3 Kasım 2011 Perşembe | By: Squaw

Üçüncü Kattan Düşmek de Yüzüncü Kattan Düşmek Kadar Hasar Bırakırdı. Düşeceksem, Çok Yükseklerden Düşmeliyim.



Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım isimli kitapta okumuş olduğum yukarıdaki cümleyi beynime kazıyan bir film oldu sanki Dakota Skye.Yukarıdan ölüme düşerken yüzünü ölümün gerçeği olan aşağıya dönmek yerine yukarıya dönerek o uçuşun tadını çıkarmak hayatın anlamlarından biri olsa gerek.O konumda bulunmadığımdan bunun ne kadar önem teşkil ettiğini bilemem ama düşündüğümde bende Dakota gibi tercihimi ölüm bilincinin yanında yüzümü yukarı dönüp de o uçuşun tadını çıkarmaktan yana kullanırdım.



Filmin en sıradan sahnesinin bir repliğini oluşturuyor gibi görünse de aslında tüm filmi özetleyen kelimelerin birleşimi diyebiliriz.Ana karakterin karşısındaki kişinin aklını okuduğunu düşünürsek bahsettiğim bu sahnenin filmdeki en doğal,daha doğrusu en sıradan sahnelerinden birisi olduğunu kabul ediyorum.Aslında konusuna göre işlenişi öyle sıradan ki beni nasıl kendine bağladı hayretler içersinde kaldım.Olağan seyirliklerimde çok sıradan giden işlenişleri pek sevmem aslında ama işin içindeki taban 'aşk' olunca ister istemez kapılıveriyor insan.Bu aşka da eşlik eden şey 'derinlik'se değmesin kimse keyfime.

Karşısındakine özelliğini söyleyemiyor asla,söyleyemiyor ama bu özelliği ister istemez hayatının her anında var.İster sevgilisi olsun ister arkadaşı, hatta hiç tanımadığı bir insan olsun.Söylediği cümlelerin ardındaki söylenmek isteneni kendiliğinden anlayabilme yeteneğine sahip Dakota.Yeteneği, hayatını mahvetse de kurtulamadığı bir gerçeği var aslında,istediği şey güveneceği yalansız bir dünyaya hapsolmuş aşık olunası bir erkek.'En azılı düşmanım' diyor buna.Öyle diyor çünkü onun yeteneğini elage edebilen kişi onun için tek rakip olabilecek kişidir.Erkek arkadaşı yalanlarla dolu,en yakın arkadaşları ona yalan söylemekten çekinmiyor,öğretmenleri bile konu işlerken anlatmak istediğini direk söyleyemiyor.Etrafı,yalanı hayat tarzı haline getirmişlerle çevrili.İşte tam bunları düşündüğü anda hayatına biri giriveriyor.Ne söylense neyin sohbeti dönse hiçbir yalan kırıntısına ihtiyaç duymayan birisi,hem de kendiyle ilgili olmasa da...


Başlarda bu durumdan şüphe etse de zamanla onu yenme arzusu duyar gibi kendi çapında yalan testine tutuyor.Testten hangisi galip geliyor bilmem ama filmin ana temasının unutulmayıp her saniyeye serpiştirilmesi bu filmi özel kılan şey.

Film çok mu ahım şahım diye düşünenler varsa aranızda bir an önce bu düşünceyi kafanızdan çıkartıp atın çünkü böyle bir konunun asla bu kadar sakin işleneceğini ve mekan/zaman ayrıntısına çok fazla girilmeden kendini böyle zevkle izlettirebileceğini düşünmezdim hiç.İlk sahnelerdeki rutinliğin birçok izleyiciyi,filmin kendisinden uzaklaştırdığına inanıyorum.O kanyon manzaralarıyla dolu sahneleri en başa yerleştirilseydi eğer birçok izlerin bu filme farklı gözlerle yanaşacağından eminim.Belki kendimi kandırmaktan başka bir işe yaramıyordu bu düşüncem ama ben kendimi o kanyon sahnelerini izlerken çok huzurlu hissettim.Neden bilmiyorum ama o uçurumlarla kaplı manzaranın güzelliği yadsınamaz gerçeklikteydi.Aklımdan bir an için o yükseklikten düşmeyi geçirdim,düşüp o özgürce uçuşun tadına varmayı.



