2 Mayıs 2013 Perşembe | By: Squaw

Mim: Derin, Bir O Kadar da Eğlenceli Olan Bir Sorgulama! :P :D Ardından Yeni Sorgulamalara Geçiş~



  
Deniz'in sayesinde, şu ne zamandır süren tembelliğimi atıyorum hemencecik. :D Fazla haşır neşir olmadığım bu blogger olaylarına ben de dahil olmuş oldum. Vakit buldukça yazılarını kurcaladığım ve keyifle okuduğum bloggerlarımdan biri. Beni, eğlenceli bulduğum bir olay örgüsüne dahil edip mimlemiş, sağ olsun. Ben de büyük bir keyifle cevaplarıma geçeyim, teşekkür ederim Deniz. :) Biraz rötarlı geliyor, umarım kusura bakmazsın. (^ω^*)


1. İlk izlediğiniz Kore dizisi? Dizi hakkındaki yorumunuz?

İlk Goong S'yi izlemiştim, hatta izlediğim ilk Türkçe dublaj dramamdı diyebiliriz. Dizi yer yer sıkıyordu ki zaten Kore dizilerinden uzak durmayı tercih ettiğim dönemlerimdi. Drama biliciyle izlediğim ilk dizim de MiSa'ydı. Bu açıdan MiSa'nın bendeki yeri ayrıdır. :)

2) İlk oppanız, ilk unniniz?

Elbette dillere destan Ajusshi'miz So Ji, hala da asımdır kendisi. Beni bu dünyaya çekmeyi başaran isim diyebilirim, hem de öyle böyle değil, ondan sonra beğeni haneme birçok isim eklesem de o başka, benim için tek. Oppa diyemiyorum ona çünkü o gönüllerimizin Ajusshi'si. ♥ Birçok kişiyi izlesem de kendime idolleştirdiğim isim ise Kim Sun Ahn unnimdir.♥ Bu hatunun her şeyine hayranım, bayılıyorum kendisine. Yolda görsem, kendimi, ''unnim'' diye yırtınırken bulabilirim. :D


3) Oyunculuğunu beğendiğiniz Koreli aktörler?

Bu listem accuk kabarık olabilir :D :  So Ji Sub, Park Shi Hoo, Lee Dong Wook, Hyun Bin, Cha Seung Won, Jung Gyu Woon, Yeo Jin Goo (bıyığı yeni terlemeye başladı ama gelecekte, oppasıyla yan yana olmayı hayal eden genç kızların rüyasını süsleyenlerden olacağı kesin. :D), Bae Yong Jun, Shin Ha Kyun, Shin Hyun Joon, Lee Sun Gyun, Lee Min Ki, Park Hee Soon, Joo Ji Hoon, Cho Seung Woo, Kim Jae Wook, Ji Sung, Song Joong Ki, Kang Ji Hwan, Ji Jin Hee, Park Hae Il, Lee Jung Jae, Uhm Ki Joon. (Biri bana, ''Dur!'' desin yoksa tüm oyuncuları buraya sıralayacağım. :P :D)

4) Ostsini en beğendiğiniz dizi?

O kadar çok var ki, sanırım tüm şarkılarıyla beğendiğim OST'um My Girl, Goong ve Greatest Love dizisine ait.

5) İlk izlediğiniz anime? İlk izlediğiniz Kore filmi?

Küçükken TV'de Candy Candy fırtınasına yakalanırdık ama bilinçli olarak, yani anime bilinciyle izlediğim ilk animem ve anime dünyamda tek geçtiğim serim Rose of Versailles yapımıydı, bizim ülkemizde Leydi Oscar olarak gösterilmişti.

İlk  Kore filmimse 4-5 yıl önce izlemiş olduğum Kim Ki Duk'un Time filmiydi. Sanırım bu dünyaya en ağır yoldan girmişim. :P :D

6) En son izlediğiniz Kore dizisi?

En son izlediğim dizim Swallow the Sun dizisiydi. Ji Sung sever olarak hiç tereddütsüz başladığım dramalarımdandı, dizi güzeldi, konu işlenişi iyiydi, mekan ve müzik kullanımları ise hepsinden öteydi. :)

7) İlk izlediğiniz tarihi dizi?

Jumong idi, uzun olmasa iyi bir dizi olacakmış ama uzun diziler kötü oluyor. Konuyu sakız gibi yapıyorlar. :P

8) Tayvan, Japon yapımlarıyla aranız nasıl en sevdiğiniz film ve dizilerden aklınıza gelen?


