22 Haziran 2012 Cuma | By: Squaw

Takıntılı da Takıntılı! Peki Ya Anime Dünyasından Bahsediyorsam...

Eminim ki birçok kişide takıntı ve inanç özelliği belirgin şekilde baş göstermekte, benim de zaman zaman oluyor. Daha çok takıntı kendini baş gösteriyor diyebiliriz, inanç derken de daha çok izlediğimiz seyirliklerde karşımıza gelen objeleri kastediyorum. Bu konuda en zengin dünya animelerde mevcut, izledikçe bir kenara not düşenlerdenim ya da okudukça, zira şu an eklediklerimi aklıma gelenlerden toplayarak oluşturdum, geldikçde ekleme yapabilirim, şimdilik hafızamın bana oyun oynamadığı takıntıları/inançları ekliyorum. Anime dünyası engin bir deniz aslında, belki de anime hastalığımın en büyük nedeni...


                                                                ---  7 Rakamı ---
İnsanoğlu olarak genelde çift rakamlı sayılar bize daha sempatik gelmiştir. Bense buna itiraz edercesine 7 ve 13 rakamını ayrı tutar, ayrı severim.Nedense bu iki rakamın bir cazibesi olduğuna inandım hep. 13 rakamının uğursuzluğu (laneti) genel haliyle Hristiyan alemini (İsa'nın son yemeğinde ona ihanet edenin kişinin 13 rakamını taşıyan asker olmasından gelen bir inanç) ilgilendirse de neredeyse tüm dünya Hristiyan aleminden olmasa da bu akıma kendini kaptırmıştır. 7 rakamı ise 13 rakamı aksine hemen hemen tüm uluslar için olumlu ya da olumsuz bir şeyler ifade etmektedir. 7 rakamı kimi ülkeler için şanslı bir rakam kabul edilirken kimi ülkeler için uğursuz anlamlar yüklü bir rakammış. Japonya içinse bu rakam uğurlu kısımda yer alıyormuş. (Kaynak: Sözcü Gazetesi) Belki de bu nedenle yapımcılar birçok yapımında 7 rakamını kullanmadan geçemiyor.

Özellikle tür ayırmak istemiyorum ama fantastik yapımlara dikkat kesildiğimizde savaşçılar mutlaka 7 kişiden oluşur. Karşı taraf da 7 kişilik bir düşmandır mesela. Bunun en güzel örneği X Tv serisinde karşımıza çıkar. Cennet ve Cehennem Mühürleri olarak anılan savaşçılar 7 kişiden oluşmaktadır. Diğer başka bir seri olan Fate/stay night serisinde de savaşan hizmetkarlar 7 kişiden oluşuyordu. Nana serisinde ise başka bir noktadan ele alınıyordu 7 rakamı. Şeytan'ın bir laneti olarak gösteriliyor, iki ana karakterderden biri olan -ve benim hiç sevmediğim- Hachi için her yerde karşısına çıkan bir uğursuzluğun işaretiydi. Gerçi Nana'daki gönderme, biraz da işin espri kısmındaydı ama sonuçta illa ki 7'ye değinilmişti.



--- Kedi ---
Hiç ama hiç hazetmediğim bir hayvan türüdür. Bana kendini hiçbir zaman sevdirememiş olup ileride de sevdireyemeceğine inandığım türlerlerden biridir. İşin garibi ise kediyi sevmezken vahşi dünyada yer alan kedi cinslerine (puma, kaplan, jaguar) aşırı bir ilgim var. Bu da benim dengesizliğim oluyor ki daha fazla açık vermemek adına susuyorum.  :P

Kedi de tıpkı 7 rakamı gibi kimi ülkelerde ya da bazı inançlarda uğurlu kabul edilirken çoğu ülkede batıl inanç olarak uğursuzluk getirildiğinde inanılan bir hayvan türü. Japonya'da da kutsal varlıklardan kabul edildiğini hatırlıyorum. Onun için kedi de birçok seride karşımıza simge olarak çıkar ya da önemli bir varlık olarak ekranlara lanse edilir. Sailor Moon izleyip de kim ordaki kedinin kutsallığını unutabilir ki?! Hatta Darker Than Black severler olarak ordaki kedinin güzelliğini yabana atamayız değil mi? :) Gerçi ben sincap ruhunu tercih ediyorum, o bana daha sevimli gelmişti. Başka yapımlarda da karşımıza çıkan diğer bir takıntı diyebiliriz. Ben ne kadar sevmiyorum desem de izlemek zorunda kaldığımı inkar edemiyorum işte, umarım anime dünyası şu gariban kulun feryadını duyar da başka hayvanlarını takıntı haline getirir.