Filmden yana objektif olmak istiyorum aslında,basitliğe dair ne varsa içinde tek tek sizi gelip bulan bir yapım ama bir yandan da seçimler konusunda sizi meraklanmaya itmeyi başarıyor.Hayatın, yine yaptığımız seçimlerden ileri geldiğini yüzümüze vuran bir seyirlik aslında.Tüm film boyunca da vurması gerekli diye düşündüm.İyi mi yapıyor kötü mü bilmiyorum,biliyorum ama bilmemezlikten geliyorum.Bir nevi tercihi size bırakıyorum diyebiliriz.

Konu 'aşk' olunca biz kızları çekmesi çok kolay oluyor aslında,biliyorum. :D Bu filmde aşktan bizi daha çok çeken şeyin ardında 'dürüst erkek' saklıydı aslında.Karşımızdakinin yalan söyleyip söylemediğini anlamak umurumuzda olmasa da hepimizin aradığı şey bu olsa gerek.Peki bu dürüstlüğü başarabilenler arasında kızların oranı ne?İşte bunu bilemiyorum çünkü film her şeyi bir dişinin gözüyle anlatmaktaydı.Vasat havada sunulmuş gerçek bir dürtüyü izleyenlerine taşıyan ve bunu taşırken de kendine alet ettiği kızların dünyasını izlerken eminim ki hepimiz kendimizden bir şeyler bulmuşuzdur.Aldatılmış olalım ya da olmayalım bu sadece bedenen olan bir şey değildir,erkeklerin dünyasında bu bedenen olarak görülen bir şey olsa da aslında en can alıcı,hatta en basit bir cümleye dökülmüş o maskenin ardındaki yalancık var ya,işte o bile biz dişileri derinden yaralayabilir.Hatta bu bazen bedensel yalancılıktan daha da çok üzüntü verebilir,işte Dakota Skye adında da bu bilinmeyeni ortaya döken şeyde,o aynanın kimliği gizliydi.

Sizi bilmem ama ben bazen yalınlığa hapsedilmiş anlatımları fazlasıyla sevebiliyorum, sanırım bu noktada beni şaşırtmayı başaranlardan biri de Dakota oldu.

19 yorum:

Ozan MERİÇ dedi ki...

Oh ben de akşama izlicek film bakınıyordum :D Bunu da alıyorum listeye o zaman. Başını okudum yazının hoşuma gitti ama belki filmi anlatıyordur diye devam etmedim sonra :))

Squaw dedi ki...

Rahatlıkla okuyabileceğin bir yazıydı aslında, içerik daha çok benim film hakkındaki görüşlerimden oluşuyor,birazcık da açık vermeden konusunda değindim.Yazılarımda spoiler olayına özen göstermeye çalışıyorum ve spoiler içerik taşıyorsa da yazılarımın başına uyarı ibresi ekliyorum.Sonra okuyculardan ya da samimi arkadaşlarımdan küfür yemeyelim. :P

Filmi beğeneceğini umuyorum,daha doğrusu umarım beğenirsin. :D Gerçi okumaman da iyi olmuş, filmi izlemeyen bu yazım hakkında pek bir şey hissedemez diye düşünüyorum.İçeriği okumadığın için bir uyar yapmak isterim;filmi izlemeye başlayacağın zamana filmin yalın bir anlatım taşıdığını hatırlaman.Bunu unutmadan başlarsan filmden büyük bir keyif alabilirsin.Onun için filmi izle,sonra gel yazımı öyle oku :P Şakası bir yana film hakkındaki düşüncelerini öğrenmek isterim.Bence filmde bir büyü saklıydı. :)

Ayrıca hoş geldin,ne zamandır yazılarından mahrum kalmıştık,dönmene sevindim. ;)

Ozan MERİÇ dedi ki...

Yorumunu okuduktan sonra filmi izlemeden önce yine de bir yazını okumak istedim :) Film hakkında kafamda bi şeyler olsun diye. Ama az önce filme başlamak için netten bakınırken birden gözüme başka bi film çarptı. Konusu fena ilgimi çekti. Hatta uzun zamandır böyle bir film bekliyordum belki moduna girdim. Ve büyük bir döneklik yaparak Dakota Skye'dan çark ettim :D Ama dur... Kızma boş yere allah belamı verdi, film hiç de düşündüğüm gibi çıkmadı :)) Hatta beklentim gerçekleşmeyince nefret bile ettim filmden.

