20 Aralık 2011 Salı | By: Squaw

Ma Cherie La Poupee (Onii-sama e...)

Yalnızlığı gideren oyuncak bir bebek mi olmak can acıtır,yoksa o bebeğe sahip olan biri olmak mı? Nanako'nun sık sık kulağına çalınan bir cümledir bu ''Benim sevimli bebeğim (oyuncağım)'',Rei tarafından çalınır üstelik. Cümlenin ardında ne kadar şey saklıysa, anlamı da bir o kadar güzeldir.Yalnızlığın maskesidir bir nevi.


Kızlar dünyasında kendi yolunu çizme çabası vermişlerin hikayesi gibidir Onii sama e... ama göründüğünden daha derindir özünde.Babasının annesine yaşattıkları yüzünden bir kıza duyulan sevginin,erkeğe duyulandan daha güvenilir olduğunu düşünen Mariko,öz abisi olmadığı halde ona duyduğu yakınlığın hakkını vermek adına devamlı mektuplaşan Nanako,Sorority'nin getirdiği etkilerle gittikçe çirkefleşen bu dünyada dostluklarına leke sürdürmeden o çok özel bağı sürdüren Nanako-Mariko ve Tomoko dünyası,kız kardeşine karşı duyduğu duygular yüzünden hem kendince hem de kız kardeşi tarafından kapalı bir hayata mahkum olmuş Saint Just,öte tarafta da sahip oldukları yüzünden kendi dünyasını karanlıklaştıran Kauro no Kimi ama sizi en fazla telaşa sokacak hatta sinirlendirecek olan karakteri Miya ile 'Oni sama e...' dünyası. Bunların hepsini birleştirin,asillerin daha doğrusu isim yapmış insanların kız çocuklarının toplaştığı bir lise hayal edin,bu lisenin içinde bile sınıf ayrımını gözler önüne seren simgeler topluluğunu düşleyin,tüm bunlara eşlik eden o ılık tınıları resmedin bir de,sonra da tüm seriyi özetleyebilecek objelerle donatılmış bir açılış ve bir de kapanış klibi getirin gözünüzün önüne.Tüm bunları yapabildiyseniz,yaptıysanız siz de ben gibi 'Oni sama e... ' dünyasında kendinizi bir süreliğine tutsak etmişsiniz demektir.


Nanako'nun ikinci babasının adı sayesinde girdiği okula alışma evresine tanıklık ederek başlarsınız bu Ikeda Dünyası'na.Rose of Versailles sonrası Ikeda'ya ait bir şeyler daha tanımlamak adına kabul edersiniz bu girişi. Rose of Versailles başkadır ama,hatta tektir o.Onun yanına kimse,hiçbir şey yaklaşamaz.Aynı ellerin eseri olsa da RoV Dünyası daha başkadır,Oni sama e... başkadır.Ikeda izlerini görürsünüz elbet,onun güllere yüklediği anlamların her birini Rei'de görebilirsiniz ya da Kimi no Kauro'da.Kimde gördüğünüzün önemi yoktur çünkü Ikeda o melankolik dünyasına sizi bir kez daha tutsak etmiştir.


Sorority Member üyeleri başvuruyla seçilmez.Seçilen aday listesi bile kulüp kurucusu tarafından belirlenir, listeden ise sadece birkaç kişi bu gruba girmeye hak kazanır.Yeni seçim töreninden sonra Sorority dünyası ayaklarımızın altına gelir.Seçilen kızların yaşamında bir anda değişiklik başlar.Kulübe seçilen kızlar, kulübün kurucusu Miya'nın düzenlediği şık partilerde boy gösterme hakkı kazanır,onunla ve diğer üstleriyle düzenli şekilde çay partileri yaparlar,yine Miya'nın ailesine ait yazlık evlerinde yaz gecesi partilerine katılırlar, bazen de ailesine ait yat partilerinde şıklıklarıyla yarışırlar.Böylesi ışıltılı bir dünyanın tek anahtıdır Sorority, kulübün bir parçasıysanız eğer o anahtar elinizdedir artık. Sonrasında sırlar ortaya çıkmaya başlar,kulübün gerçek yüzü ve güzel maskesinin ardındaki çirkin yüzler kendini göstermeye başlar.Tüm bunların içinde de karakter dünyasına tanık eder bizi Ikeda.Yaptığı en güzel şeydir bu,karakterlerin o derin dünyasına girmek. Nanako geçmişinde geçici öğretmeni olan Henmi'yi kendisine abi seçer ve tüm yaşadıklarını ona anlatır mektuplarında.Birisinin özet geçmesi yerine bu yolu seçmiş Ikeda,iyi ki de bu yolu seçmiş.Mektubun bana verdiği o nostalji hissi seriden daha çok tat almamı sağlıyordu.O tadı aldıkça da seriye daha çok bağlandım sanki.Nanako ise zaman içersinde bu abi seçiminde ne kadar isabetli olduğunu anlar.Abi'ye duyulan ne kadar güzellik varsa,hepsini yaşar.Aynı şekilde abi de bir kız kardeşe duyulabilecek tüm şefkat ve sevgiyi besler içinde.Zamanla ortak bağları çıkar su yüzüne,öyle güzel süprizlerle donatır ki sizi Nanako ve Henmi asla bitmesin istersiniz.Burda durun işte,bu tadı uzun bir sürece yayın çünkü zaman geçtikçe o melankoliliği sakladığınız ruh çıkma çabası vermeye başlamıştır.Zaman zaman hüzünlere boğar sizi,zaman zaman da ağlama noktasına getirir.


