22 Mart 2013 Cuma | By: Squaw

Aynı Gökyüzü Altında Olup da Farklı Zamanların İziydi Onlar: Queen In Hyun's Man.



''Bu hem sana hem de kendime yazdığım bir mektuptur. Bu mektubu yazdığımı bile unutabilirim. Ya da mektup kendiliğinden, hiç var olmamış gibi yok da olabilir. Sen ya da ben... Hangimiz anılarımızla yaşamaya devam edebilirsek onadır bu mektup. Bu tılsıma ilk sahip olduğum andan beri, yol açacağı  sebep ve sonuçları merak ediyordum. İlk önce hayallerimin gerçeğe dönüşmesinin bir sonuç olduğunu düşündüm. Ondan sonra, asıl sonucun seninle tanışmamız olduğuna karar verdim. Sonrasında ise, başka bir dünyada yeni bir hayata başlamanın gerçek sonuç olduğuna kanaat getirdim. Ancak gerçek sonucun ne olduğunu şimdi anlayabiliyorum. Eğer hayatımın kurtulması olanların sebebiyse, sahip olduğum her şeyi kaybetmem de sonucudur. Geleceğim, onurum, değerlerim, yakınlarım ve bir de sen... Hayatta kalmama eş değer bedel olarak her şeyden vazgeçmek zorunda kaldım. Akla yatkın tek açıklamam bu. Tüm bunların içerisinde en azından birini koruyabileceğimi düşünmekle aptallık ettim. Bu bedeli ödemek için daha ne kadarını kaybedebilirim? Seni, bir daha asla göremeyecek olmak... Artık bunu düşünmek bile benim için bir hayal. Anılarım. Anılarımız. Anılarım, onları da kaybetmek ödeyeceğim son bedel olacak. Bundan sonra ne olacak kestiremiyorum. Birbirimizi unutacak mıyız yoksa sonsuza kadar ıstırap içinde hatırlayacak mıyız? Eğer son bir dileğim varsa, o da seni unutmamaktır. Yaşayacağım amaçsız hayat, anılarım olmadan bana cehennemin kendisi olur. Sen... Senin için... Gelecekte bir zamanda bu mektubu okuyabilsen bile, tek duam kimin için yazıldığını bilmemendir.''


 
Mektup sahnesi her şeyi anlatmaya yetiyor desem de buna aldırmayın, zira son sahnelerde göreceğiniz bir ayrıntıdır bu. Bu nedenle ilk bölümün açılışıyla kendinizi bu güzel dünyayı yaşayacak oluşunuza hazırlayın derim.Queen In Hyun’s Man dizisi, beni zamanda yolculuk temasıyla tedirgin eden isimlerden  biriydi. Aslında, bu tema içeriğine sahip olarak izlediğim ilk dramam da diyebiliriz. Zamanda yolculuk diyorum ama siz bakmayın bana. Öyle zaman  makinelerine  binilip de zamandan zamana sıçrayan kahramanların sevdalısıysanız eğer bu isimden vazgeçin hemen, zira Queen In Hyun’s Man ondan daha fazlasına sahip bir yapım. Özellikle de Kim Boong Do’un gel gitleri esnasındaki yeni dünyaya ayak uydurma çabalarını yaşarken sahip olduğu  sevimlilikler bu diziyi en güzel kılan şey. Onun yanında Choi Hee Jin’in haşarılıkları bu güzelliği ikiye katlayan en güzel öğeydi, bu ara izlediğim en sevimli,  en şeker dizilerdendi Queen In Hyun’s Man. Adına bakıp da aldandıklarımdan biriydi hatta, adının ardında saklamış olduğu tarihin dikenlerini dökmekle uğraşırken farklı zamanı paylaşan iki insan arasındaki dikenleri de yok ediyordu.

Aynı gökyüzüydü, farklı zamanlardı ama iki insanın tüm yaşanmışlıklarını ortaya koyuşuydu. Farklı zamanları yaşasalar da 300 yıl gibi bir zamanı yıkmayı başaran ikilinin dünyasıydı bir nevi. Kraliçe In Hyun’un erkeğinden daha çok Choi Hee Jin’in vazgeçilemez dönemini tanıtıyordu aslında; Kim Boong Do’nun gel gitlerine tanıklık etmemizi sağlıyordu. Kim Boong Do, döneminin en ünlü âlimlerinden  (bilginlerinden) biridir ve o dönemin hırslı cariyelerinden biri olan Jang Hee Bin’in, Kraliçe In Hyun’a kurduğu entrikaları engelleme çabasındadır. Dönemin kral ve kraliçesinin en güvendiği adamlardan biridir ve bu güveni sarsmamak  adına Jang Hee Bin tarafından hakları alınan Kraliçe In Hyun’a, bu hakları geri alması konusunda yardımcı olmaya karar verir.