Adı Another Earth. 2011 yapımı, Sundance özel jüri ödüllü ve IMDB puanı 7.1. Her şey seyret de seyret diyordu baksana:). Konusu da yeni bir Dünya keşfediliyor, bizim Dünya'dan gökyüzüne bakınca görünüyor ve orası buradaki Dünya'nın paralel evreni. Senden bir tane de orda var falan. Oraya gitmeye çalışıyorlar... Baksana şuna gel de seyretme di mi? :D (tamamen kendimi aklamaya yönelik ıkınmalar bunlar:DD) neyse belki izlemek istersin o yüzden anlatmayayım ne olduğunu. Sonuç olarak kaldım öyle gıcık olmuş bi halde. Ama bu sefer ilk fırsatta Dakota Skye... Dönmek yok. Kesin... :DD

Squaw dedi ki...

Yoruma başlayınca tam dedim film hakkındaki görüşleriyle geldi.Tamam durdum, henüz kızmıyoum. :D Eeee, hadi bi de ben vurmayayım şimdi,cezanı çekmişsin zaten. :P Adalt doğrudan,daha doğrusu masumların tarafında. (bknz. ben) :D

Sen kurbanlık görevi yapmışsın zaten,film için ikinci bir kurban olmaya niteyim yok. :P Harbiden de şu verdiğin künyeyi görünce insan izlemek için can atar. :)) Açıkçası şu an benim bile canım çekti. :D Diyorsam da bunlar seni kurtarmaya yetmeyecek bilgine. :D Yok yahu, izlemem ben bu filmi.Ne zamandır izlemekten uzaklaşmıştım zaten,bir de bunu izlersem film dünyasından tamamen uzaklaştırmasın beni. :P

Hadi bakalım,bu sefer de başka bir film yorumuyla gelme.O ıkınmalar seni bu kez kurtaramaz bilgin olsun. :D

Ozan MERİÇ dedi ki...

İzledimmm... :D

Harika bir filmdi gerçekten filmi baştan sona nefessiz izledim(hayır hiç de öyle olmadı), hele başları çok etkileyiciydi(hiç de bile, tamamen bir ergen filminin içinde hissettim kendimi), iyi ki Squaw'ın önerisine kulak asmışım dedim kendi kendime(o Squaw'ı bir elime geçirirsem...) hahahh :D

Yok yok o kadar da kötü değildi :PP Hatta beğendim bile diyebilirim. Ama başları gerçekten "ergen filmi izliyorum yaa..." dedirtmedi değil :P Ama hatun o ikilemden nasıl çıkacak bakalım filmi nereye bağlayacaklar diye izledim en çok. Bir de kendini üstün gören ve burnu havada biri olduğum için bakalım kızdaki bu aynı durumu nereye vardıracaklar nasıl bir ders alacak ben de kendime o dersi çıkarayım dedim hahahh :DD

Romantik film izlemeyi hiç sevmem aslında o yüzden zor oldu baya ama sonuna kadar izletti film en azından. Bir de o yukarı aşağı bakma olayını ben de sevdim. Filme bi entellektüalite(böyle bi kelime vardır işallah:P) katmış. Yukarı bakmayı tercih edenler gerçekle yüzleşmekten korkan, hayatı kaçamak oynayarak yaşayanları; aşağı bakmayı yeğleyenlerse cesur ve gerçekle yüzleşmekten korkmayıp olayların üzerine gidenleri anlatıyordu bence. Kızın ve elemanın yaptıkları da bakmayı seçtikleri yerle orantılıydı çünkü. Ama ben olsam ben de aşağı bakardım. Çünkü yukarıya her zaman bakabilirsin. Asıl yeni ve farklı bir şey görmeni sağlayacak olan aşağıya bakmak olurdu diyerek toparlıyorum yorumumu... :D

Squaw dedi ki...

Bir an için ''küfür geliyor işte'' diye diye okudum tüm yorumu ahaha Ya dediğim gibi normalde böyle durağan filmleri ben de sevmem,romantizm adına da sevdiklerim romantik-komedilerdir.Ben de ilk etapta bu film beni sıkacak diye düşünerek oturmuştum ekran karşısına.İyi ki aynı şehirde değiliz,napıp edip bulup benden intikam alabilirdin. :P

O kelime var mı bilmem ama sayende lügatıma yeni bir kelime de ekledim.Bu da filmi benim için öğretici öğe yapıyor bak.Bir şeyler öğretti bana ahaha

Kız dersini aldı da sen aldın mı merak ettim. :P Bir ders çıkarabildin mi bari? :D:D

Ozan MERİÇ dedi ki...

yok bi film için yapmam öyle de bi dahaki önerin on numara çıkmazsa şehir önemli olmaz o zaman intikam için... :DD

ders konusuna gelince... evt dersimi aldm. mesela bi daha film önerdiğinde... :PP şaka şaka tamam bşe demedm ahahhh :DD

Ayrıca ne dersi ya. Liseli bi ergenden nası bi ders çıkarabilirim ki....
(işte tam da bu huyumdan bahsediyordum, belli ki hala dersimi almamışım... :DD)

Squaw dedi ki...