Tüm olaylar birbirini çeker,daha önce birbirini görmemiş hatta adlarını bile duymamış insanların bağları görünür. Bağlar göründükçe de nefretler ve sevgiler doğar.Doğmaz aslında,zaten var olan bir şeyin doğmayacağı gibi bu hisler de uzun süreçteki dinlenmecesinden kalkmıştır.Sevgilerin getirisi sizi keyiflendirirken nefretlerin,aynı zamanda hüzünlerin getirisi melankoliye götürür tamamen.İçinizde kimi zaman bir Rei olma isteği duyarsınız,aslında o olma isteği değil de onun yanında olan bir Nanako ya da onunla bir şeyleri yaşayıp paylaşan Kauro no Kimi.Liseli kızların kurduğu dostluğu edinmek istersiniz sonra,başlarda Sorority'nin güzelliği sizi de kendine çeker oysa.Zamanla bu çekiciliğin iticiliğe doğru döndüğünü hissedersiniz. Hatta bir kukla olmak istersiniz,sevdiğiniz kişinin ellerinde olup da onun karanlığında çıkış yolu olmak adınadır bu istek.Zamanla siz de bir Kauro ni Kimi olup bu ayrımcılığı yıkmak istersiniz,tıpkı tarihte Fransız Halkı'nın yaptığı gibi Sorority Krallığı'nı yıkmak adına isyancı rolüne girersiniz.Kimileri size karşı çıksa da halkın sadeliğinde olanlar gibi tüm öğrencilerin destek çıktığı da olur.Tek istemeyen tarafsa Saray Ailesi ve onun yandaşları olan Asiller'dir.İki yapım içersinde ele alınan dünya birbirine ne kadar da çok benziyor değil mi?


Ikeda simgelerin kadınıdır benim için,en çok sevdiği şeydir simgeleştirmek.Bazen bir gülün hakettiği en güzel anlamları yükler karakterlerine,bazen de en gözde karakterine bir güvercin ruhu yüklemeyi.Bunu nasıl yapptığının bir önemi yoktur aslında ya da neden yaptığının.Yaptığı bu hileyi öyle derinleştirir ki simgeleştilmeyen bir derinliği kabullenmezsiniz bile.'Anime Dünyam'ın Sİmgeler Kadını' derim kendisine, benim için O demek 'simge' demektir,simge demekse 'Ikeda'.Serinin Yuri/Shoujo Ai etiketine aldanmayın sakın,Shouji Ai adına görebildiğiniz tek şey iki aşık kızın birbirine sarılma sahnesi sadece bu etikete hizmet eden.Yuri ise bekleyenler bu seri size göre değil,keza beklemeyenler bu etiketinden dolayı kaçıyorsanız işte bu hayatınızın en büyük hatalarından biri olacaktır.Ben gibi Yuri size de ağır geliyor diye düşünüyorsanız,bu seriye bir fırsat verin çünkü noktaladıktan sonra ne büyük bir hata yaptığınızın farkına varacaksınız.Üstelik özenebileceğiniz o kadar güzel bir karşı cins aşkı var ki aynı zamanda lanet de ettirir izleyenine.Serinin tüm özeti açılışında saklı aslında,kullanılan her obje bir simgeyi oluşturmakta,simgeleri geçin de sözlerini okuyun çünkü serinin tüm özeti orda saklı.




Bu da benden,bu seriyi doya doya laflayabildiğim ve beni bu seri için çok iyi anlayan,aynı zamanda en iyi dostlarımdan biri olup da Rose of Versaillesin'in yollarımızı kesiştirdiği Tuğçe'me gelsin;




0 yorum:

Yorum Gönder