 
Kim Boong Do'nun bu zorlu yolculuğunda onu korumak adına bir giaseng (Japonca’daki ‘Geyşa’ teriminin karşılığı olan meslekteki kadınlar için kullanılan bir terimdir.) olan Yoon Wol çıkar karşımıza. Başına gelebilecek kötülüklere karşı kalkan oluştursun diye, zamanın saygı duyulan keşişlerinden birine Kim Boong Do için bir tılsım yazdırır. Tılsım üzerinde olan yazılar Boong Do'nun hayatını kurtarma amacı taşıyor gibi gözükse de bundan daha fazlasına sahiptir. Komploya kurban gittiği, yani tehlikeye düştüğü bu anda tılsımı üzerinde taşıyan Kim Boong Do, kendini bir anda 300 yıl sonrasında, yani günümüz Seul'unun merkezinde bulur. Bu esnada, sarayın ortasında bir dizi çekimi sürmektedir; Choi Hee Jin çok ünlü bir yıldız olmasa da Tv dizisi olacak yapımda  Kraliçe In Hyun rolünü kapmıştır. Dizi çekimine başlamaya az bir süre kala rolüne adapte olma hevesiyle dolanan Choi Hee Jin'in önüne, geldiği yerin  şaşkınlığını üzerinden atamamış bir şekilde Kim Boong Do düşer. Üzerinde taşıdığı dönem kıyafetlerinin, dizi ortamına bire bir uyduğu Kim Boong Do’nun bu gelişiyle her şeyin yaşanmaya başladığı an gelip çatmış olur.

Başlangıçta oyuncu sandığı Kim Boong Do'nun tarzına anlam veremeyen Choi Hee Jin, zaman içersinde durumunu açıklayan Kim Boong Do'ya inanmak ister. İstemekle kalmaz, ona olan inancını sürdürür ve her şeyine tamamen yabancı olduğu bu yeni dünyasında Kim Boong Do'ya yardım etmeye karar verir, bu yardım tasarladığı kadar kolay olmayacaktır. Günümüzde yaptıkları ufak hatalar sonucu tarihi kayıtlara geçmiş olan gerçeklikleri de deforme edecekler, etraflarındaki insanlardan bu durumu gizlemek için de ayrı bir çaba sarfedeceklerdir. Tek uğraşıları bu gibi gözükse de çevrelerindeki insanlarla da ayrı ayrı ilgilenmek zorunda kalacaklardır çünkü bu durumu onlardan gizlemek zorundadırlar. Bu süreçte araya unutmalar girecek, zamanın  kurduğu oyunlar sonucu ikilimiz bazen farklı yollara sapacak bazen de saptıkları yol farklı olsa da yeniden buluşacaktır. 

 
''Anlayamadığım bir sürü şey var bu yeni dünyamda ama değişmeyen bir şey var; seni seviyorum''

