17 Haziran 2015 Çarşamba | By: Squaw

Bloğuma Güzel Bir Uğrayış Olsun: Initial D - First Stage


Seriyi izlerken kendimi Asi Gençlik filmi havası soluyormuş gibi hissettim. Elbette ortalarda gezinen bir James Dean yoktu, aynı şekilde elbette ki birebir olan sahneler de yoktu ama o yarış sahnelerinin vermiş olduğu havayı solurken aklıma bu film gelmedi değil. Babasına tofu dükkanında yardımcı olan Takumi'nin hikayesi gibi dursa da aslında bünyesine hız tutkusunu, hız tutkunluğundan ziyade araba yarışlarının sevdasını depolamış insanların hikayesi Initial D. 'Gençlik ateşi' diye de tabir edilebilecek kapasitesi var lakin o iki şirin babayı gördükten sonra bunun gençlikle ilgili bir şey olmadığını fark ettim. Yaşınız kaç olursa olursa bünyenizin her köşesine yerleştirebileceğiniz bir tutkunun adıydı ''Initial D'' bence, Initial D derken elbette seri değil kastettiğim, o yarışçı ruhunu taşıyan sevdalılardan bahsediyorum. Her gece babasına tofu dükkanı için yardımcı olan Takumi, teslimat için gittiği yollarda ne kadar iyi bir sürüş yaptığının farkında bile değildir fakat bu özelliğini çok yakın bir zamanda fark eden Takumi, bu serüvene o çevrenin amatör takımlarından biri olup da en ünlüler arasında yerini korumuş olan Akagi Red Sun'ın yarışıçısıyla kapıştıktan sonra başlar. Umulmadık şekilde sonuçlanan bu yarış ile Takumi de bünyesinde sakladığı yarışçı ruhunu gün ışığına çıkarmaya karar verir.



Kimi zaman heyecanlı, kimi zaman beklemenizi gerektirecek hikayesiyle Takumi ve arkadaşlarının sizi heyecanlı yarışlara görtürdüğü bir isim Inıtial D. Yarışlar yanında arka planda gelen hikayeleri ve diğer karakter çözümlemeriyle dopdolu bir ilk sezon. İkinci sezona hazırlık aşaması gibi görünse de ileriki bölümlerde tanışacağınız ve seveceğinize adım gibi emin olduğum heyecanı size yavaş yavaş sunuyor bu ilk sezon. Takumi ile rakiplerinin, arkadaşlarının heyecanları ile aşk hayatının çalkantısını da aheste aheste hissettiriyor. İzlerken sizi sadece Takumi dünyasına götürmüyor çünkü ardında size bir sürü hikaye sunacak bir yolculuğa ilk adımlarınızı atmanızı sağlıyor. Bu yolculuğunuzda sizi hangi yaşanmışlıklarla karşılıyor, hangi sezonda size bu hayatları sunuyor bilemem ama ben bu yaşamları ikinci sezonunda görmeyi isteyen takipçilerinden biriyim.


Konuya adapte olarak başlamış olduğum için pek yabancılık çekmediğim bir yapım oldu. Daha önce Tayvan yapımı olan Live Action filmi sayesinde tanışmış olduğum bir seriydi. Bir de, başlangıcında Varolanbiri ile üzerine bir şeyler yaptığımız yapımlardandı. Varolanbiri alışana kadar ilk sezonunda imla konusunda biraz yardımcı olmuştum kendisine, sonra kendisi alıştığı için yardımıma gerek kalmadı zaten.  Onun sayesinde Türkçe izlemenin keyfine vararak tamamladığım bir yapımdı Initial D. Zira, çevirisinin bitmesini de dört gözle beklediğimi itiraf etmeliyim. Beklediğime de değmiş.


Karakterlerin bir yapıma yakıştığı nadir serilerden birisi... Gerçi bu tür serilerin en güzel özelliklerinden birisi; bir iki fire dışında genelinde karakter betimlemeleri bu tarz yapımların en güzel özelliklerinden biri oluyor. Inital D de bundan nasibini alan bir yapım olmuş, karakter betimlemeleri ve çözümlemelerinin kalitesi yanında arka planda anlatılan hikayesiyle de ayrı bir keyif veriyor. Sahip olduğu müzikleriyle de bu keyfe fazlasını eklemiş.


Birçok sezona yayılan hikayesiyle sizi fazlasıyla bekletecek bir yapım ama bu uzunluğuna rağmen izlenmeyi de hak ettiğini düşünüyorum. Kimimiz uzun soluklu olan yapımları izlemeyi pek tercih etmiyoruz, biliyorum. Hatta ben bunlardan biriyim ama söz konusu olan şey, heyecan veren maç ve yarış sahneleri olan bir yapımsa eğer tam tersini istiyoruz. Çizimleri açısından, 'oldschool' diye tabir ettiğimiz o dönemin havasını tamamen yansıttığını söyleyebilirim, hatta sırf bu özelliğinden bile 1-0 önde başlayan bir seriydi benim için. Yeni yapımların abartısını sevmeyen bir takipçi olduğum için Initial D, uzun zaman sonrası gelen anime izleme iştahıma ilaç gibi geldi. Devam sezonlarına henüz geçiş yapmadım ama şüphesiz en yakın zamanda onları da silip süpürmeyi planlıyorum.


Bir yarış serisinde olması gerekenden fazlasına sahip. Dostluk, bir animenin olmazsa olmazı elbet ama bunun işlenişi açısından takdir edilen yapımların yeri başkadır gönlümde. Initial D de bu övgüyü hak edenlerden, sahip olduğu dostluk o sevilesi konusuna başka bir güzellik katıyor. Dostluk yanında, arka plandan gelen aşk tınıları. Bunları da ana olayların örgüsü gibi sakince işlemiş yaratıcısı, acelesi olmadan aheste aheste. Güzel mi olmuş yoksa kötü mü hala karar veremedim ama en azından ilk sezonunda bir şeyleri biraz daha belirginleştirseymiş daha da bir keyifli olurmuş diye düşünmeden edemiyorum. Çok büyük bir noksanlık değil aslında... Bu nedenle de, ''Sezar'ın hakkı Sezar'a'' deyip, diğer sezonlara bir an önce dalalım diyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder