30 Ağustos 2012 Perşembe | By: Squaw

Ava Giden Avlanır: I'll Teach You Love.


Bazı kısa yapımlar vardır hani sizden sizi alıp da götürmeye yeter, yeter de artar hatta. Sizi götürürken de geriye çok hoş izler bırakır. Kısalığına rağmen saatlerce ona çakılı kalmış gibi hissedersiniz, bir taraftan da kısalığına kızıp kendi kendinizi yer bitirirsiniz. Sonra durup iyi ki de kısa diye düşünmeye başlarsınız çünkü içindeki tüm güzelliklerin bu noktadan kalkıp da size doğru geldiğini düşünürsünüz, içindeki birçok güzellik yanında diğer tatları da düşünür, bu ismin içinde sakladıklarına bakmak istersiniz, bunun için de o güzelliklerin ardından gelenlerin içine doğru yürür gideriniz. Aşkı öğretenlerden daha çok öğrenenlerin dünyasıyla baş başa kalmaya başladığınız andır bu, sonrası da çorap söküğü gibi gelir zaten. Aşkı öğreteyim derken güzel bir ders alışınızın hikayesine başlamışsındır çünkü.


Tesadüflerin hayatına etkisini umursamayan ve aşka inanmayan biridir Kwon Tae Joon, Lee Jin Yu ise ona nazaran aşkı hayatı boyunca kendinden çıkarmamıştır. Tae Joon belki mesleğinin getirisiyle buna inandığı bir yaşamı sürdürmüştür, belki de bu mesleği onun için seçmiştir, hangisi diğerinin getirisi bilemiyorum ama çöpçatanlık mesleğinde en iyilerden biri olduğu kesin. Çöpçatanlık diyemeyiz aslında buna, daha çok müşterilerine komuta ederek hazırladığı tesadüfler sonucu istediği kişiyle birleştiren bir ajansın yöneticisidir. Müşteri olarak da sadece erkekleri kabul etmektedir, bugüne kadar hiç kadın müşteri kabul etmemişlerdir. İşte bu noktada çevre düzenleme mesleğine sahip olan ve en büyük hobisi ilgilendiği çiçeklerle sohbet etmek olan Lee Jin Yu'mız devreye girer ve ısrarla onların müşterisi olma istediğinden bahseder. Bu kez prensibi yıkmak zorundadırlar çünkü finansal sorunlar ciddi anlamda kendini belli etmeye başlamıştır. Lee Jin Yu'nin onlardan istediği kişi, okul yıllarından beri aklında olan ve 12 yıldır aşkından hiçbir şey kaybetmediği Choi Chul Woo'dir. İlk kadın müşterileri olan Jin Yu'ın seçtiği kişi olan kurbanları için ekibiyle bir araştırmaya girer ve tüm ekipmanı hazırladıktan sonra işe koyulma vakti gelmiştir.




Planlar yapılır, çekingen olan Jin Yu için yeni imaj yaratılır, ortamlar hazırlanır, tesadüfler kurulur, kişiler sahneye çıkar. Planlanan kurgu sonucu çiftimiz tanışır ama Chul Woo, Lee Jin Yu'ye dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. Ne onun varlığından haberdardır ne de onun daha önce tanıdığı biri olduğundan, yine de pes etmez ve eskiyi kenara bırakıp yeniden tanışan bir çift gibi birkaç kez de olsa birlikte zaman geçirme hevesine girer. Tae Joon de diğer tarafta işlerinde en iyi olduklarını bir kez daha anlarcasına her şeyi yola koymanın sevinci ve endişesiyle ikileme doğru çekilir gider, aslında hiçbir şey görüldüğü gibi değildir. İşte bu noktada siz sağınızı uzatırken sizi soldan vuran bir 'Aşk Dersi'dir I Will Teach Love You. Madalyonun diğer yüzünü hiç çekinmeden izleyicisine sunan sürprizler adresidir bir nevi, diğer taraftan da samimi bir dünyanın yansımasıdır.



