14 Nisan 2012 Cumartesi | By: Squaw

Kimi wa Pet


Mangalara yelken açtığım şu zamanda güzel bir şeylerle karşılaştıkça daha fazla manga okuyasım geliyor, Kimi wa Pet'le de böyle bir zamanda tanıştım.Konusunun orjinalliği yanında beni asıl çeken özelliği Josei etiketiydi, anime yapımlarında en az önem verilen türlerin başında geliyor Josei.Bu da ben ve benim gibi Josei severleri üzüyor,gerçi son zamanlarda -azıcık ama- Josei adına iyi yapımları görüyoruz diye düşünüyorum, bugüne kadar arka arkaya bu kadar Josei geldiği görülmüş bir şey değildi,nihayet yapımcılar da Josei'nin tadını almaya başladı. Başladılar da keşke o isme ait yapımları şöyle bir ağız tadıyla izleyebileceğimiz bölüm sayısında yapsalar,söz konusu Josei olunca 11 rakamına takılıp kalmışlar gibi.Ne var Nana gibi şöyle doya doya izleyebileceğimiz 40 bölümlük hatta daha fazlası olan bir yapım verseler bize,çok şey mi istiyorum?


Kimi wa Pet bu Josei açlığımı bir nebze bastırır umuduyla başladığım bir mangaydı, başlamakla da asla pişman olmadığım bir manga oldu.İşkolik ve aynı zamanda işinde oldukça başarılı olan Sumire-chan'ın,sıkı sıkıya kapattığı hayatının kapılarını bize araladığı bir manga Kimi wa Pet.İşkolik kahramanımız br gün evinden işe dönerken apartman kapısında koca bir koliyle karşılaşır.Merakını yenemeyen Sumire kutuyu açtığı anda karşısında gördüğü şeyle ufak bir şaşkınlık geçirir,koli içinde koca bir insanla karşı karşıyadır çünkü.Momo baygın bir halde,hayatının şekilleceği o andan habersiz kahramanını beklemektedir.Sumire Momo'yu evine alır,onunla güzel bir şekilde ilgilenir. Sonrasında ise Momo ayılmış ve karşısına dikilmiştir.Önce birbirlerine bakarak bir plan yapma aşamasında olan çiftimiz,Momo'nun evde yaşamasına karar vermesiyle ikisi için ''bir olacak geleceği'' şekillendirmeye başlamışlardır.Sumire Momo'ya evde kalma izni verir,tabii bir şartla; Momo'yu evcil bir havyan konumuna sokacaktır.Sumire aslında yıllar önce yalnızlığını paylaştığı Momo'sunu Takeshi'de bulmayı dilemektedir.O çok özel dünyasının kapısını sadece yıllar önce edindiği Momo'suna açmıştır ama artık Momo olmadığı için bunu bir başka kişiye açma vaktidir.Momo içinse bu hiç de zor bir şart değildir çünkü o ailevi sorunları nedeniyle ailesiyle yaşamayan ve hayatını o güne kadar bu tarz sürdüren bir balet,aynı zamanda modern dansçıdır.İsmi bu dünyaya çoktan kazınmıştır,kendi ülkesi içinde bilinen Momo'nun hayalleri daha büyüktür aslında.








Bir tek dans ettiğim zaman senin prensin olabilirim.
Dünya dursa da biz hep aşık olarak kalalım.
Zaman kavramanın olmadığı bir dünyaya gidelim birlikte...
Gecenin bitmediği,
Yıldızların hiç kaybolmadığı,
Sadece aşk şarkısının yankılandığı,
Ve aşıklar için zamanın durduğu....





Zaman geçer,Sumire'nin şirketine bir esinti gelir.Bu esintiyi getirense Sumire'nin yıllar önceki üniversite hayatında sahip olduğu ve en çok önemsediği kişidir,yani Sumire için Senpai'dan daha fazlasına sahip olan Hasumi'dir.Zamanın kaybettiklerini geri getiremeyeceğini rahatlıkla anlayabilecek bir yaşta olan Sumire ve Hasumi bunu telafi etmenin yollarını aramaya başlamışır bile,hatta aramaktan daha fazlasını gerçekleştirmişlerdir. Onlar artık üst veya alt sınıf öğrencileri değil,birbirlerine herkesten daha yakın olan çifte kumrulardır.Her şey dört dörtlük gidecekmiş gibi gözükse de görünen manzara öyle değildir aslında.Sumire'nin çevresindeki insanlardan Yuri-chan hariç herkes Momo'yu gerçek bir evcil hayvan sanmaktadır.Senpai içinse Momo, Sumire'nin yalnızlığını gideren sevimli bir köpekcikten ötesi değildir.Momo köpekken Takeshi ise Sumire'nin sevdiği ve birlikte yaşamak durumunda kaldığı bir tanecik kuzenidir.Sumire içinse Momo kötü anlarında ve kapkara olan yalnızlığında sığınabileceği tek kişidir çünkü Sumire'yi ''Sumire'' yapan kişi Momo'dan başkası değildir.Aslında bu kişi Momo değil de Takeshi'dir.