--- Çiftlerden Birinin Diğerine Sırttan Sarılması ---
Candy Candy'i her anime takipçisi izlemese de biliyordur kesin, bu bilgiyi de kendi adıyla aynı olan sitelerinin fansub notları arasında okumuştum ve bugüne kadar bilmediğim bir inanıştı. Bu sayede izlediğim sahnelerdeki bu sarılışın anlamını daha iyi kavrarım artık. :D

Ordaki notu aynen aktarıyorum:
''Pek çok kültürde gövde insanın zırhıdır.Ama Japon kültüründe insanın zırhı gövde değil, sırttır.Birine savaşta arkadan saldırmak Japon kültüründeçok aşağılık olarak görülen bir hareket.Bunun tam tersi, yani arkadan "sarılmak" yine çok yoğun bir "mahremlik" duygusu çok özel bir aşk anlamı veriyor.'' 
(Kaynak: Şeker Kız Candy Forum)


--- Mitoloji ---
Bu takıntıyı birçok animede görürüz, ana tema olmasa bile mutlaka kıyısından köşesinden bir animeye sıkıştırılmış özelliklerden biridir. Bu takıntıya da en bilindik örnek yine Fate/Stay Night  olacaktır. Buna ek olarak Pandora Hearts ve Saint Seiya yapımlarını örnek verebiliriz. Adında bile bu takıntının izlerini taşıyan Pandora Hearts serisinde bizi çok güzel bir Pegasus karşılamaktadır. Sonrasında yine mitoloji öğeleriyle bezenmiş Saint Seiya yapımlarını hatırlayalım.Tamamını henüz izlemiş bir takipçi değilim ama Lost Canvas yapımında gördüğüm kadarıyla bu ayrıntıya ait çok hoş öğeler bulabilirsiniz, kırmızı gülle ilgili efsaneye bir göz atın ve sonra dönüp bu serideki Alfabica karakterine ait hikayeyi izleyin.



--- Tarihte Tren Raylarının Kıyı Şeritlerine Yapılması ---
Rurouni Kenshin serisinde bunun en güzel örneğini görebilirsiniz. Seride karakterlerin yaptığı bir tren yolculuğunda değinilen bir konuydu; o dönemde bacasından çıkan dumanın ormanı yakabileceği korkusu nedeniyle tren rayları kıyı şeritlerine döşeniyormuş.


--- Melos ---
Melos hikayesini de birkaç yapımda izlemiştim, aslında içinde geçen hikaye çok anlamlı. Ana teması dostluk ve güven olan bu hikayeyi tam öğrenebilmek adına kendine ait olan Hashire Melos!  isimli filmde izlemiştim. Birkaç seride bu ismi andıklarına tanık oldum ama benim aklıma Aoi Bungaku isimli yapımla kazınmıştı, yanlış hatırlamıyorsam Amagami SS serisinde okul festivali hazırlıkları kapsamında değinilecek konulardan biri olarak ya da orda geçen bir olay içersinde bu isimle yapılan bir göndermede Melos adı geçiyordu.


--- Gül ---
Güle en çok anlam yüklemeyi seven usta Ikeda Riyoko'dur. Rose of Versailles isimli serisinin adı bile bunu bariz şekilde anlamamızı sağlar. Türkçe anlam olarak Versay'ın Gülü olsa da Ikeda, serisinde yer alan her dişiyi bir gülle benzeştirmiştir ama en çok da Oscar'ı bir gülle betimlemeyi tercihleri arasına almıştır. Özellikle de finalinde dile getirilen beyaz gülle daha çok bağdaştırmıştır ama ben en çok bu betimlemeyi daha doğrusu özdeşleşmeyi Andre'nin ağzından yaptığı yorumlarla severim. RoV sever olup da Andre'nin Oscar'a, ''bir erkek değil de kadın'' olduğunu anımsatmak için ortaya döktüğü cümlelerinde gülü alet ettiği sahneyi hiçbirimiz unutamamıştır eminim. 

Bunun dışında Ikeda,diğer bir yapımı olan Onii-sama e... serisindeki/mangasındaki karakterlere de gülden gelen anlamları yüklemeyi ihmal etmemiştir. Dediğim gibi gül simgesi bir obje olarak karşımıza geliyorsa ya da takıntı halinde görülüyorsa aklıma gelecek ilk isim her zaman Ikeda olacaktır.

5 yorum:

Dürr-i Yekta dedi ki...

kenshini arayan gözlerle okudum postu sonunda görünce yüzümmde gülümseme belirdi. napim benim favori animem kenshinnn. çaydanlığa benzetmesi terni çok komikti ya :)))

Dürr-i Yekta dedi ki...

ya bu arada oscarı tekrar izleyebileceğim bir site biliyormusun ???

Squaw dedi ki...

Kenshin benim de favori animelerimden biridir. Hatta Oscar sonrası en sevdiğim anime, özellikle de Tsuiokuhen Ova'sı benim için çok özeldir. Evet evet, kesinlikle çok komikti. :D Seriyi iki kez, Ova'yı da 8-10 kez izlemişimdir. :D

Maalesef bilemiyorum ama indirip izlemek istersen fansub yaapan gruplar vardı, alt yazısı da divx'de eklenmişti. Online izlenebilecek siteler bilmiyorum, kusura bakma. :(

Bolat dedi ki...

Alla Alla bende severim bu iki rakamı çok şaşırdım :))

Squaw dedi ki...

Azınlık grubuna dahiliz sanırım, değil mi? :)

Yorum Gönder