25 Eylül 2017 Pazartesi | By: Squaw

Bazen En Başa Dönmek Gerekir; Koe no Katachi


KÜNYE:
Diğer Adları: A Silent Voice, The Shape of Voice, A Silent Voice: The Movie
Japonca Adı: 聲の形
Kategori: Film
Bölüm Sayısı: 1
Tür:  Drama, Okul, Shounen
Yayım Tarihi: 17 Eylül 2016
Firma/Stüdyo:  Kyoto Animation
Yapımcı: Shochiku, Pony Canyon, Kodansha, ABC Animation, Quaras
Yönetmen: Yamada Naoko
Orjinal Eser: Ooima Yoshştoki
Müzik: Aiko, The Who, Ushio Kensuke
Senaryo: Yoshida Reiko


Okulunun en haşarı öğrencileri konusunda başı çekenlerden biri olan Shouya Ishida yaramazlıkta sınır tanımayan bir öğrencidir. İlkokul çağındaki bir çocuğun sevimli yaramazlıkları göze şeker görünen en doğal şeydir. Zira Ishida'nınkiler sınırı aşmakta, bazen çevresindekilere de zarar  vermektedir. Bir gün okullarına işitme engelli olan Shouka Nishimaya nakil olur. Ishida'nın da yaramazlık için yeni hedefi böylece belirlenmiş olur. Sadece Ishida değildir aslında yaramaz olan, ona bu oyunda diğer sınıf arkadaşları da eşlik etmektedir. Elbette bu yapılanları fark eden Nishimaya'nın annesi kızını başka okula transfer ederken Ishida ile de yüzleşip ona söylemek istediği her şeyi dile getirerek kızını da alıp yeni bir yola başlar. Böylece Ishida ve arkadaşlarının hayatlarından çıkan Nishimaya aslında bu yaramazların geçmişinde büyük bir iz bırakarak ordan uzaklaşmıştır. Bu iz elbette ki ''utanç, pişmanlık'' gibi hisleri içersinde barındırmaktadır. Bu konuda sınıf ve öğretmenleri karşısında herkes birbirini suçlar ve ele başı olan Ishida olayın tek suçlusu olup okul ve arkadaşları arasında günah keçisi ilan edilir. Böylece de dışlanmış bir öğrenci olarak hayatına devam edecektir.


Yıllar geçer ve karakterlerimiz artık birer çocuk değildir. Hepsi  liseli bir öğrencidir. Hepsi geçmişe takılı kalarak mı yaşadı bilinmez ama Ishida'nın o izden kurtulmadığı gün gibi aşikardır. Pişmanlığın ağır bastığı bu durumla karşı karşıya kalan Ishida büyümenin getirisi olan olgunlukla Nishimaya'yı bulup ondan özür dilemeyi planlamaktadır. Aslında bu düşünce kafasında ne zamandır dönmüş dolanmış, onu Nishima'nın okuluna kadar götürmüştür. Nitekim bulur da, lakin iş sadece bulmakla bitmeyecektir. Kahramanımız geçen bu süreçte işaret dili öğrenmiş, kendi hatasını telafi etme çabası göstermiştir. Öte yandan yaptıkları karşısında da bir bedel ödemiştir. Ishida artık tamamen yalnızdır, yani hiçbir arkadaşı kalmamış olan Ishida bunu umursamaz görünse de derinde hep bunun noksanlığını hissetmiştir. Nishimaya, Ishida'nın özrünü kabul eder ve birlikte takılmaya başlayan kahramanlarımız için asıl hikaye de böylece başlamış olur. İzlerle büyümek hiç de kolay değildir aslında, izlerle büyümenin yanında insanların daha ağır yükleri de vardır. Kimisi bunu gün yüzüne çıkarabilmişken kimisi içine atmıştır. Kahramanlarımız da bundan nasibini almış, bunun sonucu olarak da onları pürüzsüz olmayan bir yol beklemektedir. Bu yolda yürümek zorunda olan karakterlerimiz o samimi ama endişeli yolculuklarına böylece başlamış olur.


Orange Days izlerken yaşadığım hissi bana veren bir anime yapımı oldu Koe no Katachi. İşaret dili öğrenme hevesi aşıladım bünyeme yeniden. Orange Days dramasında da işitme engelli bir üniversite öğrencisinin arkadaşlarıyla yaşadıkları işleniyordu. Elbette onda böyle zorbalık yapan ufaklıklarımız yoktu ama işitme duyusunu kaybetmiş birinin yaşadığı zorluklara değinen bir yapımdı. Koe no Katachi de bir anime yapımı olarak bu yönden çok başarılıydı benim için. Gerçekçi oluşu samimi bir hava yayıyordu izlerken. Çizimlerinin de abartı olmayışı animeyi daha bir samimi kılıyordu sanki. Eh haliyle, bu samimiliği de beni benden alıyordu. <3 3="" p="">




Film yapımlarında iyi işlenişi ve içeriği böyle güzel bize aktarışlarını görüşümüz nadirdir. Daha fazla yapım gelse, daha fazla anime bizi etkileyebilse keşke. Günlük yaşamımızda karşımıza rahatlıkla çıkabilecek bir durumu işlemesi mi bu yapımı benim gözümde özel kılıyordu, karakterlerin sevimliliği mi bilmiyorum. Zira hangisinin özel kıldığının da bir önemi yoktu aslında. 2 saate sığdırılmış ve kalbimize kadar değinebilecek bir tatlılıkta olan filmi çok da irdelemeye gerek görmedim hiçbir zaman. Aksine tadı damağımda kaldıkça kendini daha da değerleştiriyordu benim gözümde. Sadece konu ve çizimlerinin güzelliği mi aklıma kazınan? Hayır, bu iki özelliğe ek olarak daha fazla güzellik sayabilirim eğer ki söz konusu şey Koe no Katachi ise. ;) Başlayışından tutun da finaline kadar sizi kendinden uzaklaştırabileceği bir an yok. Arada durulduğu zamanlar olmadı değil. O da bu güzelliğin tuzu biberi işte. Sırf o noksanlık için de tüm yapımı harcamaya gerek yok diye düşünenlerdenim. Basit bir yapım belki ama önemli olan o basitliğe bizi, daha doğrusu ben ve ben gibi izleyicilerini kolayca kendine çekebilmiş olması değil mi? Benim için evet, o kadar süreçte sıkılmadan son ana kadar keyifle izlediğimi itiraf etmem lazım. Dramı da beklenmedik yerden gelip vuruyordu sanki. Onu yapmacık, eğreti bulanlarımız da olmuştur elbet ama bence böylesi bir yapıma da ancak öylesi yakışırdı. 


Çizimleri, karakter tasarımları ve gelişimleri, konunun ilerleyişinden finale kadar her şeyiyle kendini izleyicisine sevdirebilecek gücü bünyesinde saklamış bir yapım olduğundan bahsetmiş miydim? Bahsetmiştim sanki. :P :D Sanırım ne kadar bahsetsem de eksik kalmış bir şey varmış hissiyle bitireceğim bir karalama olacak bu yazım. Pişman olmayacağım elbette ama sevdiğim bir yazıya dair içimi döktüğüm zaman hep yaşadığım bir his bu benim. Onun için de yazdıkça yazasım gelir hep ve böyle uzayıp gider işte. En iyisi biri beni dürtsün de yazımı noktalamaya başlayayım. Olmadı siz beni boşverip bu güzelliği izlemeye başlayın hemen. Ha vaktiniz yoksa da ilk fırsatta oturun ve bu güzellikte kaybolun. ;)






♥♥~ 


0 yorum:

Yorum Gönder