29 Şubat 2012 Çarşamba | By: Squaw

Cennet'in Dikenleri Midir Kişiyi Kanatan, Bir Zaman Çarkının Durmaya Mahkum Edilmiş Dişlileri Mi?


Erkeklerle çevrili bir yatılı okulun içersinde dişi kimliğini saklamak adına erkek kimliğine bürünen bir Jeremy giriverdi hayatıma,asıl Gabriel'di bu rengi getiren.Jeremy'nin başına gelenlerden sonra bunu kendine bir görev edinen Gabriel'in hikayesinin as kahramanının adıdır Jeremy,ardında Gabriel'i sunan.Yetimhanede yaşayan ve bir soylunun hizmetçisi olmak için seçileceği günün geleceği korkusuyla bezenmiş ufacık dünyasındayken Gabriel,Jeremy ile yaşadığı bir olay sonucunda onun yerine geçmek zorunda kalır.Harekete geçtiği anda o bizim için de Jeremy'dir artık,erkekler dünyasında yerini almak zorunda kalan bir dişidir aslında.


Asiller ve asil olmayanların keskin bir çizgiyle ayrıldığı bir dünyanın içinde Jeremy adıyla yer alma çabası vermeye başlar Gabriel.Bulunduğu yerden çıkarılır,asil ailelerin çocuklarına ait olan ve sadece erkeklerin olduğu yatılı bir okulda dişi kimliğini saklayarak hayatına devam etmeye başlamıştır artık.Çevresinden önce Euan çıkar karşımıza,asillerin imgesel bir varlığı gibidir Euan,okuldaki erkeklerin bile ilgi odağıdır. Onun erkek kardeşi Raymond vardır bir de,hüznü en çok yakıştırdıklarımdan biridir Ray,ona aşık olan Joshua vardır.Ara sıra evil tarafını çıkarıp da tek derdi Ray olan Joshua.Aslında asillerin olması gereken  dünyanın en güzel dikenlerinden biridir Joshua.Aaron var atlanılmayacak olan,o da asillerin aynasının en iyi yansıttıklarındandır. Hizmetçisiyle aşk yaşayan ve bu aşkı yüzünden Joshua tarafından hep azarlanan. Angela var bir de,böyle bir hayatın 'Bencillik Abidesi' olması gereken Angela,onun erkek kardeşi Will vardır atlanmaması gereken Ray sonrası hüznü en çok yakıştırdığım....


Jeremy bunların içinde kaybolmaya hazırlanmış bir kedi gibidir artık.Zamanla Euan, Ray, Joshua ve Aaron arkadaşlığının ortasında yerini alır Jeremy.Kendini Ray'e doğru çekilirken bulur çünkü Ray'in geçmişinden gelen,daha doğrusu bitmiş bir hayatın kahramanı olan annesi onu yalnız bırakmamaktadır hala ve Ray onun yaşadıkları için kendini suçlamaktadır.Bunun getirisi olarak da psikolojik tedavi gören bir kardeştir Ray, abisinin koruma iç güdüsüyle gözü gibi baktığı bir kardeştir.Zamanla Jeremy derdine düşer hepsi,Aaron'un düşme nedeni başkadır aslında.Hizmetçisi ve Jeremy bağıdır onun ilgisini çeken,Joshua ise 'evil'lıklarına yeni bir şeyi ekleme hevesinde olduğunu iddia etse de başka bir yüzdür takındığı.Jeremy kendini bu bahçede yeşertmek için hazırlanırken zaman içersinde bundan vaz geçmek isteyecektir çünkü bir yanı her şeyin böyle iyi olduğunu söylerken diğer yanı  Gabriel olarak kalmasıyla her şeyin daha yaşanılası olacağını söyler durur,Gabriel özünü unutmak istemese de onun için ödemek zorunda olduğu bir kefarettir bu.

Gabriel bunu bir suçluluk duygusuyla yapıyordu belki,bir kurtuluş yolu olarak gördüğü için de yapıyor olabilirdi.Nedeni ne olursa olsun hiç bilmediği bir dünyanın kapısından, attığı o ilk adım sonrası onu nelerin beklediğini bilip ona göre davranışları yok muydu,o hiç gardını düşürmemek için çırpınışları,işte 'güçlü' diye tabir edebileceğim türdeki karakterlerin hal ve tavırlarıydı.Bu nedenle kimi yerlerde kendisine kızsam da ben Jeremy'yi sevdim,aslında sevdiğim Jeremy değildi Gabriel'di çünkü o özünü atamayan biriydi.Bu nedenle ben onu Jeremy'den daha çok Gabriel olarak gördüm,bildim.


