6 Mart 2013 Çarşamba | By: Squaw

Bayat Bir Kahvenin Uzaklığından Gelip De O Mis Gibi Tazeliği Bırakan Esintilerden Biri: Hanasuka Iroha


Hanasaku Iroha, kendi dönemindeki sezona ait olan anime yapımlarına göz attığımıza öne çıkan isimlerin başında gelen yapımlardan biri. Ana karakter üzerinden dönüyorken yan karakterlerin varlığıyla süslenmiş tabana sahip bir isim olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir seri. İçeriğinin tek konuyla gittiği, bu konuyu sürdürürken yan olayları da takipçilerine aktarmaktan çekinmemiş nadir yapımlardan. Ohana karakterinin çözümlenmeye çalışıldığı anlarla birlikte sonuca adım adım götüren yapısıyla sezonunun içinde olan diğer isimlerden sıyrılabilecek bir gücü var. Birçok platformda bunu hak etmiş olduğuna tanıklık edebiliriz aslında; çıktığı sezonda yer alan diğer yapımlara da baktığımızda o dönemki birçok kaliteli yapım yanında yerini alabilen bir isimdi. Çizimlerinin parlaklığıyla, bunun yanında mekan tasarımlarıyla da fazlasını hak ettiğini düşünüyorum, belki değer konusunda birazcık hak ettiğinden daha fazlasını veriyorum ama karakter değişkenlikleri açısından baktığımda pek de torpil olmadığını düşünüyorum.


16 yaşında olan ve sorumsuz bir annenin kurbanı kızımız Ohana'nın hayatındaki en önemli yaş evresine tanıklık ediyoruz bu yapımla. Annesinin, erkek arkadaşı ile kaçıp da Ohana'yı terk etmesiyle, Ohana aksi olan bir büyükanne yanında yaşamak zorunda kalır. Büyükanne Tokyo'da Kissui adlı bir kaplıca işletmektedir. Ohana, annesinin yanında aldığı sorumluklardan daha ağırıyla karşı karşıya kalma yolundadır çünkü büyükannesinin yanına yerleşmekle birlikte bu kaplıcada çalışmaya başlamak zorundadır. Ohana'nın hayatı zorluklarla başlamıştır çünkü büyükanne sert mizaçlı ve oldukça otoriter biridir. Başlarda sorunsuz bir iş ortamı gibi gözükse de Ohana işe başladıktan sonra diğer Kissui personeli ve kaplıcaya gelen müşterilerle sorun yaşamaya başlar. Tüm personel, genç kadrodan oluşmaktadır, hatta Ohana ile aynı bölümde olan kızların hepsi de Ohana'nın akranıdır.


Kissui köklü bir işletmedir ve çalışanları da gelen müşterileri de bu köklülüğün getirisine alışmış, Kissui adının ne demek olduğunun bilincinde olan kişilerdir. Ohana ise bu yeni dünyasında bunların ne demek olduğunun bilincinde olmaz pek, zamanla öğreneceği için Kissui adı ondan bir sürü şey alırken, bir taraftan da Ohana dünyasına bir sürü yenilik getirir. Gelişinin ilk günlerinde başına gelebilecek bir sürü zorlukla karşılaşmaktadır. Bu, Ohana'nın hayalini kurduğu dünya değildir çünkü o, Tokyo'ya gelirken annesiyle olan hayatından daha farklı bir yaşam süreceği hayalini kurmuş, yeni hayatının eski yaşamından daha da güzel olacağını düşünmüştür. Düşlediği yaşamın olmayacağı fikrini kavrayan Ohana, Kissui'deki yeni hayatana alışmaya karar verir ve kendini bir Kissui çalışanı olarak kabul ettirmek için elinden geleni yapmaya başlar.