Ahaha,şu andan itibaren ensemde bitecek bir el korkusuyla geziyorum artık.

İyi ki demiyorsun ya,yerden yere vurdun beni. :S Alacağın olsun,kırk yılın başı bir şey önerdim, onda da tökezledim sanırım. :P Oysa az çok önceki konuşulanlardan ortak paydada olduğumuzu düşünüyorum ama anladım ki bundan sonra sana sadece Natlie Portman önereceğim. :P

Sana iyi bir ders vermek lazım ama böyle uzaktan olmuyor maalesef.Yakınında olup da tanıdığım birileri olsaydı bu işi bitmiş bilebilirdin. :D

Ozan MERİÇ dedi ki...

hahahh yok canım bi dahaki önerin bu kadar laftan sonra mükemmel olur artık sorun çıkmaz o yüzden... :PP

ayrıca takılıyorum yau sen de, ne yerden yere vurması :)) hem sen yukarı bakardım demedin mi nası ortak payda bu hayalci :D
Aaaa Nataliciğim'i iyi yakaladın ama bak ahahahh... Film berbat bile olsa(ki imkansız, natalie oynuyo sonuçta:P) bu ne güzel bir öneri bu böyle Squaw diye yere göğe sığdıramazdım seni :DD

Waaoow... Bu arada son paragrafın korkuttu beni ciddden :D Yok mu yani Antalyada hiç tanıdığın :P

Squaw dedi ki...

Polyannacılık oynuyorum şurda,az dur bi sen de :P Hayallerimi yıkma hemen,genç bir kızın hayelleriyle oynanmayacağı öğretilmedi mi sana hiç? :D:D Natalie sevmeyen erkeğin alnını karışlarım ben, dişi olarak ben bile kendisine taparken,hangi erkek sevmezmiş onu,hele bi çıksın karşıma. :D Tamamdır bundan sonra pohpohlanma ipucunu -Natalie- buldum, arada pohpohlanmak da istiyor insan ahahaha

Anltalya'da var da benim gibi böyle korkusuzu yok. :P (Ne de çok güvenirmişim kendime,aman da aman. :D)

Ozan MERİÇ dedi ki...

:D Tamam sen düşerken bak o zaman yukarıya, aşağıda neler olduğunu ben anlatırım sana öbür tarafta :P (yalnız durduk yere niye intihar ettiysek şimdi... ahahh)
wallaa pohpohlanmak istiyosan bol bol korku, fantaastik ve bilmkurgu film önermen lazım aklında olsun o zaman, romantik değil yani :PP
(tutamadım yine laf soktum galiba ahahh :P)

Bi de sen nası bi ders vericeksin ben anlamadım ki?? Sen konuları söylesen, ben burda çalışsam....
haa olmuo mu ööle...
:PP

Squaw dedi ki...

Yukarıya bakarım tabii,bari ölürken rahat sorunsuz öleyim. :P Harbiden,sen söylemesen aklıma gelmeyecek hiç.Biz niye ölüyoruz,daha yaşayacak çok şey varken ne diye karartıp da intihar ediyoruz ahahaha Hem ben kimsenin yalanlarını göremiyorum,yani o kız gibi ergen sorunları yaşayaam,zaten o yaşı da geçtik gitti. İstesek bile o treni kaçırdık. :P

Tam adamına geldin,bravo!Bir şey söyleyeceğim ama dalga geçme sakın.Ben korku filmi izleyemem ama hani gerçekten iyi kotarılmış yapımları kastediyorum.Eğer kaliteli bir korkuysa onu izledikten sonra o gece uyuyamam. :S Amaçları ben de iyi işliyor anlayacağın. :D Ha bak, fantastik ve bilimkurgu olur.Karşıma çıkarsa güzeli -sen de izlememiş olursan- öneririm, sen yine bir kulp uydurursun gerçi. :D Şurda bile lafı koydun yine. :P

Onu da düşünmedim ki. ahahaha Öyle planlanınca olmaz o işler,usta dediğin anında çözüm üretir icraate geçer. :P Ha sen ders çalış sonra ondan da geç gel bana bu işte de tökezliyorsun,senden bi cacık olmaz de,demi? :D

