28 Kasım 2011 Pazartesi | By: Squaw

Ölüm Yürüyüşü'ne Hoş Geldiniz!



Cehennem zebanilerinin eli silahlı olanıyla tanışmış mıydınız hiç?Ben tanıştım,karşıma bu kez çıkan eli tırpanlı bir Cehennem Bekçisi değildi,bu kez çıkanı eli silahlı bir şeytandı.Cehennem Bekçisi diyebilirsiniz kendisine ya da Eli Silahlı Azrail.Azrail şıkkını da ekliyorum aslında,ekliyorum çünkü sizi cehenneme kendi elleriyle teslim eden bir Şeytan O.Bir nevi diri diri öldürüyor. :D





 Şeytanın ta kendisi mi yoksa şeytan ruhu taşıyanlardan biri mi bilemiyorum,belki de şeytan tüyüne sahip.Size  cehennemin kapılarını açan biri gibi gözükebilir Hiruma ama aslında madalyonun öteki yüzüdür onu betimleyen. Kimsenin aklında yokken bile,her şeyini ortaya dökebileceği şey uğruna yapmayacağı şey yok.Amaçları için de bu Şeytan rolüne bürünmüş,bu rolü benimsemiş.Bazılarımız onu haksız bulsa da benim bu yapımda en çok haklı bulduklarımdandı.Dilediği herkesi Chirtsmas Bowl'a taşımak istiyordu çünkü...Kurita'nın ümidini kestiği bir anda Sena çıkageldi sonra,Hiruma ise hiç kaybetmemiş gibiydi bu umudu.Aslında herkesten daha çok istediği şeyin peşindeydi,son senesi olduğu için de takıma oyuncu toplamak zorundaydı.İşte bu anda Sena çıktı sahne ışıkları altına,muhteşem hızdaki koşuşuyla yıllar yılı gelen bir lakabı almak için debelenmese de Hiruma tarafından verildi ona.Sena artık bir Eyeshield 21'di.Yaşı kaç olursa olsun,kaçıncı sınıfa giderse gitsin etrafındaki serserilerin oyuncağı olmak için yaratılmışlardan biridir Sena.Karşı koymaya bile yeltenmeyecek pısırıklıkta olduğu için de onu hep Mamori nee-chan'ı korumuştur,kazara ikisi de takımın bir bireyi olarak okul yaşamlarını sürdürmeye başlarlar.Zamanla birkaç kişinin daha katılımıyla onlar artık birer takım haline gelmiştir. Namına yakışır şekilde eleman toplayan Hiruma ise bu seçimlerin hiçbirinde yanılmadığını zaman içinde göreceklerden biri olur.Hatta bunu Yukimatsu için yaptığı insanlık sahnesinde bile anlayabilirsiniz,o sahneyi aklınıza kazıyın işte.Sonra geriye dönüp de hatırladığınızda Hiruma'nın o zekası için bir iz yakalamışsınız demektir bu!


