21 Mayıs 2012 Pazartesi | By: Squaw

Eğer Güç Toplamak İstiyorsan, Bir Düsman Olmak Zorunda!


Takipçilerinin bildiği üzere bir kitap uyarlaması Hong Gil Dong ve benim, kitabını okumamış olsam da başarılı kitap uyarlaması olduğuna inandıklarımdan biri.Tarihin o etkileyici ve mistik havasında komedinin nasıl yerleştiğini düşünenler varsa hemen açıp Hong Gil Dong ile tanışsınlar. Komedinin yeri geldiğinde kendini dondurduğu ve sahneyi ciddiyete bıraktığı anlarıyla kendini özel kılan bir isim Hong Gil Dong. Yer yer izleyicisini heyecana sürükleyen Shounen sahnelerinin güzelliğiyle harmanlanmış, zaman zaman da romantizmin eğreti durmayacak güzellikte seyircisinde tatlı bir keyif bırakabilecek, çiftler geçidiyle hoş bir seyrin adresini veren bir isim. Oyunculukların, başarısının getirisi olan güzellikleriyle izleyecisini kendine daha da bağlayan...


Annesi bir köle, babası ise bir asil olduğu için hayatına doğru dürüst yön veremeyen Gil Dong, kraliyet ailesinden olup da küçüklüğünde Kral olmak için bu engeli ortadan kaldırmak için abisi tarafından bir yangın suikastına maruz kalmış Yi Chang Hui , dedesi ile hayatını dolandırıcılıkla ya da bilimum ne kadar saçma iş varsa yapmaktan çekinmeyen Heo Yi Nok; bu iş sayesinde de ordan oraya dolaşan gezgin kızımızın yaptığı yolculuğunda önce Prens, hemen ardından da Gil Dong ile kesişen yolculuğun hikayesi Hong Gil Dong. Aslında Uzakdoğu'nun Robin Hood hikayesi, eğlencenin ve ciddiyetin kendini yeri geldiğinde çekinmeden gösterdiği güzel bir yolculuğun kahramanlarının yansıması.


Bir bakanın oğlu olmasının getirisiyle kendini her yönde geliştirebileceğini düşünen Gil Dong, bulunduğu konumun getirisi olarak tüm yaramazlıkları yapan ve başı boş dolaşarak her türlü serseriliği yapmaktan çekinmeyen biridir. Aslında sahip olduğu zekasıyla kendini belli edişi daha fazladır, bunun yanında dövüş sanatlarındaki ustalığıyla da... Heo Yi Nok ise büyükbabası ile para kazanmak adına her işi yapabilecek gücü olan enerjik, saf ve eğlenceli biridir. Bir şekilde yolları kesişen Yi Nok ve Gil Dong'a, hayatanın en büyük amacını gerçekleştirmek isteyen ve bunun için Çin'den Kore'ye doğru yola çıkmış olan Lee Chang Hui katılır. Amaçları birbirinden tamamen zıt olsa da yeri geldiğinde birlik olmaktan kaçınmazlar çünkü iki kahramanın da amacı şu an başta olan Kral'ı devirmektir ama iki kahramanın nedenleri birbirinden çok uzaktır. Gil Dong varolan yönetimi haksız bulduğu için yıkmak isterken Chang Hui yıllar önce kendisinden haksız yere alınan konumu geri almak istemektedir. Bunların ortasına da varlığı renk getiren Yi Nok'u getirip yerleştirin işte; üçlü tamamlandığı anda da Robin Hood efsanesinin başlangıcını yaşayın.

Zaman içersinde de ülkenin en ünlü hırsız grubu piyasaya çıkar, aslında varlardır ama ekibimiz de onları bizimle birlikte yeni tanımaya başlamıştır. Babasına olan hisleri nedeniyle zaman içersinde Gil Dong yapılan baskılara daha fazla dayanamaz ve isim yapacak şeyleri başlatacak isyana ön ayak olur, bunun getirisi olarak da bahsi geçen bu ünlü hırsızlar ekibimize katılarak kendi ''Robin Hood'' efsanesini yazmaya başlar.


