaşta,kadın adının hiç sayıldığı bir ülkede ve zamanda tek başına adını kullanabilmiş üstelik,hem de hiç kimseye muhtaç kalmadan.Alın terini akıtabileceği ne kadar iş (tarlada çalışmak,kilim dokumak gibi...) varsa onlarda göstermiş varlığını,hiç şikayetlenmeden üstelik.Ona kalan tek kızını okutmak ve o zamanlardaki geçimlerini sağlamak adına. Sonra da bizi büyüttü anneanneciğim, babamın annesinden daha yakın oldu kendine.Bizimle birlikte yaşadı yıllarca,hatta biz gelmeden önce başladı üçünün yolculuğu.Nankör ve insafsız bir kocanın verdiği yaşam sonrası anne ve babamın ona sunduğu,karşılığında onun da hiç nankörlük etmediği bir yaşamdı geçirdikleri. Çalışan bir annenin çocuğu olarak 'bakıcı' adı ve yüzü görmedim ben hiç.Anneanneciğimin o anne şefketinden gelen yüreğiyle ama aynı zamanda annenin göstereceği sertliklerle büyüdüm ben,yeri geldi çok eğlendik yeri geldi bize kızdı ama bizi sevmekten asla vazgeçmedi anneanneciğim,bir annenin özenini verdi bize hep,elleri öpülesice kahramanımdı benim.İlk heroeinemdi.8 yaşımdaydım bize veda ettiinde,Allah baba ona ölümlerin en güzelini vermişti.


Uzun yıllar boyunca yoldaşı olan biricik kızının kollarında veda ederek gitmişti. Onun,kimseyi kırmak istemeyen o güzel yüreğinin ödülüydü bu...Ağrısız,acısız ve huzurlu bir uyuyuş.Allah baba herkese böylesini nasip etsin. Ne zaman bir tartışmaya girsem anneannemin o öğretisini yerine getirmeye  çalışırım.Tıpkı bir miras gibi nesilden nesile aktarılan öğretisi;kavgada bile bir gönül,hatır olacağı.Aynı şeyi yapana,yapmaya çalışan ikinci bir kadın var hayatımda;annem.Örnek alınası,tapınılası,dünyaya bir kez daha gelinse yine onun çocuğu olunmayı istenilesi...Ben nasıl onun öğretilerini sevip benimsediysem o da anneciğininkileri benimsedi.Hatta tamamlanmamışları bana aşılıyor yeri geldiğinde.Ben de bu sayede onlara ulaşabilir,onlar gibi olurum düşüncesiyle kabulleniyorum hiç itirazsız.




Anneannemden sonra annem var hayatımda olmak istediğim kadın.Anne dediğime bakmayın siz çoğu kez Hülyoşum'dur o benim.Bir arkadaş gibidir bana,dosttan daha ötedir hatta.Dost yeri geldiğinde seni silip gidebilir.Arkasını döner,hem de hiç geri gelmemecesine ama Hülyoşum öyle değildir.Gerçi hoş hiç tartışmayız biz,ne o beni kırar ne de ben onu kırarım.Dost diye boşuna demiyorum ya,dostlarımla da bugüne kadar hiç kırmadık birbirimizi.Dost adına ne varsa yakışan hepsini yaşarız.Yeri gelir dedikodu yaparız,yeri gelir yakışıklı oylaması yaparız,yeri gelir benim hayatımdakileri çekiştiririz ama en önemlisi yeri geldiğinde 'anne kız' oluruz. Onun gibi olmak,olabilmek hayallerimden birisi elbet,ya onun gibi olabilmek ya da anneanneciğim gibi olmak.İkiside ayrı ayrı yolların birleşmiş sonucu aslında.Biri dolambaçlı bir yol,diğeri kısacık kestirme adına bana sunulmuş ve daha yakınımda olup hemen başlangıcına adım atabileceğim bir yol.Bir şekilde geçip gideceğim yollardan biri,benim için ikisi de aynı önemde,aynı değerde çünkü o yolu benle götürecek kişiler
hayatımın en güzel kahramanları.


Bir gün yerine bir ömür hediye edebileceğim kişiler aslında,erkek egemenliğinde isim yapabilmiş kişiler.Bizi hayatına getirdiği anda neler için fedakarlık yaptı nelerden vazgeçmek zorunda kaldı hiç fikrim yok aslında. Nerden bilebilirim ki?Anne değilim henüz,tüm annenin kızına dediği gibi onu anlayabilmek için anne olmam gerek.Olur muyum olmaz mıyım bilmiyorum ama olursam,olmak istediğim bu iki kadını ezberleme niyetindeyim.Ezberim ne kadar güçlü ne kadar hırslı olsa da unutacağım bir şey kalacak biliyorum.Onların öğretilerini ne kadar çok benimsesem de her defasında bir eksiklik olacak,bunu da biliyorum.Onlara dair aklıma kazınan ne varsa hiç unutmamak niyetim,anneanneim en çok insancıllığını severim anneminse her yaşa inebilen o değişken ruhunu.Tüm zamanların kadını o,tüm insanların kadını,aynı zamanda tüm çocukların isteyebileceği bir sığınak.Çalışmak zorunda olan bir anneydi, bu nedenle öz olmasa da birçok çocuğu var onun.Elleriyle büyüttüğü,daha doğrusu elleriyle yetiştirip hayata adadığı.Bir çocuğun kendine yapıştırıp da kendine göre şekillendirebileceği şeyleri öğreten kişiydi o ama hepsinden önemlisi anneydi ve hala da annelerin en güzeli.


Onun bize olan ilgisini sevdim en çok.Çalıştığı yıllarda bize uzak kalışından öç alırcasına bize gösterdiği özen ve ilgiyi.Ne zaman nazlansam çeken kişi o oldu,ne zaman kızsam alttan alan da.Yeri geldi o bana kızdı ama ben hiçbir zaman karşıya geçmedim,durdum yerimde ve onu dinledim.Dinledim çünkü biliyordum ki onun söylediği her söz altından daha değerli,her kitaptan daha öğretici.Okuduğum en iyi kitaplardan biri,yazar demiş ya ''hayatımda okuduğum en iyi kitap annem'' diye.Benim de ilk kitabım anneanneciğimdi, sonrasında annemle devam ettim ikinci cildine.Yeri geldi mola verdim yeri geldi yorgunluktan uyuya kaldım,yeri geldiğinde başka öğretilerde dolanmak adına kapağını kapadım ama o hep yerinde beni bekledi.Beklemeye devam etti ve ben geri geldiğimde hiç eskimemiş gibi öğretilerini sundu bana,hala da sunmaya devam ediyor.Yolun yarısına gelmedim henüz,gelmeme de az bir zaman kaldı.Belki fazla bir zaman ama yılların yaptığı nankörlüğü düşündükçe benim için az bir süre ve bu noktada o yolun yarısından sonra da okuyabileceğim tek romanın o olmasını diledim hep.Diliyorum ama dileğim ne zamana kadar kabul görür bilemiyorum,bilmekte istemiyorum çünkü ben her gün,onu ilk kez okuyormuşçasına başlangıç sayfasını açıp da güne onla başlamak istiyorum.O benim okumak istediğim kitap,o benim ait olmak istediğim tek anne,o benim devam edebileceğim tek dostum ama hepsinden önemlisi o benim olmak istediğim ikinci,şu an içinse tek kadınım.

0 yorum:

Yorum Gönder