Takım kurulur,beceriksiz daha doğrusu Amerikan Futbolu'nun A veya F'sinden anlamayan bir sürü insanın toplaştığı bir takım olup çıkar Devil Bats.Monta gelir sonra.Tek hayali 'Atıcılar Kralı' namına ulaşmaktır çünkü en büyük idolü Beyzbol oyuncusu Honjo-san için bu yola baş koymuştur.Çeşitli sorunlardan sonra kendini beyzbol sahası yerine Amerikan Futbolu sahasında buluverir.Oyun kuralları ve takım formaları değişse de o yine atıcılık için yoluna devam edecektir,tek fark tutacağı top daha büyüktür bu kez, Karşılaşacağı rakipleri de... Zamanla takıma çabuk ayak uyduran kişilerden biri olur Monta.Sonra Huh-Huh Brothers girer devreye (bayılıyorum bunlara ♥ ),onlarınkisi ise ayrı bir hikayedir.Sena'ya zamanında eziyet eden ama zamanla aynı amaç ve düşmanlar için dostluk çemberinde birer ortak olmuşlardır artık.'Ariii-yaa-nayyy'ımız vardır bir de,Aptallar Kralı'dır aslında ama söz konusu futbolsa ondan zekisi yoktur.Benim gözümde bir balet ustalığında gözükse de onun futbol aşkı da gün gibi aşikardır.Yine de onun gibi bacak açabilen bir balet olduğuna inanmaz bu bünye. :D Her şey yavaş yavaş şekillenmeye başlanmıştır.Koç'un gelişi,Musahsi-san'ın mükemmel dönüşü, Suzuna'nın tüm sevimliliğiyle amigo kızların lideri oluşu,zaman zaman Cerberos'un bile önemli rollerde yar alışı ile muhteşem maçları izleyeceğimiz anların başlangıcı doğmuştur artık.Maçlardan önce ise ''Ölüm Yürüyüşü''ne hazır olmanız gerekmektedir.Bu yürüyüş belki de en güzel sahnelerin habercisidir bize.Takım kurulduktan sonra maçlar başlar.Maçlar başladıktan sonra rakipler kendini göstermeye başlar,rakipler kendini gösterdikçe azim daha da artar.Ümitler başlar sonra,arada tükenir de....






145 bölüm önce gözünüze çok gözükür,izledikçe ve sona bir adım daha yaklaştıkça aslında yetmeyeceğini anlamaya başlamışsınızdır ve yavaş yavaş tüketmeyi düşünürsünüz.Aslında en büyük dilemma sizi kapıvermiştir çünkü bir yanınız heyecandan sonunu öğrenmek isterken diğer yanınız hiç bitmesini istemediği için aheste aheste izlemek ister.Her spor serisinde olduğu gibi önce hazırlık aşaması karşılar sizi,karakterlerle tanıştırır yavaş yavaş.Her oyuncu tamamlandıkça maçlar için sabırsızlanırsınız.Ardından o meçhul sona geldikçe muhteşem bir final için hayaller kurarsınız ama size yapacağım en büyük iyilik bu olacaktır işte!Güzel biten finalin ardından devamının gelmemiş oluşuyla hayal kırıklığına bulaşacak oluşunuz.Sizi bilmem ama benim için spor serisi dendiğinde E21 gibi işlenişler olmalı!





E21 diyorum çünkü içersinde bir 'spor serisi' arayacağımız zaman,aramaya yazdığımızda karşımıza çıkabilecek her kelimede bu isim çıkacaktır eminim.Çıkmasa bile bu isim o yeri hakediyor diyenlerdenim. Dostluk mu izlemek istiyorsunuz ya da bir azim yolculuğu mu?Olmadı komedi benim aradığımız şey diyenlerden misiniz?O halde bırakın her şeyi bir kenara,E21 tadına bakmaya başlayın.Rakiplerle savaşırlerken sahne değişiyorsa sakın korkmayın,o an geçmişe yapacağınız bir yolcuğa hazırlanmanız yapabileceğiniz en iyi şey olacaktır. Ekrana gelen ufaklıklar bilin ki o rakiplerden birine ait geçmişin kahramanıdır ya da neden bu yola başladığını anlatmak istiyordur size.Ha bir de unutmadan aradığım şey zeka oyunları diyorsanız bir spor serisinde zeka oyunu nasıl olur diye düşüne durun.Hiruma bunu çoktan kanıtlamıştır zaten.Onu böyle yaftalamaktan vazgeçtiyseniz eğer E21 adı altında yapacağınız en büyük hata bu olacaktır.Bundan vazgeçmek istiyorsanız bile Ojo's Knighst ile olan rövanş maçını izlemeden bu hataya düşmeyin derim.