 
‘’ Back to the Future (Geleceğe Dönüş)’’ filmleri  haricinde, bilimkurgu dünyasının değişmez teması olan zamanda yolculuk hikayeleri konusunda, ince eleyip sık dokuyan bir bünyeye sahip olsam da bu dizi bir başka güzeldi. Sevimli sahneleriyle olsun, şirin oyunculuklarıyla olsun beni benden almayı başaran nadir yapımlardan biriydi. Oyuncuların üstlendikleri rollere kendilerini verişlerinden tutun da dizide izleyicisine aktarılmayı amaçlanmış o tarihi ve günümüz havasının dengesine kadar her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir isim. Finalindeki sonuca bağlama konusunda ufak tefek ayrıntıları göze batsa da izlenilen süre boyunca, izleyicisine bir an olsun ihanet etmeyi düşünmemiş yapımlardan birisiydi. İçeriğindeki romantizm boyutunun cıvık cıvık olmadığı, aksine aşk adına ne istediğini bilen kişiliklerin kalıplarına sokulmuş isimleriyle kendini o ayrıntılardan sıyırmayı başarıyordu. Biraz şirinlik, biraz masumluk, biraz romantizm, biraz da tarihin olmazsa olmazı saray entrikalarıyla bezenmiş dünyasıyla türünün en iyi örneklerinden diyebiliriz. Oyunculukların kendini en güzel özellikleriyle ortaya serdiği, mekan kullanımlarıyla ise sizi sizden alabilecek güzellikleri sayesinde sizi gafil avlayabilecek gücü olanlardandı. Farklı zamanlar olsa da aynı gökyüzü altında buluşan ikilisiyle, zaman geçse de değişmeyecek olan aşkının güzelliğiyle izlenmeyi hak edenlerden biri Queen In Hyun's Man. Sonundaki belgeselin dinletisinde bile gerçekmişçesine kaybolacağınızı hissettirebilecek gücü olanlardan. Saray bahçesinin atmosferinde kaybolma isteğiyle dolup taşabileceğiniz, bu duyguyla yoğrulurken hüzün esintisine de kendinizi kaptırabileceğiniz isimlerdendi; hüzün esintisinde üşürken diğer taraftan içinizi de ısıtmayı unutmuyor. Bu sıcaklıkta kalıp da bir daha üşümemeyi dileyebileceğiniz bir adres Queen In Hyun's Man, bu adresi iyi ezberleyin derim; bir kez gittiniz mi bir daha ordan çıkmak istemeyebilirsiniz. Müziklerin tınısında kaybolmanızı beklediğimi söyleyemem, kulaklarınızı şenlendirecek melodileri olmasa da dizinin atmosferinde kaybolmanız için yetecek, hatta yetip de artacak kadardı.

 
Sadece romantizm yönüyle öne çıkanlardan mı peki? Sanmıyorum, yer yer gelen Hang Dong Min çıkışları sayesinde izlerken aşırı şekilde keyif verebilecek bir gücü vardı. Onun karakterinde bulunan güzellikler değil bahsettiğim, zira bir dişinin hayatında istemeyeceği türden bir erkek. İhanet etmekten kaçınmayan bir sevgili modeli çünkü. Bu karakterini bir yana atarsak Queen In Hyun's Man çatısı altında sizi en çok eğlendirebilecek bir isim. Yaptığı bu şapşallıklar, onun adını bu dizi için lokomitfler kısmına taşıyordu. Kendine olan güvenin getirisi olan davranışları yeri geldiğinde umulmadık sonuçları doğuruyordu. Bu noktada da bize gülmek düşüyordu işte! Onu izlerken kızmak istedim ama kızamadım; aksine güldüm, eğlendim, eğlendikçe de içimden onu daha çok izlemek geldi. Bir yerde de vazgeçtim bu isteğimden, 'şirinlik' tanımına uyacak en güzel örnekler karşımda dururken Han Dong Min izleme isteğim, bu diziye yapıp yapabileceğim en büyük kötülük olacaktı. Peki, Queen In Hyun's Man saatlerimde hiç mi hüzünlenmedim, sadece eğlenmekle mi kaldım? Hayır,  Han Dong Min ile  eğlenirken Kim Boong Do ile atlatılması zor gibi görünen hüzünlere kapıldım, Choi Hee Jin ile de bu hüznüm ikiye katlandı. Peki ya sonrasında, sonrasında neler mi oldu? Ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Sonrasında gelenler için ipuçları sıralamak gibi bir düşüncem yok, bu diziye öyle bir hakaret yapmayacağım çünkü Choi Hee Jin & Kim Boong Do ikilisinin dünyasını keşfetme işini kendiniz üstlenmelisiniz. Keşfederken de o 300 yıllık zamanı unutup aynı çatı altında olmanın keyfine varmalısınız. Bunu yaparken de bu güzel çifte kumruların ayrılmaması için içinizden dua etmeyi unutmamalısınız, ben yaptım. Evet yaptım, hem de izlediğim şeyin bir dizi olduğu bilinciyle yaptım bunu, yaparken de kendime güldüm. Hatta o kadar samimi davranmışım ki dualarım sonucunda çiftimiz reelde de birbirlerinden kopamamış. ;)