İçinde mini minnacık süprizleri barındıran dünyaları sevmişimdir hep. O dünyada ne kadar şey gizli olur aslında bilseler, ama bilmesinler daha iyi. Bazı güzelliklerin böyle kıyıda köşede kalmasına üzülmüyorum pek, onların bu güzelliklerde saklı olmasının nedenlerinden biri de bu diye düşünüyorum bazen. Bazen de kendini bu kadar çok saklamasın istiyorum, nerde olursa olsun ya da nasıl durursa dursun benim ilgimi çekebilenlerden olması daha önemli. Kısalığına rağmen o tatları koruyabilenlerden olması işin güzel tarafı, rollerin o isimler için yaratıldığını görebilmek de kalan diğer güzelliklerden biriydi. Ki Tae Young'ın tarzıyla, o saçlarını dağınık toplayış tarzıyla bu role ne kadar çok yakıştığını düşünmeden edemiyorum, hele de aldığı o güzel ders sonrası ''I Will Teach You Love'' için onun biçilmiş kaftan olduğunu düşünmeden edemiyorum. Doğru ismi, samimi bir sunumla bize getirmeleri gibisi yoktu. Bu güzel Special sadece onun sayesinde ilerlemiyordu elbet, diğer isimlerin de hakkını yemek istemem. Onların da bu güzel sunuşta en az Tae Young kadar belirdiği gerçeği var, bu inkar edilemez. Oyunculukların yanında içindeki saklanan dünya ise bu isme uğramak için en geçerli sebep. Bu adı güzelleştiren şey sıcacık bir yapım oluşuydu kuşkusuz ve ardından getirdiği sürprizdi, belki çoğu izleri finali için seviyordur ama benim asıl sevgim  Tae Joon'a aşkın öyle acımasız bir şekilde öğretildiği andı; işte ders asıl orda başlamıştı. :)

Kim 12 yıl boyunca birinin kalem ucunu ısırma nedenini unutmaz?
''-Nesini seviyorsun bu adamın?
-O adam.. Güldüğü zaman dudağı sol tarafa doğru kalkar. Sürekli sol elini cebine sokma huyu vardır. Sinirliyken elini cebine koyar ve yürür. Yürür ve yürür. Saatlerce yürür. Başka huyları da var. Derin düşüncelere daldığı zaman kaleminin ucunu ısırır. Çenesi için zararlı."

6 yorum:

Mrym dedi ki...

Kızı takdir ermiştim, aferin yavrum, yirim seni styla :D
Adam hem aptal, hem müthiş kurnaz, hem zeki, hem becerikli, hem karizmatik, hem çekici hem de soğuk bi itici. İlk dakkadan itibaren bayıldım ona, soğuk erkeklere zaafım var sanırım :D Olay örgüsü, karakterler, boşluklar ve sonra doldurulması, ufak ayrıntılar hepsi filmi diğerlerinden ayırmak, ona başka bir yerden başka bir gözle baktırmak içindi bence, senaristler izleyiciye ders vermek istemiş olabilirler. Ben de çok beğendim filmi, bilmiyorsan sana süpriz, bi film bir seri gibi, bu tarz bi kaç filmi daha var haberin olsun. Beyb. :D

Squaw dedi ki...

Başroldeki adami çok güzel anlatmışsın, buna ek olarak o saç toplayışı nedir öyle? Resmen çekicilik unsuru, normalde erkekte uzun saç sevmesem de bu tarz toplayışlarına bitiyorum ve bu elemana o tarz çok yakışmış. (^ω^*)Soğuk erkekler biz kızların tatlı belası bence, My Girl tarzım değil diyorsun ama Lee Dong Wook'u o soğuklukta izlemeliydin, bak ben de nerden nereye bağladım, çok fenayım. *kıs kıs*

Sürprizleri her zaman çok sevmişimdir ama şimdi bu tuzak mı dostluk mu anlayamadım güzelim. :P Avlandım sanırım, bir ara kurcalamak lazım, teşekkürler güzelim. :)

Mrym dedi ki...

Demek o tarz erkekleri genelde sevmezsin haa, demek genelde yakışmaz erkeklere. Heheheheheheh.
Seni tanışmadıysan Kim Heechul'la tanıştırayım o halde. http://sphotos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash4/c48.0.403.403/p403x403/292898_456433171063584_266528144_n.jpg Bu sana yeterli, hatta artarlı bir cevaptır bence, bilemeyecem :D Bak çok pis bi huyum var, aramızda kalsın 20 yaşında fangirllük yapıyorum hala :D Bu sır, sakla :D

Squaw dedi ki...

Bir uyarı eklemeliydin; bu link kalp sağlığı için tehlikelidir. :P

Bu nedir yahu, ben bu saç modelindeki ne kadar çekik göz insanı varsa hareme alacak gibiyim. :D Bence o ganfirllüğün yaşı yok, insanız sonuçta. :P Al sana güzel bir bağlama metodu. ahah Merak etme, o sır benimdir artık, ölene kadar da benim olur. :D

Mrym dedi ki...

Heechul'u hareminden uzak tut, aramız açılmasın tatlım. Hahahahhah. JaeJoong ve Heechul'uma elleme geri kalan hepsi senin olsun. Hepsini haremine alabilirsin :D

Squaw dedi ki...

Tamam tamam, bizde yamuk yok. :D Ellerimi kırdırmayaysa hiç niyetim yok. :P Ben harem severim de bir tek So Ji kalsın, o adaya başka hiçbir şey götürmeye gerek yok. ahaha

Yorum Gönder