'Be Survivor' dinleyin sonra (şimdiye kadar spor serilerinde dinlediğim en gaz şarkı olduğunu iddia edebilirim :D),serinin ritmini ele veren melodilerden biridir Survivor.Sözlerinin anlamına değinmeme gerek yok zaten. Serinin sözlere dair olan güzelliğini deşip de zedelemeye niyetim yok ama görselliğini değişmeyi görev bilirim sanki.Görsellik adına bir spor serisinde ne kadar kullanılacak materyal varsa çekinmemiş yapımcısı.Maçların görselliği yanında takımların taşıdığı isme yaraşır replikleri ile takındıkları tavırlar yanında okul ve kıyafet dizaynları bile bu isimlere hizmet etmekte.Hatta öyle bir  kıyak geçmiş ki yapımcıları,maçlarda rakiplerin birbirini durdurduğu sahnelerde,sahip oldukları bu isimleri simgeleştirmeyi es geçmemiş.Sizi bilemem ama benim bir animede aradığım en önemli artılardan biridir görsellik.Bu artısı tüm eksileri dövmeye yetiyor, yetiyor da artıyordu bile.O maçların birinde olsa durdurulmak istemeyeceğim tek şey bir şövalye mızrağı olurdu herhalde.Yine de kendilerini ortaya koydukları her maçta taraftar olmak,onlarla birlikte aynı azimle koşmayı dilemek ama tüm bunların yanında onlardan biriymiş gibi olmak spor serilerinin en güzel yanı olsa gerek.Eğer böyle hissediyorsam,işte ben bu seride aradığım şeyi bulabilmişim demektir.

Ah bir de Sena ile Suzuna'yı (rollerblade aşkına tutuldum ben bu karaktere ♥ ) baş göz edebilseydik,olmadı Maroi nee-chan'ımızla Hiruma'yı.Bu noktada Hiruma gülüşü fırlattığımı hayal edin çünkü ben bu seriyi de dişiliğime yaraşır şekilde sonlandırmış oldum,hadi hayırlısı! :P

Öyleyse bu da benden tüm E21'cilere gelsin;YA-HA!!!!


8 yorum:

Bolat dedi ki...

Yaşasın Manga :)

Squaw dedi ki...

İnşallah onu da yaşatacağım zaman gelecek. :)

İstanbul dedi ki...

Spor türü animeler içinde ilk beşin içinde kesinlikler yer alması gereken bir seridir. Birçok animede olduğu gibi E-21 ile tanışmamda animeou ve soutensubs'un payı çok büyüktür. İlk bölümünü izleyip daha sonra devamının yıldırım hızıyla geldiği nadir serilerden biri de Eyeshield-21 serisidir benim için.88.bölüme kadar soluksuz izlediğim, takım ruhunun, arkadaşlığın ve savaşmanın ne anlama geldiğini seriyi izlerken sonuna dek hissediyorsunuz. En sevdiğim karakterler üç süper quarterback olan Hiruma,Kid ve bir de Oujo White Knight'ın yıldız quarterbacki Takami. Üç dahi, hele ki aralarındaki akıl oyunlarını izlerken size " vay be " dedirtiyorlar.Ama hep Hiruma ağır basıyor diğerlerine. Arkadaşlarına ve savaşmaya olan tutkusu inanılmaz seviyede. Hiç göremediğimiz ince bir yanı var ama bu şeytani karakterinin ardında kalıyor :D Umarım diğer bölümler de çevrilir ve seriyi tamamlarız. Böylesine sürükleyici bir animeyi izlemek çok güzel çünkü.Ya-Ha. :D
Seri hakkındaki tanıtımınız için ayrıca teşekkürler Squaw,çok iyi anlatmışsınız seriyi ^^

Squaw dedi ki...