Tayvan'la yeni haşır neşir olmaya başladım. Henüz dizilerinden izlemedim, filmlerinden gidiyorum ve benim inadımı kıran film Starry Starry Night oldu. Sonrasında da aslında Japon animesi olan Initial D serisinin Tayvan yapımını pek bi sevdim. Japonlardaysa tercihim daha çok anime ve filmlerinden yana. Dizilerini çok sevmiyorum ama izlediklerim arasında, aslında Live Action ailesinden olan Honey and Clover ve Nodame Cantabile favorilerim arasında olabileceklerden. Buzzer Beat de fena değildi, Yamapi'nin en sevdiğim dizisi diyebilirim.

Japon filmlerinden de tam bir dönem filmi olup da ben gibi samuray ve Shinsengumi delilerini ekran karşısından mutlu yollayacak Love and Honor ve When the Last Sword is Drawn  filmleri ile Tokyo Tower: Mom & Me, and Sometimes Dad  filmini pek bi severim. Ha unutmadan yine bir Live Action olan -her ne kadar animesini sevmesem de- Kimi ni Todoke filmini listeme gözüm kapalı ekleyebilirim.

9) Ne kadar süredir dizi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz bir dizi?

İlk olarak 5-6 yıl önce bir girişimim olmuştu ama o zaman pek ısınamamıştım bu dünyaya. Sanırım yanlış centilmenlerden giriş yapmışım ya da yanlış yapımlara denk gelmiştim. Sonra MiSa ile tanıştım ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. Bu süreç de 2 yılı kapsıyor diyebilirim. Bıkmadan usanmadan deli gibi izleyişim 2011'den beri var. Kaç dizi devirmişim normalde saymam aslında ama My Drama List (Buyrun burdan yakın) gibi izlediklerini sıralamanıza yardımcı olan platformlar sayesinde sayılarımı da görebiliyorum artık, MDL'nin bana dediğine göre dizi olarak 100'ü geçmişim, filmlerimse 250'den fazlaymış. :) Elbet sayı önemli değil önemli olan izlemek istediklerimi büyük bir keyifle izleyebilmiş olmam.

Ben Cha Seung Won ile Kim Sun Ah aşığı olduğum için aklıma direk City Hall gelir, hatta çok ilginçtir ki ben Secret Garden'da alamadığım keyfi bu yapımda almıştım. Secret Garden erkeği çok gerçekçi görünüyor ama bana kalırsa aynı ellerden çıkma olan bu yapımları ve A Gentilman's Dignty'i de düşündüğümde gerçekçi erkek karakteri ilk bu yapımıyla doğmuş ve ben bu senarsitin izlediğim yapımları arasında en sevdiğim erkek çözümlemesi bu dizideydi. Bu nedenle, ben direk City Hall derim. Bu kadar olgunsu, bu kadar eğlenceli ve bir o kadar da boş olmayan bir dizi City Hall. Hatta izlediğim en eğlenceli ve en  romantik çiftin tek adresi diyebilirim.

10) Sıkıldığınız diziler?

Rooftop Prince'i bu konuda ilk sıraya yerleştirebilirim. O kadar bayık o kadar saçma bir yapımdı ki oyunculuklar da konudan beterdi. Senaristi kesinlikle bizim Ferhunde'yi çok sevmiş, dizide bir Ferhunde tüm Kore'yi yerle bir etti, maşallahı vardı kızımızın. :P Coffe Prince'e gelelim hemen; anime yapımlarında bu Gender Bender olayını sevsem de dramalarda bir türlü alışamadım. Kızın, cinsiyeti bariz bir şekilde ben burdayım derken erkekler saf saf ortalarda dolanıyordu, bu da beni acayip baymıştı, üstelik erkeklerle dolu bir kafenin ortasına düşen erkek kılığındaki kızımızın maceraları daha eğlenceli olabilirmiş. Sonrasında, gereksiz uzatmalara giden ve saçma sonlara el sallayan Can You Hear My Heart. Ha belki drama alemindn taşlanacağım ama ben Secret Garden izlerken de sıkıldım. Öyle bir erkeğe direnen kız olayı çok saçmaydı, onu da geçtim vücut değişimlerinde hiçbir komikliğe denk gelemedim. Dizi, konusuna bakınca çok eğlenceli bir his veriyor ama ben dizinin hiçbir yerinde gülmedim. Hyun Bin ve dizinin lokomotifi Oska'mız olmasa o diziyi ilk dakikalarda bırakırdım. Her şeyi, drama klişesi deyip bir kenara bırakalım hadi, yıllardır seni kabul etmemiş bir kayınvalide için kendini yırtan kadın karakter en uyuz olduğum hatun tiplemesi. Seni saymıyor, seni sevmiyor ama çocuklarını alıp kapısına gidiyorsun kadının. Kusura bakmasın ama sevmese bile saygı göstersin en azından, bu tipte olan sonu hiç ama hiç sevmedim.