Konusunun orjinalliği yanında Momo gibi bir karakterin orjinalliği de yabana atılmayacak cinsten, bunun yanında sevilesi karakterleriyle de süslenmiş bir tabanı var Kimi wa Pet'in. Karakterleriyle kurduğu dünyanın yanına o güzel konuyu da iliştirmiş Mangaka'sı.Konun güzelliğine eşlik eden o samimi havasıysa bu ismi çekici kılan en güzel öğe.Samimi bir dünya yanında eğlenceli anların da kapısını aralayıveren bir ustalıkta.İki çiftin yani Momo ve Sumire'nin masum ama çekici anlarıyla okuyucusunu rahatlatabilecek bir kapasitesi var Kimi wa Pet'in.Yeri geldiğinde Sumire'ye kızdığınız yeri geldiğinde onu anlamaya çalıştığınız bir dünyaya sahip. Hatta yeri geldiğinde Sumire'nin yaptığı gibi Momo'yla gerçek bir ev köpeğiymiş gibi oynama iştahı aşılar size.Eve gelip de Sumire gibi onun saçlarıyla oynayarak stres atma hissiyle dolup taşarsınız o anda.


Karakterlerin dünyasını tanıdıkça bir an önce sona ulaşma çabası verdiğiniz bir isim olup çıkıyor bu yapım.Çizimlerinin iticiliğini bile görmezden geliyorsunuz.Konusuna ve resimlerine bakıp da feminist bir dünyaya giriyorum diye düşünmeyin sakın,aksine koruyucu bir ruha sahip Sumire'nin yeri geldiğinde Momo'yu herkesten ve her şeyden koruma iç güdüsüyle ona sıkıca tutulduğu anları bekleyin.Yeri geldiğinde de tutulan taraf oluyor Sumire.Farkında olmadan yapıyor bunu aslında,Sumire manga dünyasının bir kahramanı gibi gözükse de günümüz kadınlarının bir simgesi olup çıkıyor.İşkoliklik yönünden bahsetmiyorum; kalabalıklaşmış ve gün geçtikçe de kalabalıklaşan dünyamızda kimseye güvenememenin ve açılamamanın verdiği his sayesinde yalnızlıkla kıvranan biri olup çıkıyor.Çoğumuz inkar etse de cinsiyetimiz ne olursa olsun bize yabancı gelmeyecek biri Sumire.İş ve iş dışındaki yaşamımıza odaklanmaktan burnumuzun ucunu,hatta gözümüzün önünde olanları,yaşayan insanlara dikkat kesilmediğimiz zamanların kadını ne de olsa.Bu gerçekçiliğiyle samimiyeti asla elden bırakmamış Mangaka'sı,çoğu yerde gereksiz uzatmalar yapsa da o güzel final için değerlendirelebilecek bir isim Kimi wa Pet.


Çizimleri ve uzunluğunu görmezden gelip okumanızı öneresim var,yalnız kızlara bir tavsiyem olacak. Başlamadan önce kendinizi hazırlayın derim çünkü okudukça siz de bir Momo edinme hissiyle dolup taşabilirsiniz,benden söylemesi. :P

2 yorum:

hande akgül dedi ki...

anime ve manga dünyasıyla tanışalı çok az bir süre oldu, dolayısıyla çömezliğin sınırlarındayım diyebilirim. senin yazılarını görünce çok şey kaçırmış dedim kendime. senin hızına yetişmem imkansız olsa da izinden gitmeye çalışacağım :)

Squaw dedi ki...

Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Hande, umarım bu güzel dünyanın keyfine gani gani varırsın çünkü ben hala çıkamamış biriyim. Gerçi hoş, çıkmayı da düşünmüyorum, zaman ne olursa olsun, yaşım kaç olursa olsun bu dünyada kalmaya devam edeceğim. :))

Yorumunla bloğuma ve bu yazıma renk kattığın için teşekkür ederim. ;)

Yorum Gönder