Sanırım E21 izleyip de Hiruma sevmeyen izleyici yoktur.Varsa da biz Hiruma severler bunu kabullenmiyoruz. :D Kid ise gerçekten özel bir karakter,Takami de yabana atılamaz bence.Onun zekasının da en az Hiruma kadar iyi olduğunu çok iyi biliyoruz,hele de o son rövanş niteliğindeki maçlarında vücut hareketinden daha çok Hiruma - Takami kapışması izleyince bunun ne anlama geldiğini hepimizin anladığını var sayıyorum.O bölümlerdeki zeka kapışması serinin en güzel maçlarından birini sunuyordu.

O ince yanının resmediliği iki uyku sahnesi vardır hatırlar mısın İstanbul?O sahnelere ait görüntü almadığıma ne kadar çok pişman oldum sonradan,bilemezsin.Hiruma'yı kaplan yerine bir kedi modunda sokan yapımcısının bize sunduğu en güzel fanservislerden biriydi.Keşke kaldığı yerden mangası da animeye uyarlansa.Spor serilerinin çok kötü bir kaderi olduğuna inanmaya başladım.E21 de bunlardan biri.

Madem tanıtımı beğendin İstanbul,madem sen de ben gibi E21 severlerdensin 'Be Survivor' bu kez senin için gelsin. ;) Ayrıca yorumunla bloğumu bir kez daha şenlendirdiğin için asıl ben teşekkür ederim.Çok güzel bir yorumdu. :)

İstanbul dedi ki...

İki sahne pek hatrıma gelmedi Squaw, ama seriyi tekrar izlerim belki baştan o zaman görebilirim : ) Hiruma vurdumduymaz ve zalim gibi görünsede bu takım tüm gücünü ondan alıyor sanki. Hiçbir zaman pes etmeyen büyük bir lider, akıl hocası, deha : )
Yarım kaldığını bilmiyordum, eğer öyleyse makus talihi devam ediyor spor serilerinin. Bakarsınız ileride güzel haberlerini alırız ve kaldığı yerden devam ederler.

E-21'in be Survivor'u sizin için de gelsin Squaw, ayrıca animelerin bu güzel tanıtımları için ben teşekkür ederim ^^

Squaw dedi ki...

Kaçıncı bölümlerdi hatırlamıyorum İstanbul,olayıyla bahsedeceğim ama izlemediğin bölümse spoiler vermek istemem.Tamamen bitirdiğinde istersen hangi bölümler olduğunu bahsederim. ;) Kesinlikle katılıyorum, tüm takımın gücünü kendisinden aldığını biliyor ve bu nedenle herkesin önündeyken kendini ne güçsüz gösteriyor ne de yorulmuş.Bu nedenle de o kedi halini sadece Momone ve biz seyircileri görebiliyoruz.Takım arkadaşlarından kimse göremiyor maalesef. :D

Yarım kalması Slam Dunk finali gibi diyebiliriz İstanbul.O seriyi izlemiş miydin sormadım ama eğer izlediysen finali onun finalindeki duruma çok benziyor.İnşallah,Slam Dunk için ne kadar istekliysem E21 için de aynı şekilde istekliyim. ^.^

Teşekkür ederim İstanbul,çok zevk alarak dinliyorum.Player'ımda döndürüp döndürüp dinliyorum hatta,neşe veriyor.Bu gece de açtığımda ilk senin hediyen olarak dinleyeceğim.Ayrıca 'siz' diye hitap etmene gerek yok,'sen' diyebilirsin.Benim için sorun olmaz. :)

Uğur Akinci dedi ki...

İlk 10 mangam arasında asla yerini kaybetmeyecek bir tanesi!! Hafiften de toplamaya başladım mangası volumelerini.

Şu Sena vs Hiruma resmi nerden? Öyle bir bölüm hatırlayamadım.

Squaw dedi ki...

Hangisi?

Bazı fotolar fanart şeklinde hazırlanmış,o yüzden animedeki sahnelerde olmayabilir.Manga'sında var mı gerçi bilemiyorum.Henüz mangasına başlayamadım. :( (Bu gidişle daha da bekleyecek gerçi. :S)

Yorum Gönder