7 Eylül 2012 Cuma | By: Squaw

Mars: Rei Gibi Biriyle Kumdan Kaleler Yapmak...


Çizimiyle ve konusuyla kendine hapsettirecek gücü elinde bulunduran mangalardan biriydi. Çizimleri, o yılların izlerini güzelce taşıyanlardan biriydi hatta, konusunun kargaşaya yer vermeden, çekici şekilde işlendiği isimlerdendi. Repliklerin her kareye güzelce yerleştirildiği, bu özelliği sayesinde yakınındaki isimlerden kendini sıyırmayı başarmış yapımlardandı Mars. Benim gibi az ama öz manga okuyan bir takipçinin arayıp da bulamadığı güzel bir dünyaydı bir nevi.


Hasteneye ziyarete giden Rei'nin, yolunun kesiştiği Kira ile hayatının yansımasının izlerini taşıyan bir dünyası var bu ismin. Mars'ın anlamını güzelce gizliyordu hatta. Hasteneyi arayan Rei, yolunun geçtiği parka oturmuş olan Kira'dan yardım ister. Kira da tarif yerine elindeki kağıda güzel bir kroki çizer ve Rei hastaneyi eliyle koymuş gibi bulur. Bu yardıma mutlu olması gereken Rei, Kira'nın onunla fazla konuşmamış oluşuna sinirlenmiştir ama Kira'nın bunu yapmasının arkasında bir neden gizlidir. Ziyaretçisi olacağı kişi en yakın arkadaşlarından biridir. Bu ziyaret sırasında elinde hastane adresi çizili olan kağıdın arkasını gören Rei, ordaki anne ve kucağındaki taşıdığı bebek çizimine hayran kalır ve kağıdı atmaktan vazgeçer.


Ertesi gün gelip çatmıştır ve okul dönemi başlamıştır. Sınıfına giren Rei, adres sorduğu Kira'yı da kendi sınıfında görür. Rei, okulunda erkek öğrenciler arasındaki en polüler olan kişidir ve en büyük hayali en iyi motor yarışçılarından biri olmaktır. Hayalini gerçekleştirmek isteyen Rei'nin bu yolda attığı ilk adım evden ayrılıp tek başına yaşamak olur çünkü babası hız gerektiren bu hayali asla kabullenmemekte, hiçbir şekilde de onaylamamaktadır. Rei ne kadar dışa dönükse Kira onun tam aksidir. En sevdiği şey resim çizmek olan Kira kimseyle kolayca arkadaşlık kurmamaktadır, yalnız takılmayı sever ve içine kapanık bir öğrencidir. O ne kadar içine kapansa da zaman içersinde yaşanılan olaylar sonucu Rei, Kira ile arkadaş olmayı başarır ve ikilinin dünyası, gelen her yeni karakter ve yaşanmışlık ile gittikçe genişler. Bu genişleme iyi yönde olduğu gibi kötü yönleri de beraberinde getirmektedir, ikilimiz şu anki hayatlarında sakin bir yaşam sürüyor gibi gözükse de bu sakinliğe ulaşana kadar etrafı can yakıcı iğnelerle dolu bir yaşam sürmüştür. Bu iğneleri tek tek yok ettiklerini düşünseler de zaman içersinde kalan kırıntılar gelip onları bulur.


Mars adına bakıp da farklı bir yapım ya da sıradan bir yapay dünyaya tanıklık edeceğinizi düşünmeyin sakın, zira Mars dünyası adının anlamı gibi daha da çekici bir genişliğe sahip. Savaşların tanrısı gibi biri olan Rei'yi anlatan bir isimdi belki, belki de Kira'nın simgeleşmiş dünyasına adım atmak için kurulmuş bir tuzaktı ya da bu ikilinin bağına ortaklık olmamız için seçilmiş bir simgeydi. Mars yolculuğum esnasında Kira'nın, o Mars'ı öpen Rei'yi resmedeciğini düşünürken heyecandan yerimde duramadım hiç. Beklediğim şeyi alamayınca da hayal kırıklığıyla noktaladım yolculuğumu, o görüntüyü aklıma kazıdım hatta. Mars adını ondan sonra daha başka gözlerle değerlendim aslında, Mars adı sadece Rei ve Kira dünyası değildi bana göre, daha farklı, daha doğrusu daha çekici bir dünyanın adresiydi. İkilinin dünyası yanında gelen yan karakterlerin de dünyasıydı bu ismi çekici yapan. Rei'nin varlığıyla bile bir şeyleri rayına oturtabilecek bir gücü vardı aslında, Rei gibi karakterlerin tek başına kocaman bir dünya yaratabileceğini bilse de mangakası diğer güzellikleri de okuyucusundan esirgememiş. Esirgememekle de ne güzel yapmış. 


Giriş, gelişme ve sonuç açısından güzelce giden, okuyucusunu boğacak hiçbir kırıntısı olmayan bir yapım. Finalinin güzelliği içinse bir şey demeyeceğim, zira kendi gözlerinizle görmenin gerekenlerden olduğunu düşünüyorum. Dramatikleştirme adına berbatlaştırılmayan güzel kapanışlardan biri olduğunu söylemek finale dair yapıp yapabileceğim tek yorum olacak, bu kadarı bile o finali anlatmaya yetiyor, yetiyor da artıyor bile. Genel olarak ilerisini görme isteği duyduğum çoğu manga arasından kurutulup da ilerisinden daha fazlasını görmemize gerek olmadığına inandıran kapanışıyla sahip olduğu kaliteyi güzelce sunduğunu düşünüyorum. Karakterlerin güzel dünyası yanında merak ettiğimiz ne varsa tadında veren ve bu tadı damağımızda bırakacak şekilde noktalanan olaylar diziniyle bu isme biçilen değeri kararında diye düşünüyorum. İnsanı sıkmayan Rei'siyle, Kira'sıyla; her ne kadar beni sinir edişiyle kötü karakterler dünyasının çakıllarından biri olan Msao'suyla Mars dünyasına adım atmanız yapabileceğim tek tavsiye olacak. Mangayı okuyup severseniz, siz de ben gibi bu güzelliğin anime dünyasında da yerini almasını dileyeceğinize adım gibi eminim.









   ''Ben daima, Rei'nin önünde ağlardım ama Rei benim önümde asla ağlamazdı. Ne kadar denesem de Rei'nin gözyaşlarını hatırlayamıyorum. Sanırım ilk ağlayan ben olduğum için Rei'nin ağlamasına hiç fırsat kalmıyordu. Belki de bu Rei'nin ağlayamaması değildi, ya da Rei ağlayamıyordu. Ben, onun gözü önünde kolayca ağlayabiliyordum ama Rei...''

0 yorum:

Yorum Gönder