Bir de, The Bridal Mask (Gaksital) vardı değil mi?  Bu yılki dizilerim arasında beni hayal kırıklığına uğratmayı başaran bir yapımdı. Konusu fazla bir orjinallik içermiyor, oyuncuları, özellikle de kadın ve erkek başrolümüz rol yeteneğinden fazlasıyla uzaktı. Dizi, bir kısırdöngü içersinde gidip geliyor; dizinin tabanını oluşturan kaç-kovala oynu aynı eksende dönüp duruyordu. Diziye dair en sevdiğim şey Shin Hyun Joon, oyunculuğuna taptığım isimlerin başındadır Hyun Joon. Gaksital çatısı altında da zihinsel engelli olan bir bireyi çok güzel yansıtmış, özellikle de kardeş sevgisiyle dolu olan bir ağabeyi izleyicisine çok güzel hissettirmiş. Ne yazık ki senaristler bu güzellikten seyircisini mahrum bırakmamayı akıl edememişler.

11) Hangi dizi karakterlerine tekme tokat dalmak istediniz?

İlk dalma iştahımı gidermek istediğim karakter Bittersweet Life dizisindeki o lanet koca vardı ya, o işte. Onun gibi bir adama izleyici olan her cinsim dalmak istemiştir eminim, eğer ben gibi düşünenlerimiz varsa o isme bi el atalım. :D Sonrasında ise A Gentilman's Dignity'nin başrol kadınına. Karşında öylesi bir centilmen varken gidip odunun peşinde koşuyorsun. :/ Ha Deniz'in bloğundan kopya çekeyim. :P Playfull Kiss'in erkek karakterinden daha çok kız karakterine acayip uyuzum. Gururunu yerle bir eden başka bir kadın karakter görmemiştim. Animesinden de beterdi. :/

12) Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Son olarak en sevdiklerim arasında City Hall vardır çünkü hiçbir dramada öyle bir evlenme teklifi görmedim, çok romantiktiiiiii! Aslında sakıncalı olan sonlara eklemeliyiz bunu, kızlar en iyisi izlemeyin boş verin. Sonra ben gibi hayatın zillesini yemiş modunda niye bana böylesi gelmez diye iç geçirirkien bulmayın kendinizi. :) Ha bir de Scent of a Woman ile MiSa sonunu severim ben. Tabii So Ji  açısından değil sevdiğim, bana göre sevenler ayrılmamalı. :D Scent  of a Woman'ın da o dramına göre böylesi mutlu bir son vermesi benim çok hoşuma gitmişti.

Sevmediğim sonlar ise genelinde akranlarından olup da centilmenin önde gideni o oppasını bırakıp daha bıyığı yeni terlemiş, egoist mi egoist olan ve paramla her şeyi yaparım diye dizi boyunca dolanan velede varan kızların olduğu diziler. Buna en güzel örnek Shining Inheritance dizisidir; söz konusu olunca o beyfendiyi bırakıp da ergene varan kıza lanet ederim ben. :D Böylesi çok mu diyorsunuz? Evet, haklısınız ama bazı dizilerdeki başrol erkekler de bırakılmaz canım. :P Anladım ben, bu hatunların ruhu vampirler tarafından işgal edilmiş, taze kan seviyorlar. :P

Kendime Not: Hong Gil Dong'u unutan kendimi şiddetle kınıyorum. :D

13) Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

City Hall sonunda Super Junior danslarını canlandırma sahnesindeki şarkılarını saymazsak (:P) birkaç tane vardı ama net olarak söylecek olursam December ikilisinin Don't Go var. Hala da başa sarıp sarıp bıkmadan dinlerim.

14) Sevmediğiniz unni ve oppalar?

Benim sevdiğim kadar sevmediğim de çoktur. :D Oppalardan gidersek; Jung Woo Sung, Lee Seung Gi, Uhm Tae Woong, Lee Byung Hun, Lee Ki Woo, Lee Jang Woo, Cha Tae Hyun,  Kim Jae Joong, Park Yoochun, Joo Won.