‘’Günlük Yaşam’’ dediğimiz hayatın içinden gelen serileri ayrı yerde tuttuğumu söylemem lazım. Kimi zaman izleyicisini strese sokmadan sakince giderken, kimi zaman da o çekici yönüyle sizi kendine bağlayabilen bir dünyası oluyor. Bu samimi dünyayı size getirirken çeşitli öğelerle süslemeyi de ihmal etmiyor. Çekici öğeler diyorum ya; aslında çizimlerinden tutun da mekan tasarımlarıyla sizi kandırabilecek özelliklerinden bahsediyorum. Karakter tasarımlarının güzelliği yanında, mekan çizimlerinde hiçbir ayrıntının atlanmamış oluşu bu ismi özel kılan şeylerden biri. Müziklerinin biraz zayıf kaldığı ama bu noksanlığını yukarıda değinmiş olduğum güzellikleriyle örtbas etmeyi başaran nadir isimlerden Hanasaku Iroha. Bu başarısının da keyfini izleyicisine güzelce aktarabilen.

Konusunun, bir kaplıca işleten ve o işletmede çalışan personel hayatından daha fazlasına sahip olduğunu belirtmeden geçip gitmek istemiyorum. Günlük yaşamın tüm getirisi olan özellikleri kendine depolamaktan çekinmemiş bir isim. Depoladığı tüm bu özellikleriyle de o samimi dünyayı güzelce kurgulamayı başarmış, samimiyetin verdiği canlı renklerle de izleyicisini güzelce Kissui dünyasına yerleştirmiş. Üstelik, bir otel hayatında personelin, müşterileriyle ne gibi sorunlar yaşayabileceğini aktarmayı başarmış bir isim, bunu yaparken bir taraftan da personelin kendi içinde yaşayabileceği sorunları ortaya dökmekten kaçınmamış. Sadece sorunları işlemekle kalmıyordu, yeri geldiğinde bir işletme çalışananın ya da işletme personelinde bulunan üst yönetimin mutluluklarını da gözler önüne seriyordu. Bunu yaparken de hiçbir ayrıntıdan kaçmıyordu; yeri geliyordu bizi otel müşterisi olan yazar Tarou'nun o saçma dünyasına götürüyordu, yeri geliyordu Nako'nun oteli bir denizle bütünleştirdiği; kendini de bu suların en güzel varlığı olan denizkızı ilan ettiği o simgesel dünyasına götürüyordu. Bunu da simgeleştirilmeye fazla yer verilmeyeceğini düşündüğünüz bir anda yaparak sizi gafil avlıyordu.


Çizimlerinin güzelliği bu serinin en büyük kozu; gerek karakter tasarımındaki o detaylar gerekse iç ve dış mekan tasarımlarındaki ince detaylar; hangisine bakarsanız bakın, ilk baktığınız anda ortaya konulan işin kalitesi bir acemi tarafından bile fark edilebilecek güzellikte. Çoğumuz bu işte olan profesyonel dünyasından değiliz lakin izleme sayımız arttıkça bu tarz detaylara da ister istemez takılabiliyoruz. Sizi bilmem ama ben bu detaylara oldum olası dikkat kesilenlerdenim. Hiçbir zaman çizim sevdalısı, yani eski ya da yeni çizim ayırt eden bir izleyici olmadım. İşin, sadece çizimle yürümeyeceğini düşünen bir kafa yapım var, çizim yanında o yapım içinde dikkat çekici başka özellikler de olmalı. Bazı yerlerde noksanlıklar olabilir, bu benim için pek sorun yaratmaz. Hanasaku Iroha ise çizim konusunda öne çıkardıklarımdan, çizim yanında karakter tasarımları da öne çıkabilir. Her seride karşılaşabileceğimiz karakterlerle bezenmiş olabilir fakat karakterlerin özellikleri yeri geldiğinde keyif verebilecek yönde bir değişim gösterebiliyordu. Çizimleri yanında 16 yaşındaki birinin beklentileri, yaşamdan öğrendikleri, kısacası ‘hayat tecrübesi’ adı altında sıralayabileceğimiz ne kadar şey varsa izleyicisine sakınmadan veren bir seriydi. Bu öğeleri izlemek ayrı bir keyifti, özellikle de izlemekten en keyif aldığım şey Nako'nun karakter gelişimiydi. Bu tip bir gelişimi yan hikaye olarak izlettirme düşüncesi bazı izleyicileri üzse de beni pek rahatsız etmedi, zira benim izlemekten en keyif aldığım yan hikayelerinden biriydi. Ana hikaye olup da kötü bir sunum olarak ortaya konacaksa böyle sevimli, böyle güzel şekilde sunulan bir yan hikaye olmasını tercih ederim. Onun yanında, Kouichi ve Ohana anlarını daha fazla istemek istediğimi dile getiresim var. İkilinin bağındaki gelişmeleri biraz daha netleştirebilmelerini dilerdim, birazcık daha Ohana & Kouichi dünyası görmek isterdim. Gerçi bir film yapımımız yolda, belki yapımcılarımız bu kez hevesimizi kursağımızda bırakmaz. Umutlarımızı filme bırakmalı mıyız yoksa bırakmamalı mıyız bilemiyorum ama ikilinin hayatında bayat kahveye yer yok bunu biliyorum. Bunun için de diyorum ki umarım bu kez, o taze kahvenin kokusunu bize kadar ulaştırmayı başarırlar. ♥~