 
KARAKTERLER:
Yoon In Na- Choi Hee Jin: 
Sempatik, şirin, sevimli, şeker, sevecen… Bu tanımlara dair kullanabileceğim ne kadar ifade şekli varsa Choi Hee Jin için konulmuş ortaya. Karakterinin sevecenliği ile gelen samimiyeti  tüm dizi boyunca sizi kendine hapsedebilir. Sevecenliği yanında çevresine karşı da duyarlı olan Choi Hee Jin, yaptığı  hiçbir şeyde sorumluluktan kaçmayan biridir. Mesleği oyunculuk olan Choi Hee Jin kapristen uzak miyonluğuna yakışır şekilde ''Şirine'' diye seslenebileceğimiz türde biridir. (Çok sevimlisin, gerçek olmalıydın seni chibi. <3 p="">



 
Ji Hyun Woo - Kim Boong Do:
Döneminin en ünlü bilim adamlarından biri olan Kim Boong Do, hayatını sadık olduğu kralın eşi olan Kraliçe In Hyun'u korumaya adamıştır. Ailesi de ünlü bilginler listesinde olan Kim Boong Do bir komploya kurban gider. Komplo sonucu da yaşanan olayların getirisi olarak kendi başına bir şeyleri yapma cesaretini ortaya koyar. Çalışanlarına ve inandığı kişiler için sonuna kadar giden, dürüst ve cesur biridir. Ciddi görünen kişiliğinin altında o da bir şirinlik ruhu taşımaktadır. (Sen de en az Hee Jin kadar tatlısın, sen de gerçek olsan. J Hatta çevremde sizin gibi bir çift olsa, ben her gün sizi izleyerek neşelensem. xD)


 
Kim Jin Woo - Han Dong Min:
 
Choi Hee Jin'in eski erkek arkadaşı olan Han Dong Min şov dünyasına ait listelerde adını en tepeye yazdırmış ünlülerden biridir. Çocuksu, kendine gereksiz yere güvenen kişiliği sayesinde hep hata yapan biridir. Çevresine karşı duyarsız olan bir kişiliği vardır ve her şeyi bildiğini gösteren tavırları nedeniyle çoğu kez komik durumlara düşer. (Noonan olarak sana çok tavsiye verebilirdim, hele de o uçak sahnesinden sonra. :P)




Ga Deuk Hi - Jo Soo Kyun:
 

Choi Hee Jin'in hem en yakın arkadaşı hem de menajeridir.  Aynı evi paylaşmaları yanı sıra menajeri de olduğu için devamlı olarak Choi Hee Jin’in işlerine burnunu sokar. Bencil, karşısındakine fazla insancıl yaklaşmayan bir kişiliği vardır. (Sonradan ne kadar insancıl olsan da bir kere kıl oldum sana. :P)





Seo Woo Jin- King Sukjon:
 

Kim Boong Do'nun sadık olduğu kraldır. İnsancıl olmasına karşın çevresindekilere (her kralın yaptığı gibi) göre hareket eden bir kişiliği vardır. Bulunduğu konum gereği demokratik olmak için çaba veren, dürüst bir Kral’dır. (Gerçekte böyle bir Kral var mıdır acaba? Çok adildin çokkkk! J )





Kim Hae In - Qeen Inhyun:
 
Tarihin iz yapmış sayfalarında yer alan Kraliçe'dir. Döneminin isim yapmış cariyelerinden olan Jang Hee Bin'in entrikaları sonucu sebepsiz yere suçlanmış, bu sayede de ünvanı elinden alınmıştır. Halkına ve saray ahalisine karşı sevecen ve adaletli davranan bir kraliçedir ama bu iyi kalpliği, onun yaşadığı bu durumlara düşmesine neden olan şeydir. (Dong Yi’da izlerken de üzülmüştüm sana, demek ki gerçekten böyle bir kişiliğin var Kraliçe’miz :D)




Jin Ye Sol - Yoon Wol:
 
Boong Do ailesi için çalışan ama asıl mesleği bir giaseng olan Yoon Wol efendisi için her şeyi yapabilecek kadar gözü karadır. Giaseng olsa  da hayatını sürdürmek adına çalışmak zorunda olduğunun bilincindedir. Cesur, dürüst ve sevdiği insanlara karşı korumacı olan biridir.  (Choi Hee Jin olmasaydı, Boong Do için oyum sanaydı  J )

0 yorum:

Yorum Gönder