Ozan MERİÇ dedi ki...

olsun en azından bende görüyosun yalanları yazıyorum parantez içinde :DD ayrıca treni kaçırdık falan... duyan da 40tan gün aldın sanıcak :P

ya nası ya ben anlamıyorum bunu wallaa nası kafaya takabiliyosunuz bi filmi abi, yazılar akmaya başladığı anda çıkıyorum ben film modundan... ama daha heycanlı olsun diye korku izlerken genelde ışıkları kapatıp kulaklıkla izlerim filmi. Tamam bazı filmlerde benim de hopladığım oluo ama...:PP o sadece film anında oluo yaani:D ayrıca cidden izlediğin iyi film olursa kesin söyle ben seçemiyorum bi türlü film! laf koymalarıma da fazla kulak asma takılıyorum işte:D

ha illa ki burda olcan ders vermek için yani... iyi bari dersimi almama daha çok var o zaman rahatım :P ayrıca wallaha son dediğini yapardım baya baya çözdün sen beni ahahhh :DD

pacihinko dedi ki...

Herhalde bu filmi 3 yıl önce izlemiştim ve tek kelime ile bayılmıştım. Ağzım pek laf yapamaz ama kesinlikle çok hoş bir film. Dakota gibi bir sevgilim olsun 10 milyar borcum olsun :D Ya sen sırf sevgilini görmek için araba kullanmayı öğren amerikayı baştan başa geç. Valla çok romantik. Ki sonunda birbirlerine bakışı ve dakotanın oğlanın saçını düzeltmesi..(oğlanın ismini unuttum) keşke yerinde ben olsaydım :)Zaten o siyah kemik gözlükte fetişlerim arasında e bide esmer daha ne olsun. :)

Squaw dedi ki...

Aslında film beklenmeyecek şekilde romantizm içeriyor, hatta bu yönüyle dikkatimi çekmişti. Çocuğun kıza yalan söylemeyen kişi oluşu da filmi güzel kılan kısmı bence.

Netice de önemli gerçi, filmin neticesi de güzel olduğu için izlenilesi filmlerden biri oluyor.

Olsun ağzın laf yapmasa da bloğuma gelip üşenmemişsin bak pacihinko,hem de bir değil iki yorum bırakmışsın.Yorumlar için teşekkür ederim. :)

suke dedi ki...

İzlediğim en güzel filmlerden biriydi Dakota Skye. Ana konusunun romantizm olması ve bunu romantik komedi hesabı çok da gerçekçi olmayan filmlere nazaran sık rastlanan bir hikayeyi içerisine biraz da mistik öğeler katarak çok güzel harmanlamıştı ve filme hayran kalmıştım.

Hatta bu filmi önerdiğim arkadaşlarımın hepsi de filmi çok beğenmişlerdi. Eee, biz birşey biliyoruz da tavsiye ediyoruz, değil mi?

Güzel inceleme olmuş, ellerine sağlık.

Film ile ilginç bir trivia; film sinemalarda gösterilmemişti, film festivallerinden birinde gösterilmişti sadece, bu yüzden çok popüler olamamıştır büyük ihtimalle. Ama benim başucu filmlerim arasındadır. :)

Squaw dedi ki...

Filmin o yalın anlatımını sevmiştim ben, bu tür bir işlenişe göre oldukça sade bir dil kullanıyor. Bu yönüyle bile takdir edilesi filmlerden biri.

Ben de öneriyle izledim, hatta sırf anime istediğim zaman Bahadır izlememi isteyen filmleri de yollamıştı.Bu da onların içerisindedyi, anlayacağın zoraki izleme gibi bir durumum vardı ama iyi ki de bu filme itelenmişim. :D

Teşekkür ederim, beğenmene sevindim. ;)

Bak bunu bilmiyordum, sinemalarda gösterilmeyen filmlere bakış açım daha da farklı olacak artık. :)

suke dedi ki...

Bak şu dünyanın işine... Adaşıma filmi tavsiye eden/gönderen de bendim. Sen benim tavsiyelerime burun kıvır, başkası tavsiye edince hooop izleyip blogda yayınla. Olacak iş mi? :P

Squaw dedi ki...

Nerden nereye, değil mi? :D

Sen adamı ipe götürürsün, sen önerdin de ben ne zaman burun kıvırdım, hani nerde? :P

Yorum Gönder