KARAKTERLER:
Ohana Matsumae:


16 yaşında olmasına rağmen annesinin umursamaz oluşu nedeniyle evde sorumluluk sahibi olan Ohana, çevresine karşı bu duyarlılığını koruyamayan biridir. Gürültücü, daha doğrusu yaygaracı bir kişiliği olan Ohana, çevresine karşı pek açık davranmamaktadır.





Nako Oshimizu:


İçine kapanık bir yapıda olan Nako asosyal bir kişiliğe sahiptir ama zaman geçtikçe kendini geliştirir. En büyük hobilerinden biri yüzmektir.







Minko Tsurugi:


Çevresine karşı asabi tavırlar sergileyen biridir. Arkadaş edinmekte zorlandığı için pek arkadaşı olmayan Minko'nun en büyük hayali iyi bir aşçı olmaktır.






Tomoe Wajima:


Kaplıcada çalışan kızlar içersinde en büyük olan kişidir. Onlar için bir abla gibi olsa da deli dolu kişiliği nedeniyle pek de olgun olduğu söylenemez.






Kouichi Tanemura:

Ohana'nın çocukluk arkadaşı, aynı zamanda da yaşadığı yerdeki tek anlaştığı kişidir. Sevecen ve karşısındakine karşı anlayışlı davranan biridir, oldukça insancıl bir kişiliğe sahiptir.







Tohru Miyagishi:


23 yaşında olan Tohru, Kissui'nin mutfağında çalışan şeftir, zamanının çoğunu bir şeyler öğrenmekle geçirir. Açıksözlü bir yapısı vardır, özellikle de Ohana ve Minko'dan laflarını esirgemez.








Yousuke Hiwatari:
  
Ohana'nın dayısı, aynı zamanda kaplıca otelini işleten kişidir. Annesinin aksine sert olmayan bir karakteri vardır ve sakin bir kişiliğe sahiptir.







Tarou Jiroumaru:


Kaplıcanın devamlı müşterilerinden biri olan Taoru çıkış yapmak isteyen bir yazardır. Güvenilir olmayan bir kişiliği vardır ve çevresine karşı umursamaz olan bir tavra sahiptir.





Satsuki Matsumae:

Ohana'nın annesi olan Satsuki'nin mesleği yazarlıktır. Aşırı umursamaz bir kişiliğe sahiptir, bir nevi bencil bir yapısı vardır.








Yuina Wakura:



Kissui kaplıcasının rakiplerinden olan Wakura'ların torunudur. Rahat ve neşeli olan kişiliği sayesinde dışa dönük bir kişidir ve hırslı olmayan, aynı zamanda da arkadaş canlısı olan biridir.

0 yorum:

Yorum Gönder