Unnilerden ise (işin içine unni diye girdik ama araya küçükler de giriyor); Kim Ha Neul, Shin Min Ah, Ha Ji Won, Han Jin Min, So Ae, Lee Bo Young,  Hwang Jung Eum, Yoon Eun Hye, Song Hye Kyo, Eugene, Moon Geun Young.

15) Korece mi Japonca mı Çince mi?

Tam bir anime ve Japon kültürü tutkunu olduğum için Uzak Doğu dilleri arasındaki ilk göz ağrım Japonca'dır benim. Eskiden bu ülkeler arasında sadece Japonca'yı ayıla bayıla dinleyebiliyordum. Sonrasında ise dramalara alıştıkça Korece'yi de sever oldum, hem de öyle böyle değil. Korece de öğrenmek istediklerim arasına yerleşti. Bunda, o dünyanın yakışıklıların hiçbir parmağı yok, bak doğru diyorum. :P (Şu söylediğime kendim bile inanmadım gibi geliyor bana ya, neyse. :P :D Şakası bir yana, ilk göz ağrım olan Japonca'ya karşı hala tutkum var ama Korece'yi de kenara atmayacağım. Çince içinse hala bir iştahım yok. :D

Bu zevkli konuya beni de eklediğin için teşekkür ederim Deniz, ben de paslama işine geçeyim hemen. :D Blogger dünyamda tanıdığım günden beri abla kardeş ilişkisinde olduğum Mrymndlnden'ime bir zarf göndereyim. Gerçi canım kardeşim bu ara sınava hazırlık boğuşmasında ama olsun ben zarfımı attım. Eğer görüp de bir şeyler dökerse mennun olurum. Meryem demişken hemencecik unniliğini yapmaktan mennun olduğum Nur'um geldi aklıma, Nur'cuğum unnin tarafından bir zarf da sana gönderildi; Elizabeth's Diary. Bir kişi yetmez tabii. :P Devamında fırsat buldukça uğradığım 2-3 blogger arkadaşım var, benden önce onların kapısına uğranmamışsa eğer onlara da en afillisinden birer zarf gönderiyorum ve diğer mimlediğim kızlar:  Cartoonkutu, Sakura Bahçesi (uzun süre yazılarından uzak kalmış gibi görünüyor ve en son mimle molasını vermiş ama bir mimle geri dönebilir diye düşünerekten onu da ekleyeyim) ve Eternal.

6 yorum:

Deniz dedi ki...

Ne kusuru canım :) mimlendiğini farkeder etmez de yazmışsın, gözlerim yaşarmadı desem yalan :D

Cevapların muhteşem,pek doluymuşsun. iyi ki mimlemişim...
Kal sağlıcakla....

Squaw dedi ki...

Teşekkür ederim. :) Zevkli bir görev olunca insanın hemen yapası geliyor. :D

Yorumun için de çok teşekkür ederim. :) Aynen öyle, pek bi doluydum ama sayende güzel güzel içimi döktüm ve rahata kavuştum. :))Sen de sağlıcakla kal...

htkr dedi ki...

Sade ve dobra olmuş. Bu tür yorumları daha çok seviyorum. Cümlelerce oppa hayranlığı yerine neden sevip sevmediğini söylemeyi daha samimi buluyorum.

Squaw dedi ki...

Teşekkür ederim. :) Ben de o tür samimi olan yorumları daha çok seviyorum ve kendim de elimden geldiğince öyle olmaya özen gösterdim.

Beğenmene sevindim. :)

Mrym dedi ki...

Mimi şimdi gördüm. Yazacam inşaallah yarın. Çekip çekiştirmeye baya müsait bir konu; bunu sakıza döndürmezsem iyidir. Eheheh. Mim için teşekkürler.
Dipnot: Ilgın ablaaa. Yesung askere gitti, çok dertliyim. Ortalığı yıkacam şimdi offf off. Gel sarıl bana da ağlayak.

Squaw dedi ki...

Yazmışsın bile, ben de yorumunu şimdi gördüm. :)) Senin sakıza döndürmen bile güzel, eminim ortaya baya güzel şeyler dökmüşsündür canım benim.

Ne demek, rica ederim. Mime karşılık verdiğin için asıl ben teşekkür ederim. Allah kavuştursun, sevenler ayrılmasın. :D Geldim geldim, yamacıma gelip ağlamaya başlayabilirsin ama dur ya, neden ağlıyorsun ki? Gülümse! :)

Yorum Gönder