29 Mayıs 2012 Salı | By: Squaw

Shirosagi misin Akasagi mi, yoksa Kurosagi misin?


Japon Drama'ları konusunda farklı boyuta taşıdığım bir isim Kurosagi, Manga tabanına sahip olanlardan biri, animesinin de gelmesini en çok istediklerimden. Konusunun sürükleyiciliği yanında, karakterlerin dünyasına farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlayan yapımlar arasında, bunun yanında olay örgünüsünün güzelce işlendiği. Klişelerle kaplı olan drama dünyasından kopup gelmiş hatta, bu gelişiyle de güzel bir seyirlik oluşturmuş. Dolandırıcıların bile gözünü korkutan bir ismin, dolandırıcılar dünyasında kaçılması gerektiğine inanılan bir ustanın hikayesi.


''Bu dünyada üç çeşit dolandırıcı vardır. Bazısı insanları para için dolandırır; Shirosagi. Bazısı da, duygu sömürüsü yaparak insanları kandırır; Akasagi. Sonuncusu ise, sadece Shirosagi ve Akasagi'leri besin kaynağı olarak kullanır. O, tarihteki en son dolandırıcı. Dolandırıcıların en iyisi; Kurosagi.''


6 yıl önce ailesinin, daha doğrusu babasının bir Shirosagi tarafından dolandırılması sonucu cinnet geçirip de ailesini katleden babasının elinden sağ kurtulan biridir Kurosaki; ailesinin öcünü almak üzereyken de Shirosagi'ler ve diğer dolandırıcılar dünyasının ustasıyla karşı karşıya kalır. Sonrasında da dişe diş, kana kan mantığıyla dolandırıcılar dünyasına girer. Zaman içersinde en iyilerden biri olup çıkar, o artık bir Kurosagi'dir. Tüm dolandırıcıları korktuğu, hayatına kendi adımlarıyla yön verdiği, tek başına olup da yanına kimsenin yaklaşmasına izin vermeyen yalnızlar prensi olup çıkmıştır. Dolandıcılar her yerdedir aslında; bunlardan biri de tam o esnada başka bir ailenin hayatını daha mahvetmektedir. O da bir Shirosagi kurbanıdır ve Maki'nin amcasının da hayatı kötüleşmeye başlamıştır. Kurosagi ile tanışmaları kaçınılmazdır artık. Olayların başladığı esnada metro istasyonunda olması gereken karşılaşma gerçekleşir ve esas kızımız olacak Maki ile Kurosagi de bu vesileyle tanışmış olur. Kurosagi bu amcada kendi geçmişini görmüştür ve hiç tereddütsüz yardım teklif eder fakat ne amca ne de yeğen olan Maki bunu kabul etmez. Maki'nin hayatta karşı çıkacağı ilk kişiler dolandırıcılardır çünkü o hayatını savcı olmaya adamış bir üniversite öğrencisidir. Her ne kadar karşı çıktığı kişiler olsa da amcasının düştüğü durum nedeniyle az da olsa zaman içersinde dolandıcılara karşı olan düşünceleri farklılaşacaktır, aslında dolandırıcılara karşı değil de ülkenin hukuk sistemine karşı oluşacak bir farklılaşmadır bu.


Kurosagi'nin ise tek amacı vardır, dolandıcırıları alt ederek en büyük isim olan Shirosagi'ye ulaşmak ve ailesinin intikamını almak. Bu hiç de kolay bir yol  değildir; önce adım adım işi öğrenmek zorundadır. Zaten öğrenmiştir de, onun mesleği Shirosagi ve Akasagi'lerin mağduru olan masumlarla iş birliği yaparak bu dolandıcırıları dolandırmak ve mağdurların kaybı olan paraları geri almaktır. Kılıktan kılığa giren esas oğlumuz adından da anlaşılacağı gibi bu işin erbabadır artık, ustalıktan ziyade fark edilebilir bir zekaya sahip olan biridir. Esas kızımız arada ona ayak bağı olsa da Kurosagi amacına doğru emin ve sakin adımlarla ilerlemeye başlamıştır.


Konusu klişe bir intikam öyküsü gibi gözükebilir, karakterlerin gelişimi sıkıcı bir tabirle ifade edilebilir, olaylar örgüsünde hiçbir cezbedicilik hissedilmeyebilir. Bunlar ''Kurosagi'' adına dair düşündüğünüz şeylerse eğer bu diziyi ''ön yargı'' denilen illete bulaştırmışsınız demektir. Lakin bunu hak etmeyecek nadir J-Drama'lardan biridir Kurosagi. Geneline baktığımda Kore Drama'ları daha çok ilgimi çekiyor çünkü K-Drama'lar romantizm konusunda çok becerikliler, zira Japon Drama'larında belirgin bir sorun baş göstermekte; çiftler ne kadar birbirini düşünüp, birbirine karşı özel bir bağ taşısa da o çoğu kez beklenen birleşme olmaz. Hatta belirsizlikle kapanan bir final izlersiniz, öylece boşlukta bırakır sizi. Drama'lar yerine tüm romantizm Anime'lere verilerek büyük bir haksızlık yapılmış aslında. Bazı yapımlar o mutlu sonu hak ederken nedense adına yakışan bir kapanış olsun diye çoğu kumrularımız öylece öksüz bırakılmış. Ha, bu lafım Kurosagi için olarak algılanmasın sakın, geneli için olan fikri ortaya döksün istedi bu bünye. :D

Geneli boşverip de Kurosagi'ye geri geleyim en iyisi. :P


Dolandırıcılık ve öç alma temalarını sevmişimdir hep, hele de esas oğlumuzu ya da kızımızı sevdiysem, o öç aldıkça kendim bir şeylerin intikamını alıyormuşçasına multu olduğumu bilirim. Bu da o seyirliğin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor galiba, Kurosagi içeriğiyle ayrı tuttuğum bir yapım fakat OST'larıyla daha da ayrı tuttuklarımdan. Dizinin atmosferine, karakterlerin aurasına, yaşanılanların bıraktıklarına öyle güzel yerleştirilmiş öyle güzel seçimler olmuş ki dinlerken kendimden geçtiğimi itiraf etmem lazım. Açılışının bile bir cazibesi olduğuna inandıklarımdan; öyle bir açılışın çoğu animede bile verilmeye çalışılıp da becerilmeyen keyfe sahip olduğunu söylemem lazım. Bıktırmadan izlettiren, sıkmadan dinlettiren, tekrar tekrar başa sardırabilecek bir güce sahip açılışlardan biri. Belki diziye karşı olan bir ilgimin getirisiydi bilemiyorum ama diziyi ya da karakterleri sevenleri hapsettiği gerçek; o akadar aşikar ki bu, Kurosagi'nin sizi ''Bang''lemesine bile gerek yok, siz çoktan hapsolup gitmişsinizdir zaten. Sizi bilmem ama ben diziye başladığım ilk andan itibaren o ''Bang''lenenlerden biri olup çıkmışım bile; Bang! ;)




0 yorum:

Yorum Gönder