Mangalarla yeni yeni kaynaşmaya başlayan biri olarak üçüncü Mahnwa'mla sevişirken bloğumu da bu zevke ortak etmeye karar verdim.Bildiğimiz üzere Mangalar Japon işiyken Manhwalar da Kore işi oluyor. Mangaları çizim olarak beğenirken Manhwalar'ın anlatım tarzını daha çok sever oldum.Koreli üstadların bir durumu anlatırken arka fondan getirdiği cümlelerin derinliği hiçbir şeyin tadında yok,en azından bana göre o tadı başka bir yerde bulamama gerçeği var.Bir Kore yapımında ele alınan konuyu izleyicisine aktaran üstad umulmadık derecede güzel bir beceriye sahip oluyor,yaşatılan dünya yanında verilen içsel duygular ise bu işin en güzel tarafı.18. yy dünyasının kapıları ardında sunulan bir hayatı yaşatıyordu Hyeon-Sook,bu yönüylle beni can evimden vuruyordu hatta.O dönem aşığı biri olarak nasıl olur da ben bu Manhwa dünyasında kaybolmam? Savage Garden adının altında en güzelini sunuyordu. Kendisiyle bu isim sayesinde tanıştım, bundan sonra da kolay kolay bırakmam. :D


Olayın örgüsündeki işleniş insanı bir solukta okumaya itiyor ve bunu farkettiğinizde iş işten geçmiş oluyor. Geriye yüzünüzde sonu öğrenmenin mutluluğu varken gözlerinizde ise zorlamanın acısıyla bitik bir hal takınıp dinlenme ihtiyacıyla kalakalıyorsunuz.O güzelliğin verdiği keyifle bunları görmezden geliyorsunuz.Finali ise beklemediğim şekildeydi itiraf ediyorum,zira ben 'aşk insanı' diye tabir edilenlerden biri oluyorum. Bir yapımda 'aşk ve romantizm' adına ne varsa beni kendine kolayca hapsedebiliyor. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı sevdim diyebilirim Angela hariç.Bu tip yapımların olmazsa olmazı 'Bencillik Kraliçe'lerindendi ve yaftasını sonuna kadar da başarıyla taşıyordu. Onun erkek kardeşi ise en ilgi çekici karakterlerden birisiydi.Orphan filmini izleyenlerimiz var mı bilmiyorum ama bu tip vakalar ilgi çekici bir hal alıyor bende,daha da izleyesim /okuyasım geliyor.Neyse daldan dala atlamanın ne yeri ne de zamanı.


Sonlar konusunda 'mutlu sonlar kadınıyım' denilir ya,o ben oluyorum işte.Mutlu sonlar beni daha da mutlu ediyor ama bu kez farklıydı.Bu kez istenmeyecek derecede bir mutlu son veriyordu Lee,keşke bunu yapmasaydı da Raymond adı geçince aklıma yerleşmiş o hayatın durduğu andaki zaman çarklarıyla bezenmiş yüzündeki ılıkla aklıma kazımış olsaydım.Anime olsun manga olsun yüzünde güzel güzel bir hüzün saklayan karakterler çekim merkezimin ilgi odağındadır her daim.Bir de o sevilesi hüznünün ardına ılık bir gülümseme yerleştiriyorsa işte ben o an bildiğiniz Squ değilimdir artık! Raymond'ın yaşadıkları,onun yanındaki korumacı bir abi oluşu,hizmetçisine her şeyiyle bağlanmış Aaron,yorulduğu anda her şeyi bırakma derecesine gelmiş Gabriel,Bencillik Kraliçesi Angela,onun kanından olan ve hüznü en çok yakıştırdıklarımdan Will,her şeyiyle ama her şeyiyle güzel dikenli bir yoldu Savage Garden.Yeri geldiğinde Cennet gibi bir dünyaydı,bunun sadece güzel bir makyaj olduğunu görmek gibisi yoktu.Birazcık daha o dünyanın içinde kalmak isteyen bir bünyeyim ama her şeyin yerinde kaldığını da düşünenlerdenim.Benimkisi biraz bencillik aslında,Lee tam yerinde tam zamanında noktayı koymayı bilmiş bir isim.Ondan bunu dileyerek bencillik yapmamak adına bu güzelliği bozmaya hakkım olmadığını düşünüyorum.Kendisiyle tanışmamız şerefine biraz daha Manhwa dünyasında kaybolmayı diliyor ve Let Dai ile o güzel dansın hiç bitmeyişine tanıklık etmeyi umarak daha fazla oyalanmadangözlerimi biraz daha acıtmaya dönüyorum.  (´ω`)

0 yorum:

Yorum Gönder