Atmosferine ve ilk bölümüne adım attığınız anda sizi geri itebilecek bir yapım aslında ama siz, siz olun bu handikaplara kanmayın sakın. Yanımda, diziyi daha önce izlemiş olan ablam olmasaydı bu tuzağa çekilecek kişilerden biriydim. Sung Yuri ve yan rolde bulunan birkaç isim hariç tüm oyuncuları ilk kez izledim. Sung Yuri'yi daha önce ''Fine One Day'' faciası ile tanımıştım ve o zamanki negatifliğimi yıkmayı başaran Yi Nok'u ile bu dizi sayesinde haneme sevdiğim bir Drama daha eklemiş oldum. Bunun yanında kare asımızın iki erkeği olan Geun Seuk ve Kang Ji Hwan ile de tanışmış oldum; ''Filmlerin kötü görünmek isteyip de aslında iyi olan adamı'' dediğim bir isim olup çıkıverdi Ji Hwan, Geun Seuk'sa ''Filmlerin kötü adamı olup da aşkla dize gelen''lerinden... Geun Seuk'u ilk kez izlediğimden bahsetmiştim, ilk kez izlesem de onun sahip olduğu soğukluğun beni hiç itmediği, aksine ona doğru çeken bir şeylerin olduğuna inandığım bir isim Geun Seuk fakat bu çekenin ne olduğunu hala çözemediğim. Ji Hwan'sa rolünün getirisiyle kendisine aşırı sempati beslediklerimden, hatta yeri geldiğinde çekici bulduklarımdan. Komedi unsuruna yerleştirilmiş bir isim olan Gil Dong'u yaşatan biri olsa da onun çekici bir yanı olduğuna inanıyorum. Ne olursa olsun Gil Dong'a yerleştirilen en iyi isimdi Ji Hwan; yeri geldiğinde cesur, yeri geldiğinde aşık bir erkek, yeri geldiğinde çocuksu bir kahraman ama hepsinden önemlisi her kimliğinde kendi olan biri. Belki de onu kendiyle buluşturan Yi Nok'tu. Tüm engellemelere rağmen amacından ve Gil Dong'tan vazgeçmeyen heorinemizdi bu dizide.


Hırsızlar grubu var bir de; zenginden (ç)alıp fakire (halka) dağıtan, bu çatı altında izlemekten en çok keyif aldığım. Ceylan gözlüsüyle, hayata bir anlam yüklemeyi sevmeyeniyle, gücünün büyüklüğü kadar koskocaman yüreğe sahip oluşuyla, fırlamalığına rağmen sahip olduğu hissiyatıyla ama hepsinde bulunan ortaklıktaki sadakatlarıyla ''Hong Gil Dong'' adını bulunduğu yerden daha da güzel yere taşıyan. Bunların arasında Gil Dong isminin kazınmasıyla evlere şenlik olayların başlamasıyla, ilk bölümde dizi hakkında düşündüğüm ne kadar olumsuz ve kötü düşüncem varsa kendi kendime söylendiğimi fark ettim. Bunu hatırladıkça da ne kadar utandığımı; evet, utandım çünkü bu isme yapılabilecek en büyük haksızlığı yaptım.



Aslında finale değinesim yok hiç; böylesi muhteşem bir seyirliğin yakışmayan finalle harcandığını düşündüğüm birkaç isimden biri Hong Gil Dong. Kendine yakışacak daha güzel bir sonu hak etmesine rağmen haksızlığa uğratılmış bir son. Kimine göre olması gerektiği gibidir belki bilemiyorum ama benim için ''Efsaneleştirmek'' adına harcanan nice yapımlardan biri. Sonu için bu kadar olumsuzluk döktüğüme bakmayın siz, sadakat adına her şeyi yapabilecek olan dostlarla ve ölümüne tutkulu olan çifte kumrularıyla verilen sonlar benim vazgeçilmezimdir. Yeri geldiğinde hüzünlendiren yeri geldiğinde de eğlencenin dibine vuran ama hepsinden öte dostluğun güzel yansımalarını veren bu ismi görmezden gelip de geçip gitmek istemedim pek, istesem de yapamazdım ki zaten... >.>


2 yorum:

Mrym dedi ki...

Ahh, çok güzel yazmışsın. Ama anladığım kadarıyla benim gibi depresyona girmemişsin. Ben bildiğin kendimden geçmiştim diziyi izlerken. saatlerce ağlamıştım; o nasıl bir sondu yav :( Sukki' yi birçok yapımda izledim ama bu yapımdaki oyunculuğu kaliteliydi yaşattı gerçekten, uyuz oldum ona. Ji Hwan'ı Lie to Me' de izlemiştim ayrıca; hangisinde daha çok beğendiğime karar veremesem de ikisinde de aklımı başımdan aldığı kesin :D Ahh, çenem düştü, tekrar eline sağlık.

Squaw dedi ki...

Teşekkür ederim, senin yazıların da çok güzel. Bir ara bloğunu gözden geçireceğim mutlaka. Hatta az önce senin de döktürmüş olduğun Hong Gil Dong yazına göz attım ama daha sakin bir anda okumak istiyorum. :)

Sonunda hayal kırıklığı yaşadım, bu nedenle de depresyona girmeye vaktim olmadı sanırım. :'( Ben daha keskinleştirilmiş şekilde anlatılan sonları seviyorum sanırım. :D Sukki'ye bu rolünde uyuz olmayan var mıdır acaba? :D Ji Hwan'ı birçok rolde izlemek istiyorum aslında; en çok da fanı olduğum Sonic ile olan ''Rough Cut'' filminde. ^.^ Lie to Me dizisi de aklımda, bir ara kesin izleyeceğim.

Hehe, ne demek canım. Her zaman beklerim, ben de yorumunu esirgemediğin için çok teşekkür ederim. :)

Yorum Gönder